SON DAKİKA

Irak'ta yeni dönem ve yeni denge arayışları

Faruk Aktaş Perşembe 02 Temmuz 2026 02:00

Suriye'de devrik Devlet Başkanı Beşar Esad'ın 8 Aralık 2024'te ülkeden kaçmasıyla 13 yıllık iç savaş sona ererken 61 yıllık Baas rejimi de yıkılmış oldu.

Türkiye’nin Suriye politikaları açısından “kırmızı çizgi” niteliği taşıyan PYD/YPG konusu ve “Suriye’nin siyasi birliği ve üniter yapısı” mevzusu kriz durumundan çıkarak henüz tamamen neticelenmiş olmasa bile bir çözüm sürecine girmiş bulunuyor. 

Hatta PYD/YPG konusunun PKK’nın silah bırakması hususundan daha olumlu seyrettiğini bile söylemek mümkün.

Kuşkusuz bunda Ankara ve Şam’ın ortak anlayış ve işbirliği içinde hareket etmelerinin yanı sıra ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın da oldukça önemli bir rol oynadığını belirtmek gerek. 

Tom Barrack, PYD-YPG mevzusunu Suriye ve Türkiye’nin başına bela eden Barack Obama ve Joe Biden yönetimlerinin atadığı dönemin Suriye Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün aksine Ankara ve Şam ile ortak hareket ederek sorunun çözümüne önemli katkılar sağladı ve sağlamaya devam ediyor.

Türkiye’de özellikle bazı muhalefet partileri tarafından, kimi sözleri bağlamından çıkarılarak “şeytanlaştırılmaya” hatta “istenmeyen adam” ilan edilmeye çalışılan Barrack’ın, PYD/YPG ve Suriye konularında şu ana kadarki yaklaşımlarının seleflerinden çok daha makul, çok daha olumlu ve sorunu çözme yönünde olduğu aşikâr.

Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda ABD’nin Ankara Büyükelçisi de olan Tom Barrack’ı yıpratmaya çalışan kesimlerin bu yaklaşımları, onun yerine geçtiğimiz yıllarda ABD-Türkiye ilişkilerinde ciddi krizlerin yaşanmasına yol açan John Bass ve David Satterfield gibi büyükelçiler ve McGurk gibi bir Suriye Özel Temsilcisi mi istedikleri sorularını akla getirtiyor.

İç politikada zaman zaman gündeme sokulan bu tartışmalara dair açtığımız kısa parantezi kapatarak konumuza dönecek olursak, belirttiğimiz gibi Suriye ve PYD/YPG konusunda Türkiye ile paralel yaklaşımlara sahip olan ve bugüne dek sorunun çözümü konusunda önemli rol oynayan Tom Barrack’ın geçtiğimiz günlerde Suriye Özel Temsilciliği görevi sona erdi. 

Onun yerine gelecek kişinin kim olacağı merak edilirken ABD Başkanı Trump tarafından görev süresi hem görev süresi uzatıldı hem de yaklaşık yarım asırdan bu yana Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olan PKK’nın yuvalandığı Irak için de Özel Temsilcilik göreviyle görevlendirildi. 

Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa, Türkiye ziyaretinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından da kabul edildi.

IRAK’TA TOM BARRACK ETKİSİ

Irak’taki gelişmeleri ele alacağımız bu bölümde Suriye, PYD/YPG ve Tom Barrack mevzularına değinmemizin sebebi, Barrack’ın Suriye’de oynadığı olumlu rolün benzerinin Irak için de beklenebileceği hususu. 

Obama ve Biden dönemlerinde ABD, Suriye’de siyasi istikrarsızlık ve kaosun sürmesinden yana bir yaklaşım sergiledi. Barrack ise Suriye’de siyasi birlik ve istikrardan yana davrandı.

Aynı ABD, özellikle 2003’te Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana Irak’ta da siyasi istikrarsızlık ve kaos planları uyguladı. 

Barrack’ın ise, Irak Özel Temsilciliği görevine gelir gelmez ilk açıklaması Irak’ta da siyasi istikrarın sağlanması yönünde oldu. 

Irak’ta Kasım 2025’te yapılan seçimler sonrasında en çok sandalyeyi elde eden Şii partiler eski Başbakan Nuri Maliki’yi yeniden başbakan adayı olarak gösterme konusunda anlaşmıştı. 

