SON DAKİKA
web

Ankara'nın Ermenistan stratejisi çalışıyor mu?

Ertuğrul Türkoğlu Cuma 19 Haziran 2026 02:00

Dış Politika ve strateji uzmanlarının geneli Ermenistan politikamızı Bakü'nün belirlediğini ve bu nedenle ağır hareket ettiğimizi düşünüyorlar. Garo Paylan gibi Amerika'dan istediklerimizi alamadığımız için hamle yapmadığımızı iddia edenlerde var.

Türkiye Kafkasya politikasını belirlerken elbette can Azerbaycan’ı dikkate alır. ‘’Bir millet iki devlet’’ ilkesi çerçevesinde Azerbaycan’ın aleyhine olacak bir hamle yapmaz. Her memleket gibi Türkiye’de ABD ile pazarlık yapıyor. Almadan vermiyor. Bununla beraber hiçbir devlet dış politikasını belirleme hakkını kardeşte olsa başka devlete bırakmaz. ABD’den taviz alamadım diye adım atmaktan imtina etmez. 

Peki o zaman Ankara’nın stratejisi ne? Ankara neden böyledavranıyor? Ankara Moskova’yı dikkate alıyor. Rusya ile karşı karşıya kalmak istemiyor. Rusya giderek zayıflıyor. İlaveten Türkiye ile Rusya arasındaki güç dengesi Türkiye’nin lehine bozuluyor. Dikkatli davranılmazsa bu trend Moskova’yı agresif yapar ve bedel öderiz. Bu nedenle Türkiye yaptığı hamlelerleRusya’ya saygı duyduğunu, Rusya’yı büyük devlet olarak kabul ettiğini gösteriyor.

Bu siyaset Suriye, Libya, Türkistan, Gürcistan ve Nijer’de işledi. Esad rejimi devrildiğinde beklenti Rus üslerinin kapatılmasıydı. İngiltere ve Fransa Şam’a inanılmaz baskılar yaptılar bu hedefe ulaşmak için. Türkiye ise üslerin kalmasından yana tavır aldı. Bu hem Suriye’de büyük irtifa kaybeden Rusya’yı sakinleştirmek için gerekliydi hem de istikrarın sağlanması için. Zira her şeyini kaybeden Rusya Suriye’yi karıştırırdı. 

Diğer coğrafyalarda da aynı strateji uygulandı. Mesela Gürcistan. Seçimleri Rusya taraftarları kazanınca Ankara siyaset değiştirmedi. Yatırımlarını sürdürdü. Avrupa’nın uyguladığı yaptırımlara katılmadı. Darbe teşebbüslerine, sokak gösterilerine destek vermedi. Türkiye ile Türk devletlerinin ilişkileri sürekli gelişiyor. Ama bu süreç Rusya’yı dikkate alarak yürütüldüğünden tepki görmüyor. Oysa AB ve Amerika’nın her hamlesi Rusya tarafından cevaplanıyor.

Ermenistan’da Rusya’nın Paşinyan’ı zayıflatmak için yaptığı hamlelere ABD ve AB bazen de Azerbaycan yanıt verdi. Türkiye seyretti. Mesela AB, Rusya’nın Ermenistan’dan ithalatını yasakladığı mallardan aldığı vergiyi sıfırladı. Moskova Erivan’ı ‘’ Sizi Avrasya Ekonomik Topluluğundan çıkarırız. Hem Avrasya hem AB olmaz. Ayrıcalıklarınızı kaybedersiniz’’ diye tehdit edince AB Ermenistan’a yüksek tutarda finansal destek gönderdi ve AB’ye üyelik sürecini hızlandıracaklarını açıkladı. 

AB ve ABD Ermenistan’ı yapay zeka merkezi yapmaya karar vermiş durumda. Arka arkaya birbirinden büyük, ileri teknoloji içeren yatırımlar yapıyorlar. Bunlar olurken Türkiye mütevazi adımlar attı: Direk uçuşları başlattı, transit mal geçişlerini serbest bıraktı. 

AB kırktan fazla devlet veya hükümet başkanının katıldığı zirve düzenledi Erivan’da. Zelenski’yi onur konuğu yaptılar. Normalde Tayyip Bey böyle fırsatları kaçırmaz. Normalleşme süreci devam ederken zirveye katılabilirdi. En azından Aliyev’in yaptığı gibi video konferansla katılımcılara hitap edebilirdi. Tayyip Beyin yerine Hakan Beyde katılmadı. Zirvede Türkiye’yi daha düşük bir profil olan Cevdet Bey temsil etti. Diğer devletlerin imzaladığı milyar dolarlık protokollerin yanında lafı bile olmayacak Ani köprüsünün onarılmasıyla ilgili anlaşma imzalandı. 

Moskova bu tabloya baktığında Ermenistan’la ilişkilerini iyileştiren Türkiye’yi görüyor. Karabağ sorunu çözüldüğünden dolayı bu gayet normal. Türkiye’nin Rusya’yı Ermenistan’dan silmek istediğiyle ilgili bir şey görmüyor. Türkiye Zengezur Koridorunun Rusya tarafından kontrol edilmesine itiraz etmemişti. Kontrolün ABD’ye geçmesine de muhalefet etmedi. Ankara Rusya’nın yerini Amerika’nın almasından elbette memnun oldu ama bunu şenliğe çevirmedi. İmzaların atıldığı masada yer almadı. 

Moskova tabloyu değerlendirdiğinde, AB ve ABD’ninErmenistan’daki Rus ağırlığını bitirmek ve Rusya’yı Kafkasya’dan atmak istediklerini görüyor. Ermenistan’ı önce AB’ye sonra NATO’ya alacaklarını düşünüyor. Özetle Baltıklarda, Balkanlarda, Doğu Avrupa’da, Ukrayna’da, Moldova’da ve Gürcistan’da gördüğü filmi tekrar seyrediyor. Bu nedenle karşısına Türkiye’yi değil AB ve ABD’yi alıyor. Türkiye’yi denge unsuru olarak görüp yanına çekmeye, en azında nötr tutmaya gayret ediyor. Ankara’nın istediği tamda bu.

Bu aşamadan sonra sınır kapılarının açılması, Türk şirketlerinin yatırım ve ticaret yapmaları Moskova’yı rahatsız etmez. Ankara’nın stratejisini doğru bulmakla birlikte makalelerimizde daha aktif olmamız gerektiğini savunduk. Sınır kapıları açılabilirdi. Yeni kapıların kurulması için çalışmalar başlatılabilirdi. 

Akla ‘’Madem Kremlin Türkiye’den rahatsız değil, Rusya yanlısı muhalefet neden kampanyasını Türkiye ve Azerbaycan aleyhtarlığı üzerine kurdu?’’ sorusu gelebilir. ‘’AB ve ABD Ermenistan’ı işgal edecek’’ demeleri hem inandırıcı olmaz hem de tepki çekmez. Karabağ’ı biz aldık. Tehciri biz yaptık. Ermenistan’daki on vatandaştan sekizi Anadolu kökenli. Tehcir başlayınca Anadolu’dan Ermenistan’a göçerek üç bin yıllık Türk yurdunu Ermenistan yapmışlar. Ermenilerin Türklerle korkutulmaya çalışması gayet makul.

Ankara Rusya’nın zayıflama sürecinin zamana yayılmasını istiyor ki doğan güç boşluğunu doldurabilsin. Rusya’nın yerini AB ve ABD değil Türkiye alsın.