SON DAKİKA

Ekonomide güven arayışı sürüyor

Canan Topkara Pazar 02 Ağustos 2026 02:00

Ekonomi, yalnızca rakamların değil, beklentilerin de yönetildiği bir alandır. Bu hafta açıklanan veriler, ekonomide bazı alanlarda toparlanma sinyalleri verirken, hem vatandaşın hem de iş dünyasının temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor.

Tüketici güven endeksindeki yükseliş, vatandaşın geleceğe ilişkin beklentilerinde sınırlı da olsa iyimserliğin arttığını ortaya koyuyor. Hizmet ve inşaat sektörlerinde güvenin artması da ekonomik hareketliliğin devam ettiğine işaret ediyor. Buna karşın perakende sektöründeki gerileme ve reel kesim güven endeksindeki düşüş, üretici ve esnafın hâlâ ihtiyatlı davrandığını gösteriyor.

Dünyada ise ekonomi, yüksek enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin gölgesinde ilerliyor. Orta Doğu'daki gerilimler petrol fiyatlarını yukarı çekerken, birçok ülke enflasyonla mücadeleyi sürdürmek zorunda kalıyor. Küresel merkez bankalarının faiz politikaları da piyasaların en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Türkiye açısından önümüzdeki dönemin en önemli hedefi, enflasyondaki düşüşü kalıcı hâle getirirken üretim ve ihracatı destekleyen dengeli bir büyüme modeli oluşturabilmektir. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında yaşanan gelişmeler yakından takip edilirken, yeni ticaret anlaşmaları ve dış pazarlardaki fırsatlar Türk üreticisi için önemini koruyor.

Ancak ekonominin gerçek fotoğrafı, vatandaşın pazarda, markette ve faturalarını öderken yaşadığı deneyimdir. Enflasyonun düşmesi kadar, alım gücünün artması ve gelirlerin hayat pahalılığı karşısında güçlenmesi de büyük önem taşıyor. Vatandaşın hissetmediği bir ekonomik iyileşmenin, rakamlarda görülmesi tek başına yeterli olmayacaktır.

Önümüzdeki haftalarda açıklanacak dış ticaret, enflasyon ve istihdam verileri, ekonominin yönü hakkında daha net ipuçları verecek. Türkiye, üretim kapasitesi, genç iş gücü ve girişimcilik potansiyeliyle önemli avantajlara sahip. Bu avantajların kalıcı refaha dönüşebilmesi ise ekonomik istikrarın korunmasına, yatırım ortamının güçlendirilmesine ve güven ikliminin sürdürülmesine bağlıdır.

Ekonomide kalıcı başarı; yalnızca büyüme oranlarıyla değil, vatandaşın geleceğe daha umutla baktığı, üreticinin daha fazla yatırım yaptığı ve gençlerin iş bulma konusunda daha fazla fırsat yakaladığı bir ortamın oluşturulmasıyla mümkün olacaktır.