Fidan'ın Rusya seyahati
Fidan'ın geçen hafta gerçekleştirdiği üç günden uzun süren Rusya seyahat çok ilginç ve önemliydi. İlginçti Fidan'ın seyahatleri kısa sürer: ya günübirliktir ya da 2-3 günde 3-4 ülke ziyaret edilir.
Türkiye’nin ısrarlı talebi üzerine vuku bulan seyahatte Rusya’nın tavrı ilginçti. Putin ilk iki gün Moskova’da olmasına rağmen Fidan’a randevu vermedi. Randevu üçüncü gün akşamında Kazan’da verildi. Bu normalde diplomaside tavır ve mesaj olarak değerlendirilir. Fakat Putin Fidan’a cumhurbaşkanı protokolü uyguladı. Fidan Moskova’da meslektaşının dışında devletin ileri gelenleriyle de görüştü. Lavrov’un Fidan’ı odasının kapısında karşılaması gerekirken, hadi diyelim onore edecek, asansörün kapısında karşılaması yeterliyken, bakanlığın dış kapısında karşıladı. ‘’Tavır ve mesaj’’ olsa bunlar olmaz.
İran-ABD barış zaptının imzalanmasının, G-7 Zirvesinin ve Ermenistan seçimlerinin hemen sonrasına ve Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin öncesine denk getirilmesi seyahati önemli kıldı. Savaşta Rusya’nın gerilediği, Kırım’ı ablukaya alan Ukrayna’nın, aynı anda binden çok İHA atarak Moskova ve Sen Petersburg gibi kentlere büyük hasarlar verebildiği bir dönemde yapılması, seyahatin önemini arttırdı.
Fidan oradayken, binden çok dronla hedef alınan Moskova cayır cayır yanıyordu. Bürokratlar, gazeteciler, askerler ve stratejistler her saldırıdan sonra taktik nükleer silah kullanmayı tartışıyorlar. Nükleer silah kullanılmadan Ukrayna’yla başa çıkılamayacağı kanaati yaygınlaşıyor.
Petrol fiyatları daha da yükselmesin diye Rusya’ya uygulanan ambargo gevşetilince, Körfez Savaşı Rusya için can simidi olmuştu. Rusya hem çok petrol sattı hem de yüksek fiyattan sattı. Bunalan halk biraz rahatladı. Petrol fiyatları eski seviyesine düşünce Batı yaptırımları sıkılaştıracaktır ki bu hem Rus ekonomisinin kötüleşmesi hem de Rusya’nın ambargoya katılmayan Türkiye’ye olan ihtiyacının artması demek.
Zelenski’nin de katıldığı G-7 Zirvesinde Ukrayna’ya olan desteğin arttırılmasına karar verildi. Avrupalı liderler Trump’ın da kendileriyle aynı fikirde olduğunun altını çizdiler. Ukrayna’nın Kırım’a taarruz hazırlığında olduğu söyleniyor. Ablukanın amacı Kırım’daki Rus askerlerinin direncini kırmak.
Ankara, savaşın sertleşeceğini ve kayıpların artacağını öngörüyor. Altı ay öncesine kadar, cephedeki askerlerin aileleri dışındaki Ruslar, günlük hayatlarında savaşı hissetmiyorlardı. Artık iliklerine kadar hissediyorlar. Rusya dronları önleyemiyor. Kırım’da kaybedilirse Putin gözünü karartabilir, taktikte olsa nükleer silah kullanabilir.
İddialara göre Fidan savaşı bitirmek için Putin’e iki alternatif önermiş. İlki, Kırım’ın bağımsız cumhuriyet olması. Anayasa’sına NATO ve AB üyesi olmayacağının ve Rusya Federasyon’una katılmayacağının kesin hüküm olarak yazılması. Kırım’da ahalinin %80’i Rus olduğundan Rusya’nın bu öneriye sıcak bakabileceği düşünülüyor. İkinci öneri Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı kalması ve Rusya’ya elli yıllığına kiralanması. Yani sorunun elli yıl ötelenmesi. Donbas’ta ise sınır mevcut duruma göre çizilecek. Fidan Putin’in yaklaşımını NATO zirvesinde muhataplarıyla paylaşacak. Savaş bitirilebilirse yaptırımlar, nükleer silah kullanılması ihtimali, ekonomik kriz, AB’nin doğalgaz maliyetinin ve petrol fiyatlarının yüksek olması gibi sorunlar çözülecek.
NATO Zirvesinde gündeme gelecek konularda Moskova ve Kazan’da masaya yatırılmıştır. Zirvede F-35’ler konusunda Trump’ın ikna edilmesi planlanıyor. Bu nedenle Putin’le S-400’lerin iadesi konuşulmuş olmalı. İHA saldırısı altında olan Rusya, önceki dönemlerin aksine S-400’lerin iadesine sıcak bakabilir.
Ankara NATO’yu da Moskova’yı da gözden çıkaramaz. Fidan görüşmelerde Kremlin’in hangi hamleye ne tepki vereceğini anlamaya çalışmıştır. Dışişleri yetkililerinin defaten verdikleri beyanatlarla rahatsız olduklarını ifade ettikleri, İstanbul Deniz Unsurları Komutanlığı hakkında, Rusya’nın endişelerini, not etmiştir.
Bir diğer gündem maddesi, Ermenistan seçimleriydi. Ruslar Türkiye’nin 3+1 formülünün (Türkiye ve üç Kafkasya devleti) Rusya’yı dışlamasından rahatsızlıklarını dile getirmişler. Fidan 3+3 formülünün (Türkiye, İran, Rusya ve üç Kafkasya devleti) geçerli olduğunu, son bir yıldır İran’ın yaşadıkları nedeniyle toplanılamadığını söylemiş. 3+3’ ün en kısa sürede aktife edilmesinde mutabık kalınmış. Fidan Putin’in Ermenistan ile rahatsızlıklarını zirvede ifade edecektir.
Ankara’nın işi çok zor. NATO üyesiyiz ve NATO Rusya’yı düşman olarak tanımlıyor. Türkiye birbirine düşman olan ve düşmanlıkları giderek sertleşen iki tarafla da ilişkilerini iyi tutmaya çalışıyor. Bugüne kadar iyi getirildi ama asıl önemlisi bundan sonrası.
Bu aşamada ihtimal vermiyorum ama barış sağlanırsa Türkiye’nin işi kolaylaşır. Peki barış olmazsa Ankara ne yapacak? Ankara NATO Zirvesinden çıkacak kararları gücü yettiği kadar yumuşatacak. Rusya’nın asla kabul etmeyeceği ve hayati olmayan kararların uygulanmasında isteksiz davranacak. Hayati önemdeki kararları uygulayacak ve Rusya’dan anlayış bekleyecek. Ambargoya katılmayacak ama Batıda rahatsızlık yaratacak, Rus petrol ve gazının Türkiye üzerinden pazarlanması gibi uygulamalara izin vermeyecek.
Kafkasya’da 3+3 uygulanacak. Rusya’nın hassasiyetlerine dikkat edilecek. Ankara AB ve ABD’ye de aynı şekilde hareket etmelerini tavsiye edecek. Başlarına buyruk hareket ederlerse AB ve ABD ile aynı tutumu almayacak.