Barrack’ın telkinleriyle Trump yönetimi buna sert tepki verdi ve söz konusu partiler Maliki yerine Ali Zeydi üzerinde karar kılmak zorunda kaldı. 

Irak’ın yeni başbakanı olarak geçtiğimiz Mayıs ayında göreve başlayan Zeydi, seleflerine göre çok daha rasyonel, uzlaşmacı ve hem ABD hem de Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye çok daha yatkın bir isim.

Barrack’ın, Irak’ta güvenlik ve siyasi istikrarın sağlanması gerektiği yönündeki açıklamaların ardından yeni Başbakan Zeydi, tüm silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi gerektiği yönünde bir adım attı.

Bu çağrı üzerine, Irak’taki en güçlü Şii grupların başında gelen Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr kendisine bağlı grupların silahlarını teslim edeceğini duyurdu.

Irak’ta İran destekli silahlı milis grubu Haşdi Şabi bünyesindeki bazı gruplar dâhil diğer gruplardan da benzer açıklamalar gelmeye başladı. 

Yani Barrack’ın ABD’nin Irak Özel Temsilciliği, Ali Zeydi’nin de Irak Başbakanlığı görevine geldiği son iki aydan bu yana hızlı ve oldukça önemli gelişmeler yaşanıyor. 

Irak, “güvenlik, siyasi istikrar ve merkezi yönetimin güçlenmesi” doğrultusunda yeni bir yola girmiş gibi görünüyor.

ABD’nin Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat’ta Irak’ın yeni Başbakanı Ali Zeydi tarafından kabul edildi.

IKBY’DE “MEŞRUİYET” TARTIŞMALARI

Buna karşın Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKYB) Kuzey Irak’ta tersi bir durum söz konusu. Bölgede ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık had safhada.

IKYB’de 20 Ekim 2024’te yapılan son seçimlerin üzerinden 20 ay geçmesine karşın hâlâ yeni hükümet kurulamadı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümet kurabilecek bir çoğunluğu elde edemedi. Federal bölgenin iki büyük partisi Barzanilerin KDP’si ile Talabanilerin partisi KYB hükümet kurma konusunda uzlaşamıyor. Parlamento fesih durumda. Bu durum beraberinde “meşruiyet” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Öte yandan burada Türkiye ile ilişkiler konusunda olumlu ve önemli gelişmeler de yaşanıyor. PKK ile ilişkileri nedeniyle Türkiye ile sorun yaşayan KYB ile Ankara arasında, Terörsüz Türkiye Süreci ile birlikte PKK’nın sorun olmaktan çıkmaya başlamasına paralel olarak olumlu gelişmelerin sinyalleri görülüyor. Türkiye, uzun süreden bu yana askıya aldığı Süleymaniye ile uçak seferlerine yeniden izin verdi. KYB ise buna “jest” niteliğinde bir adım atarak kendi yönetimlerinde olan Kerkük Valiliği’nin 102 yıl aradan sonra Türkmenlere geçişine katkı sağladı. 

ANKARA-SÜLEYMANİ İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM

Başta gıda olmak üzere tedariklerinin önemli kısmını İran’dan sağlayan KYB, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş nedeniyle bu tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi konusunda Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor. Bu durum Türkiye’nin KYB’nin etkili olduğu Süleymaniye, Kerkük ve Halepçe bölgesine yönelik ticari ilişkilerini arttırma zemini sunuyor. 

Yani bu anlamda ilişkilerin geliştirilmesi her iki tarafın da yararına.

İlişkilerin geliştirilmesinin sadece ekonomik değil siyasi alanda da gerek Türkiye’nin Kuzey Irak ile ilişkilerde kendilerini vazgeçilmez gören ve bu sebeple zaman zaman Türkiye karşıtı yaklaşımlar içine girme konusunda fazlaca cesur davranan KDP’nin dengelenmesi açısından gerekse de Irak’ta siyasi birlik ve istikrarın sağlanması açısından ciddi ve önemli çıktıları olacaktır. 

Önümüzdeki dönem içinde bu yönde ciddi adımların atılması muhtemeldir.

Yarın:

Türkiye ile Irak arasında işbirliğinin yaratacağı muazzam fırsatlar…

Kalkınma Yolu Projesi’nin her iki ülkenin ekonomilerine etkileri…

Hürmüz Boğazı geriliminin ortaya çıkardığı enerjide işbirliği gereklilik ve fırsatları…

Bağdat ile enerji işbirliğinde KYB ile ilişkilerin önemi…