SON DAKİKA
Turizm Pazar 02 Ağustos 2026 02:27

DÜNYALAR GÜZELİ RÖNESANS KENTİ: FLORANSA

Floransa, İtalya'nın başkenti Roma'nın yaklaşık 300 kilometre kuzeyinde, Arno Nehrinin kıyısında konumlanıyor. MÖ 59 yılında bir Roma garnizonu olarak kurulan kent, ismini Latince "gelişen, büyüyen, yeşeren" anlamına gelen "florere" kelimesinden alıyor

Dünyalar güzeli rönesans kenti: Floransa

Deniz DİKMEN

Bu hafta sizi, benim için çok kıymetli bir kente götürmek istiyorum: İtalya’nın Toskana bölgesinin başkenti Floransa’ya…

Floransa, İtalya'nın başkenti Roma’nın yaklaşık 300 kilometre kuzeyinde, Arno Nehrinin kıyısında konumlanıyor. MÖ 59 yılında bir Roma garnizonu olarak kurulan kent, ismini Latince “gelişen, büyüyen, yeşeren” anlamına gelen “florere” kelimesinden alıyor. Şehir, asırlar boyunca ekonomik büyümenin, ticaretin, finansın ve sanatın daima merkezinde yer aldı. Orta Çağ döneminde Avrupa’nın en zengin, en güçlü ve en güzel kenti olan Floransa’da, 14. yüzyılda büyük bir değişim yaşandı.

flora-3

Aydınlanmanın mimarısı: Medici Ailesi

Floransa’nın en zengin ve soylu tüccarları olan Medici Ailesi’nin öncülüğünde kentte büyük bir aydınlanma devri başladı. Avrupa, Orta Çağ’ın karanlık dünyasında bunalmış ve bir çıkış yolu arayışına girmişti. 15. yüzyılın sonunda İtalya’nın siyasi ve kültürel dehası kabul edilen Lorenzo de Medici; sanatın, bilimin, hümanizmin, aklın ve yeniden doğuşun önünü adım adım açtı. Rönesans Çağı, Floransa’da doğuyor ve hızla yükseliyordu.

Medici Ailesi’nin desteğiyle Floransa’da dönemin en önemli sanatçıları ve bilim insanları yetişti. Michelangelo, henüz 13 yaşındayken Medicilerin evinde heykelcilik eğitimi almaya başladı. İmzayı attığı heykel ve resim çalışmalarıyla çok kısa sürede dünyanın hayran kalacağı Rönesans eserlerini yaptı.

Floransa’daki Galleria dell'Accademia’da görebileceğiniz 5 metre 17 santimetre boyundaki muhteşem Davut heykeli ve Medici Ailesi Mezarlığı birer Michelangelo eseridir. Sanatçının Vatikan’daki Pieta heykeli ile Sistin Şapeli’ndeki inanılmaz tavan freskleri de dünya çapında bir üne kavuşmuştur.

Michelangelo’nun yanı sıra çağın en büyük dahilerinden Leonardo da Vinci de Medici Ailesi’nden ve dönemin soylu çevrelerinden büyük bir entelektüel destek gördü. Da Vinci, bugün belki de dünyanın en değerli tabloları kabul edilen “Mona Lisa” ve “Son Akşam Yemeği” eserlerini bu dönemde hazırladı.

Lorenzo de Medici ile yakın bir dostluğu olan Botticelli, hepimizin bildiği o ünlü deniz kabuğunun içinde hayat bulan “Venüs’ün Doğuşu” tablosunu yaptı. Filippo Brunelleschi meşhur Floransa Katedrali’nin kubbesini inşa ederken, Lorenzo Ghiberti ise Floransa’nın vaftizhanesinin altın ve bronz kapılarına özel kakmalar yaptı. Bu kapılar günümüzde "Cennetin Kapıları" adıyla büyük bir üne sahiptir.

Medici Ailesi; birçok heykeltıraşa, ressama, felsefeciye, hümaniste ve bilim insanına kucak açarak çağın müthiş eserlerle, fikirlerle ve buluşlarla aydınlanmasına vesile oldu. Floransa böylece Rönesans döneminin bizzat merkezi hâline geldi. Kentte yaşanan bu gelişmeler dalga dalga tüm Avrupa kıtasını sardı. Medici Ailesi’nin yetiştirdiği iki papa ve ailenin Avrupa kraliyet mensuplarıyla yaptığı evlilikler de bu dönemin güçlenmesine büyük katkı sağladı.

Mediciler sayesinde Floransa; asırlarca siyasetin, kültürün, dinin, sanatın ve finansın başkenti olmayı başardı. Şehir, 1865-1871 yılları arasında İtalya Krallığı’nın da başkenti oldu ve ilerleyen süreçte İtalya Cumhuriyeti’nin kurulmasında büyük rol oynadı.

floransa-5

Zamana meydan okuyan tarihî doku

Floransa’ya adım attığınızda bu kentin asaletini, güzelliğini ve o özel ruhunu hemen hissediyorsunuz. Çünkü şehir, Rönesans döneminden bu yana büyüleyici özelliklerini korumayı başarmış.

