Zamanın içinde bir yolculuk: Müzeverse deneyimi
Değerli sanatseverler, Hafta sonu kaçamaklarının çoğu zaman bir programdan öteye geçemediğini düşünürüm. Ama bazı deneyimler vardır ki, sizi sadece mekân değiştirmeye değil, zamanın içinde yolculuğa çıkarır. İşte Müzeverse tam da böyle bir yer.
Geçtiğimiz günlerde Galataport’taki adresinde oğlum Can Ata ile birlikte Türkiye’nin ilk sanal gerçeklik müzesi olan Müzeverse’i ziyaret ettik. Daha girişte hissettiğiniz şey şuydu. Bu sadece bir müze değil, bir anlatı alanı.
Giza Platosu’nun gizemini ve Sfenks’in sırlarını 4.500 yıl öncesine kadar giderek unutulmaz bir deneyim yaşadık. Hatta “Piramitlerin Gizemi: Ustaların Antik Mirası” isimli yeni gösterim Nisan ayı itibarıyla izleyici ile buluştu.
Merak duygusunun çokça olduğu tıpkı benim sergilerimde olduğu gibi “şaşırt beni” diyen heyecan verici bir yolculuk. Merak duygusu insanı dinamik tutması, öğrenmeyi pekiştirmesi ve tüm stresten arınmanızı sağlayan yaratıcılığa iyi gelen bir duygu. Özellikle sizin de çocuğunuzun sınav senesi ve tamamen tüm sınav telaşından arınmak istiyorsanız bu ve bunun gibi müzelere gitmenizi tavsiye ediyorum. Eğitici, ilham verici bir deneyime özgün bir alternatif sunuyor.
LGS ve YKS senesinden olan tüm anne babalar ve kıymetli çocuklarımızın da zaman zaman da olsa ruhlarını dinlendirmek onlar içinde güzel olabilir.
Bu deneyim tarih, bilim ve teknolojinin iç içe geçtiği sürükleyici bir VR yolculuğu olması yönünden önem taşımaktadır. Her yaş grubuna hitap eden içerikleriyle Müzeverse, sevdiklerinizle gideceğiniz zamanı hem eğlenceli hem de öğretici bir keşfe dönüştürüyor.
Müzeverse’te ziyaretçiler, üç farklı dönemi kapsayan özel gösterim alanlarında tarih, uygarlıklar ve yaşamın evrimiyle yakından tanışıyor. Antik çağlardan Orta Çağ’a uzanan medeniyet yolculuğunun yanı sıra ‘Yaşamın Kökleri’ adlı gösterimle, dünyanın oluşumundan günümüze ve hatta geleceğe uzanan etkileyici bir anlatı sunuluyor. 3,5 milyar yıl öncesinden 2223 yılına kadar uzanan bu yolculuk, dünyadaki yaşamın dokuz büyük evresini büyüleyici görseller ve bilimsel titizlikle yeniden canlandırıyor.
Müzeverse, çocuklar için de uygun olan anlatım diliyle merak duygusunu desteklerken öğrenmeyi eğlenceli hale getiriyor. Aynı zamanda içeriklerin çok katmanlı yapısı sayesinde yetişkinler ve aileler de tarihi, bilimi ve yaşamın dönüşümünü farklı bir perspektiften deneyimleme fırsatı buluyor.
Çok keyif alacaksınız. Sevdiklerinizle “iyi ki gitmişiz” diyeceğiniz muhteşem anılar biriktireceğiniz ve yeni bilgiler öğreneceğiniz bir tecrübe.
Çocuklarınızın “Keşke hiç bitmese” diye seslerini duyabileceğiniz bir yolculuk.
Çünkü bu sadece bir müze gezisi değil. Etkileşimli bir anlatım sunarak çocukları ve her yaş grubundan gelen tüm ziyaretçileri içine çeken bir deneyim. Tarih, zamanın içinde bir keşif, duygu, ritim... Akılda kalıcı ve çok katmanlı unutulmaz bir keşif sizi bekliyor.
Müzeverse, 7 yaş ve üzeri tüm ziyaretçiler için haftanın her günü Galataport İstanbul’da hizmet veriyor. Ziyaretçiler bu tarihi deneyimlere toplam 7 dil üzerinden erişim sağlayabiliyor. (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Arapça, İspanyolca, Çince, Korece gibi...) Müzeverse, bugüne kadar 130 binden fazla ziyaretçiyi tarihin derinliklerine taşıdı.
Bir müzenin içinden bu kadar keyifli bir deneyim yolculuğundayken şu düşünceler zihnimde belirdi: Birçok müzede çocukların bu kadar merakını çekecek özel dokunarak deneyimleyebilecekleri alanlar oluşturulsa.
Pek çok önemli müzede bulunmuş biri olarak söyleyebilirim ki; bazı müzeler vardır, asla unutulmaz. Eğlenirken çok şey öğrenirsiniz. Bir sanatçı ve akademisyen olarak değil, Galataport ta yer alan müzeverse müzesini deneyimlemenizi bir anne olarak tavsiye ediyorum.
Müzede geçen unutulmaz anlar...
“Müzede geçen bir saat, bin kitabın ışığına bedeldir” derler.
Belki biraz iddialı… Ama tamamen yanlış da değil.
Müze ziyaretlerini sadece “Müzeler Haftası”na sıkıştırmak yerine bir yaşam alışkanlığı haline getirmek gerekiyor. Özellikle çocukların kişilik gelişimi sürecinde bu tür deneyimler sessiz ama güçlü izler bırakır.
Bir Çin atasözü bunu çok güzel anlatır:
“İşitirim, unuturum. Görürüm, hatırlarım. Yaparım, öğrenirim.”
Bugünün çocukları tam da bu üçüncü aşamada öğreniyor.
Bu sebeple henüz çocuğunuzla müze ziyaret etmediyseniz, müzeverse ile unutulmaz ve eğitici bir bağlangıç yapabilirsiniz.
Kütüphanenizde olması gereken bir kitap
Bu yazıda sizlere yazar James Clear’ın kaleme aldığı “Atomik Alışkanlıklar” adlı kitabını öneriyorum. “Atomik Alışkanlıklar” kitabı bazen küçük değişiklikler yaparak hayatımızda büyük değişimler yaratabileceğimizden bahsediyor. Kimi zaman yaşamımızda küçük ve sürdürülebilir değişikliklerin büyük sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Alışkanlıkların nasıl şekillendiğini ve yaşam biçimlerimize etkilerini detaylı bir şekilde ele alıyor. Bu kitap sadece iş dünyası, eğitimciler değil, anne babalar içinde başucu kitabı olabilir.
A’dan Z’ye sorgulamalarım:
• Hiç yavaşlayan insanları gözlemlediniz mi?
Eddie Cantor der ki: Hızlı giderek yalnızca manzarayı kaçırmıyoruz, nereye ve neden gittiğin duyusunu da yitiriyorsun.” Konuyla ilgili yorumlarınızı da bekliyorum.
Bir sonraki yazıda buluşuncaya kadar…
Sanatın iyileştirici gücünü hayatınızdan eksik etmeyin.
Çünkü sanat; birleştirir, büyütür ve en çok da insanı kendine yaklaştırır.
Kendinizi ve sevdiklerinizi ertelemediğiniz, duyarlılığı yüksek, umut dolu bir ay olsun.