SON DAKİKA

Kitap kafenin rafları arasında…

İpek Kocaman - f.ipekkocaman@gmail.com Salı 04 Ağustos 2026 02:00

Bu hafta bir kitap kafenin rafları arasında dolaşıyor, okuduğum bir romanın bıraktığı soruların peşine düşüyor ve denizin çağırdığı bir hikâyeye, Moana'ya uzanıyor ve oradan da kısa bir Batum gezisi yapıyoruz.

Bir Kitap Kafe Gerçekten Ne Satar?

Kahve mi, Kitap mı, Zaman mı?

Bir şehri, bir ilçeyi, bir semti tanımak için nelere bakılır? Eminim, hepinizin aklında pek çok şey sıralanacaktır. Ancak ben sizin sıralamalarınıza naçizane bir öneri ile geliyorum: Kitaplığına. Çünkü kitapların bulunduğu her mekân, o şehrin hafızasına açılan bir kapıdır.

Büyük şehirlerde yer alan kitap kafeler artık alışıldık bir görüntü. Küçük illerde karşılaşmak şaşırtıcı olabilir. Ancak, Artvin Türkiye’nin okuma oranı en yüksek şehirlerin biri olarak anılıyor. Bu nedenle Arhavi’de karşıma çıkan bir kitap kafenin varlığı bana hiç de şaşırtıcı gelmedi. Bu satırları da burada kahvemi yudumlarken yazıyorum, belli olduğu üzere bir yandan da çalışıyorum. 

Kitaplarla aynı ortamda bulunmak bile terapötik etkisiyle bir şifa kaynağı oluyor. Kitap okuyabilir, içeceğinizi yudumlayabilir, bir yandan çalışabilir veya arkadaşlarınızla vakit geçirebilirsiniz. Kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapan kitap kafeler, düşünme, dinlenme, okuma ve kültürel bir paylaşım alanı. Dijital dünyaya karşı bir başkaldırış olarak nitelendirdiğim ve sonuna kadar da savunduğum kitap kafeler, hızlı tüketim çağında insanları biraz da olsa durdurup sakinleştirmeyi başarıyor. Ve kendime soruyorum: Bir kitap kafe gerçekten ne satar? Kahve mi, kitap mı, zaman mı? Bence üçü ve hatta daha fazlası! Sizce?

Okudum, bitti:

Kitap: Erkek Nedir Bilmeyen Ben, Jacqueline Harpman, Can Yayınları. Çevirmen, İpek Ortaer Montanari.

Bende bıraktığı iz: Distopik atmosferi, kadın dünyasını ve hayatta kalma mücadelesini büyük bir merakla okudum. Sayfalar hızla akıp gitti. Kitabın akıcılığında çevirmenin emeği büyük. Türkçede yazarın sesini bu denli akıcı ve doğal hissettiren çeviri, kitabın tek solukta okunmasının en önemli pay sahibi. Fakat kitap, cevaplardan çok sorular bıraktı. Tüm belirsizlikler sinir bozucu olsa da hepsi hikâyenin birer parçasıydı. Hayatın kendisi de öyle değil miydi? Her sorunun bir yanıtı oluyor muydu? Soruların peşinde iz sürerken zaman akıp gidiyor ve biz büyümüyor muyduk?

Kimler okumalı? 

Distopyayı, okuru düşünmeye davet eden, kesin yanıtlar yerine sorgulatan, merak uyandıran ve düşündüren romanları sevenler.

Moana: Denizin çağırdığı kız

Moana, 2016 yapımı Disney animasyon macerasının müzikal anlatımıyla canlı aksiyon uyarlaması olarak karşımıza çıkıyor. Animasyon hâlinin ruhunu büyük ölçüde koruyan yapım, yeni bir yorum getirmekten çok sevilen bir hikâyeyi gerçek oyuncularla yeniden anlatmayı tercih ediyor. İlk kez izleyecek çocuklar için eğlenceli, animasyon hâlini sevenler için ise nostaljik bir deneyim sunuyor.

Batum notları

Karadeniz’in kıyısında yer alan Batum, sadece modern mimarisiyle değil, enerjisiyle de dikkat çeken bir şehir. Şehirde gün boyunca sokakları adımlarken eski ile yeninin harmanlandığı bir atmosfer hissetmek mümkün. Yaklaşık 18 bin adım boyunca merkezin neredeyse tüm önemli noktalarını gezdim; Ali ve Nino Heykeli’nden Avrupa Meydanı’na, Batum Bulvarı’ndan tarihi sokaklara kadar şehrin ruhunu yakından gözlemleme fırsatı buldum.

Batum’un en etkileyici yanı ise eski ile yeniyi aynı caddede buluşturabilmesi. Bir yanda tarihi yapılar, diğer yanda gökyüzüne uzanan modern binalar… Her köşede farklı bir manzara ve farklı bir hikâye var. Kısa bir gezi için bile ziyaretçisine dolu dolu bir deneyim sunan Batum, yürüyerek keşfedildiğinde gerçek kimliğini gösteren şehirlerden biri.