Ziyaret ettiğinizde görmeniz gereken pek çok nokta var. Örneğin Floransa Katedrali (Duomo), her bakımdan eşsiz ve inanılmaz bir güzelliğe sahip. Duomo’nun kubbesine çıktığınızda Toskana’nın ve kentin güzelliğini harika bir perspektiften izleyebilirsiniz. 13. yüzyıla ait bu katedralin özellikle tavan fresklerine hayran kalacaksınız.

Duomo’nun hemen yanı başında 11. yüzyıla ait Aziz Giovanni Vaftizhanesi bulunuyor. Vaftizhanenin özellikle kapı işçiliklerini mutlaka görmelisiniz. Michelangelo’nun meşhur Davut heykelinin sergilendiği 500 yıllık Galleria dell'Accademia da rotanızda olmalı. Michelangelo bu eseri tamamladığında henüz 26 yaşındaydı. Heykellerin her daim mermerin içinde saklı olduğuna, kendisinin ise sadece bu heykelleri açığa çıkardığına inanır ve çalışmalarını bu motivasyonla sürdürürdü.

Kentin tam merkezinde yer alan ve bugün Belediye Binası olarak kullanılan Palazzo Vecchio, binanın önündeki Signoria Meydanı, Neptün Çeşmesi ve meydanda yer alan Loggia dei Lanzi Galerisi de görülmesi gereken diğer değerler. Galeriyi süsleyen heykeller arasından en etkileyicisi, kanımca elinde Medusa’nın kesik başını tutan Perseus heykelidir.

Meydanda ayrıca 16. yüzyıla ait olağanüstü Pitti Sarayı (Palazzo Pitti) ve ünlü Uffizi Galerisi bulunmaktadır. Medici Ailesi, paha biçilemez sanat koleksiyonlarının büyük bir kısmını Floransa kentine bağışlamıştır ve bu eserler Uffizi’de sergilenmektedir. Eserlerin satılması veya amacı dışında kullanılması kesin olarak yasaktır. Sarayın hemen arkasında ise Boboli Bahçeleri yer alır.

flora-2

Adım adım Floransa

Kent çok büyük olmadığı ve tarihi merkez araç trafiğine kapalı olduğu için şehri yürüyerek gezmek son derece rahat.

Elbette Floransa’ya gelmişken kayısı rengindeki Ponte Vecchio’yu (Eski Köprü) ve Vasari Koridoru’nu görmemek olmaz. 1345 yılında inşa edilen ve o günden bu yana ayakta duran bu tarihî köprünün üzerinde pek çok kuyumcu dükkânı yer alıyor.

1,5 kilometre uzunluğundaki Vasari Koridoru ise köprünün üstünde yer alan gizli bir geçit. Rivayete göre bu koridor, Palazzo Pitti ile Palazzo Vecchio’yu birbirine bağlıyor ve Medici düklerinin halka görünmeden iki saray arasında gidip gelmelerini sağlıyordu.

Şehirde keşfedilecek daha pek çok nokta var: Piazzale Michelangelo, Medici Şapeli, Santa Maria Novella Katedrali, Santa Croce Bazilikası ve Mercato Centrale bunlardan sadecekaçı...

Santa Croce oldukça ünlü bir bazilika; zira ünlü astronom Galileo Galilei, düşünür ve yazar Machiavelli, besteci Rossini ve Michelangelo’nun mezarları burada bulunuyor.

Mercato Centrale ise 1874 yapımı tarihî bir pazar yeri. Yerel halkın peynir, şarküteri, şarap ve trüf mantarı alışverişi yaptığı bu pazar, gurmeler için adeta bir cennet. Burada hem alışveriş yapabilir hem de üst kattaki lezzet duraklarında yerel tatları deneyimleyebilirsiniz.

flora-4

İtalyan mutfağının ve yaşamın tadı

Floransa sokaklarında kaybolup muhteşem lezzetler denemek ayrı bir keyif. Örneğin  All'Antico Vinaio ’da harika sandviçler tadabilir, Vivoli’de muazzam bir affogato (dondurmalı kahve) içebilirsiniz. Şehrin genelinde nefis dondurmacılar, pastaneler ve kahveciler mevcut. Restoranlar ise başlı başına birer gastronomi durağı: Bistecca alla Fiorentina (Floransa bifteği), taze makarnalar ve nefis pizzalarla İtalyan mutfağının tadına varabilirsiniz.

Floransa, 1982 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edildi. Kültürü, şehir mimarisi, Rönesans’ın doğduğu yer olması ve barındırdığı muazzam eser yoğunluğu sebebiyle insanlığın eşsiz bir değeri olarak kabul gördü.

Floransa; tarihi, müzeleri, bilimi, lezzetleri, şıklığı, modası ve sıcakkanlı insanlarıyla herkesi etkisi altına alan bir kent. Floransalılar son derece yaratıcı, aydın ve hayatı sevmeyi bilen bir halk; bu enerjiyi şehrin sokaklarında buram buram hissediyorsunuz.

Boşuna Floransa için “Dünyanın en güzel üç kentinden biri” demiyorlar. (Diğer ikisi mi? İstanbul ve Rio de Janeiro!)

İnsanlığı Orta Çağ karanlığından çıkarıp aydınlığa taşıyan bu muhteşem kent, benim kalbimde daima çok özel bir yere sahip. 

Eğer bu masalsı şehri henüz görmediyseniz, en kısa zamanda ziyaret etmenizi ve bu güzelliklere yerinde şahit olmanızı dilerim.

flora-1