Fas neyin peşinde?
İspanya'nın Kuzey Afrika'da Fasla çevrili birbirlerinden kopuk dört kara parçası var. Bunlardan iki tanesinde 150 000 kişinin yaşadığı iki şehir var: Ceuta (Septe) ve Melila. Bu kentler hiçbir zaman Fas Krallığına bağlı olmamışlar.
Buralarda mevcut olan Arap şehir devletlerine 15. Yüzyılda Portekizliler son vermiş. Yüzyılın sonu gelmeden İspanya bu kentleri istila etmiş. Yani Septe ve Melila beş yüz yıldır İspanyol toprağı.
Fas, Arap topraklarıyla çevrili olduklarından ve Afrika’da yer aldıklarından dolayı bu kara parçaları üzerinde hak iddia ediyor. Fakat İspanya güçlü bir devlet. AB üyesi. Yani Fas bu toprakları savaşarak alamaz. Bu nedenle yönetimdekiler bir strateji belirlemişler. Amaçları İspanya’nın illallah deyip, pes edip bu topraklardan vaz geçmesi. Stratejinin ilk adımı perşembe günü hayata geçirildi: Aynı anda çoğu genç, 60 000 bin kişi yüzerek ve botlarla Septe’de karaya çıktı.
Bu operasyonda kat edilen mesafe birkaç yüz metre. Gençler Fas-İspanya sınırının Fas tarafında denize girip yüz, iki yüz metre kıyıya yakın şekilde yüzüp, İspanya tarafında karaya çıkıyorlar. Haddizatında İspanyol kara sularında yakalansalar bile kanunlara göre geri çevrilemiyorlar, geldikleri ülkeye iade edilemiyorlar.
Aynı anda altmış bin kişinin Septe’ye yönelmesi ancak devlet politikasıyla mümkün olabilir. Bu istilanın bir kerelik olduğunu düşünenler yanılır. Fas bu hamleyle tepkileri ölçecek ve büyük bir fatura çıkmazsa göçmen akınları devam edecek. Düşünün 80 bin kişinin yaşadığı Septe’nin nüfusu bir günde 140 bin oldu. Arap istilasından rahatsız olanlar Avrupa’ya göçeceğinden, Septe’deki İspanyolların nüfusu azalacaktır.
Madrid, göçmenleri Septe’de tutsa, bu şehir Araplaşır ve bir süre sonra İspanya burayı terk etmek zorunda kalır. Göçmenleri İspanya’nın Avrupa’daki topraklarına gönderseler iktidardaki Sosyalist Parti erimeye başlar. İspanyol’lar, ülkelerinde mukim göçmenlerin çoğu Fas’tan geldiğinden ve geçmişte Fasla kanlı ve uzun savaşlar yaptıklarından, Faslıları sevmezler. Yüzyıllarca İspanyol işgalinde yaşayan Faslılarda İspanyolları sevmez. Bu nedenlerle göçmenlerin artması Sosyalistlere oy kaybettirir.
İspanya’ya ulaşan göçmenler serbest geçiş hakkı sayesinde diğer Avrupa memleketlerine gitmek isteyeceklerdir. Bu ihtimal İtalya’nın daha ilk günden İspanya’ya vize koymasına yol açtı. İspanya göçü engelleyemezse diğer AB ülkeleriyle arası bozulur.
İspanya’nın bu topraklardan özellikle de Septe’den vaz geçmesi kolay değil. Zira Septe, konumu sayesinde İspanya’ya, Akdeniz’de çok geniş münhasır bölge kazandırıyor. Hülasa, Fas ile İspanya arasında kıran kırana geçecek bir mücadele başladı. Bu mücadele AB’yi de derinden etkileyecek. Bu mücadelenin sonu ne olursa olsun İspanya’da sosyalistler iktidarı kaybederler. Avrupa’da aşırı sağ daha da güçlenir.
Bu gelişme değerlendirirken Fas’ın ABD ve İsrail’le ilişkilerinin çok iyi olduğu dikkate alınmalı. Fas İbrahim anlaşmalarını ilk imzalayanlardan. İsrail ile Amerika’nın, İspanya’yla ilişkilerinin, hiç olmadığı kadar kötü olduğu da bir başka gerçeklik. Bu operasyonun Netanyahu’nun Trump’la görüşmesinin iki gün sonrasına denk gelmesi tesadüf olabilir. Veya Netanyahu Trump’tan onay aldıktan sonra harekete geçilmiştir.
İstila, göçmenler İspanya’nın Avrupa’daki topraklarında karaya çıkmışlar gibi haberleştirildiğinden, Avrupa’da büyük paniğe neden oldu. Bu kendiliğinden olacak bir şey değil. Bunu ancak medyada etkili olan İsrail başarabilir. Muhtemelen haberin çarptırılarak verilmesi de İspanya’yı cezalandırma operasyonunun parçası.
İspanya Avrupa’da Filistin’e en çok destek veren ve İsrail’e ağır eleştiriler yönelten ülke. İsrail bu operasyonla Sosyalistleri iktidardan götürebilirse, Avrupalı siyasetçilere göz dağı vermiş olacak: ‘’İsrail’i eleştiren, hava sahasını kapatan ve başbakanımız için tutuklama kararı çıkaran lider ve partisi iktidarı kaybeder’’
Avrupa’da Amerika’yla ilişkileri en kötü olan devlette İspanya. Amerika’nın %5 prensibini kabul ettiremediği tek ülke. İspanya İran savaşı sırasında Amerika’ya üslerini kullandırmadığı gibi hava sahasını da kapattı. Sosyalistler iktidardan düştüğünde Amerika’ya diklenen siyasetçilerin ve partilerin başlarına gelenler diğer memleketlere örnek olacak.
Bu operasyon Fas’ın İspanya’ya düzenlediği ilk operasyon değil. Şimdi ki sultanın babası olan 2. Hasan, 1975 senesinde ellerinde Kuranı Kerimler taşıyan 350 000 siville birlikte sınırı geçerek İspanya işgalindeki Batı Sahra’ya girdi. İspanyol askerleri 350 000 silahsız sivile ne yapacaklarını bilemediler. Ateş açamadılar. İspanya 1976 senesinde işgali sonlandırdı. Batı Sahra’nın işgal altındaki kısmı Fas ile Moritanya arasında paylaşıldı.
Fas yine sivil inisiyatifle İspanya’nın Afrika’daki son topraklarını almak niyetinde. Septe ilk adım. Onu Malila ve diğerleri izleyecek. Muhtemelen başarılı da olacak. Önümüzdeki günlerde İsrail ve Yahudi lobisi İspanya’ya ağır eleştiriler yöneltecekler. ‘’Bizim Filistin’i işgal ettiğimizi söylüyorsunuz. Sizin Afrika’daki Arap topraklarında ne işiniz var? Sizde işgalcisiniz’’ diyecek. ‘’Haklı mı?’’ derseniz elbette haklı. İsrail’de İspanya’da işgalciler.