Son zamanlarda depremin iyice unutulduğunu görüyorum ve bu kabullenme sanki öğrenilmiş bir çaresizlikmiş gibi geliyor bana.
DuvarBugün felsefeci yanım, görüşlerini en fazla beğendiğim filozofun gözlüklerinden şu an yaşadıklarımızı yorumlamak istedi. Bu nedenle filozofun Duvar adındaki hikayesinden yola çıkmak istedim. Ancak yine de filozofumuzu birlikte tanıyalım istiyorum.
Ekonomik kriz ülkemizi işgal ettiği için son zamanlarda para ile ilgili yazılmış en iyi kitaplardan birisini sizin için analiz etmek istedim.
Yapay zeka, kanser hücreleri gibi çoğalarak dünyayı istila ederken, insanlar cep telefonlarının renkli camlarının gönüllü tutsağı oldular.
Tuhaf bir soru biliyorum ancak inanın bana bu sorunun cevabı hiç önemli değil. Peki Einstein yaşarken Almanya Başbakanı kimdi? Maalesef bu da çok önemli değil…
Geçen hafta 17 Ağustos 1999 depreminin 25. yılına girdik. Ve hiçbir 17 Ağustos bu kadar sessiz sedasız geçmemişti. Kim bilir belki 6 Şubat depremlerinden sonraki sürecin unutulması için depremi hatırlatacak programların en aza indirildiği adeta halen çözülemeyen bu problemin devletin acizliği gibi gözükmemesi adına sesinin kısılması gerekiyordu belki de…
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy hocayı 1994 yılında İstanbul Üniversitesine başladığım günden beri tanırım. Hocanın fakültedeki lakabı, Son Mohikan idi. Her zaman kendine güvenir ve iddialı olmayı tercih ederdi.
Bu gün size, TMMOB'un iki bölümden oluşan 6 Şubat depremleri sonrası hazırlanan en kapsamlı deprem değerlendirme raporunun 227 sayfalık ilk bölümünden bahsetmek istiyorum.