Ovaköy ve sınır kapıları vizyonumuz
Sınır kapılarımız ekonomik ve siyasi açıdan son derece önemlidir. Mesela Edirne'yi 2025 senesinde alışveriş yapmak için beş milyondan fazla turist ziyaret etti.
Edirne’nin ekonomisinde turizm, tarımdan sonra en önemli sektör. Artvin, Rize ve Van’da Edirne kadar olmasa da alışveriş turizminden nasiplenen kentlerimiz. Her yıl Artvin ve Rize’ye bir milyonu, Van’a sekiz yüz bini aşkın turist alışveriş yapmaya geliyor.
On beş ilimiz sınırda bulunuyor. Komşularımızda iki yüz milyonu aşkın insan yaşıyor. 29 tane sınır kapımız var. Edirne, Rize, Van ve Artvin’de gösterdiğimiz başarıyı neden diğer şehirlerimizde yakalayamıyoruz? Sınır kapılarımıza ulaşımı kolaylaştırsak, geçişleri hızlandırsak ve komşu ülkelerdeki sınıra yakın şehirlere yapılacak otobüs ve midibüs seferlerini teşvik etsek, aynı başarıyı diğer serhat kentlerinde de yakalarız.
Ermenistan’la aramızdaki sınır kapıları hala kapalı. Oysa Azerbaycan bile Ermenistan’la ticarete başladı. Kapıların açılması, Peşinyan’ın Haziran’da yapılacak seçimleri kazanmasını kolaylaştıracak olmasına rağmen harekete geçmedik. Halbuki kapıların faaliyete geçmesi Ermenistan kadar göç veren Kars ve Iğdır içinde elzem.
Gürcü turistlerin %90’dan fazlası Sarp kapısından geliyor. Artvin ve Ardahan’daki diğer kapılarımızı Gürcistan’daki yerleşim birimlerine otoyollarla bağlasak, geçişleri kolaylaştırsak, otobüs ve midibüs seferlerini teşvik etsek Sarp kapısına benzer rakamları diğer kapılarda da yakalarız. Aynı durum İran’da da geçerli. İran’da yıllardır kapalı olan sınır kapılarımız var. Kapıköy dışındaki kapılar turizm açısından atıllar.
İran’dan küçücük Ermenistan’a ve Azerbaycan’a giden turist sayısı Türkiye’ye gelenden fazla. İran ile Gürcistan’ın sınırı yok ama her yıl iki milyona yakın İranlı karayolundan Gürcistan’a gidiyor.
Suriye ile aramızdaki kapıların çoğu devrime kadar kapalıydı. Açık olanlarda atıldı. Bu kapılarda hareketlenme var ama yetersiz. Oysa Suriye ile yaptığımız sınır ticaretini de alışveriş turizmini de katlayarak arttırabiliriz. Haseke, Kamışlı ve Kobani’de PYD’nin kontrolünün bitmesi, sınır kapılarını aktife ettiğimizde, sınırdaki kentlerimiz için büyük fırsat. Yıllarca terör örgütünün idaresinde yaşayan bölge halkının ekonomik durumunu iyileştirecek ve Türkiye’ye bakışlarını müspet yönde değiştirecek gelişmelerin ilk adımı olur kapalı kapıların açılması. PYD’nin işgal ettiği üç vilayette altı milyon insan yaşıyor.
Özetlemeye çalıştığım tablodan da görüleceği gibi sınır kapıları, sınır ticareti ve alışveriş turizmi konularında yapılacak çok şey var. Sınır kentlerimizin çoğu geri kalmış ve göç veren kentler. Kaldı ki gelişmiş ve refah seviyesi yüksek şehirlerimizin, ekonomik durumunu daha da iyileştirmeliyiz.
Sınır kapılarımızla ilgili en büyük sorunu Irak’ta yaşıyoruz. Habur sınır kapımız, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin Barzani tarafından idare edilen kısmına açılıyor. Suriye devrimine kadar Ortadoğu ülkelerine karayoluyla yaptığımız ihracatın tamamı Habur’dan geçiyordu. Peşmergeler her tırdan haraç kesiyordu. Yani Ortadoğu’ya ulaşmak için Barzani’ye mahkumduk. Esat devrildikten sonra ihracatımızın bir kısmını Suriye üzerinden yapmaya başladık. Sınır kapıları aktife oldukça Suriye üzerinden yaptığımız ihracat daha da artacak.
Bununla beraber Körfez ülkelerine, bulunduğu güzergah daha kısa olduğundan Habur üzerinden ulaşmaya devam edeceğiz. Yani Körfez ülkelerine ulaşmak için Barzani’ye muhtaç olacağız. Türkiye bu bağımlılığı bitirmek için Ovaköy sınır kapısını inşa etti.
Ovaköy açıldığında nakliyecilerimiz Körfez ülkelerine, Irak’ın geri kalanına, Talabani bölgesine ve Kerkük’e daha hızlı, daha düşük maliyetle ve en önemlisi direk ulaşabilecekler. Bölgesel Yönetime muhtaç olmaktan kurtulacağız. Kalkınma yolu bu kapının önemini arttırmıştı, Kerkük valiliğine bir Türk’ün seçilmesi daha da arttırdı. Kerkük’ün ve çevresindeki Türk beldelerinin Türkiye’ye ekonomik olarak entegrasyonu, Ovaköy’ün bir an önce ve bütün fonksiyonlarıyla açılmasına bağlı.
Habur tır ağırlıklı olduğundan alışveriş turizmine ve sınır ticaretine hitap etmiyor. Daha doğrusu talebi karşılayamıyor. Irak’la aramızdaki diğer sınır kapıları da Barzani’nin kontrolündeki topraklara açılıyorlar. Bu kapılar küçükler, atıllar ve yerleşim merkezlerine uzaklar. Kapılara ve kapıları yerleşim birimlerine ulaştıracak yollara yatırım yapılırsa Hakkari ve Şırnak’ın ekonomisi şahlanır.
Barzaniler önce Ovaköy sınır kapısının yapılmasına karşı çıktılar. Kapı yapılınca, Kalkınma Yolunun Habur’dan geçmesini, yani kendilerine bağımlı olmasını sağlamak için tüm ağırlıklarını kullandılar. Bunu da başaramayınca yani Kalkınma Yolunun Ovaköy’den geçeceği kesinleşince, İran’la iş birliği yaparak, Irak meclisindeki KDP’li ve İran yanlısı vekiller vasıtasıyla, kapının açılmasını geciktiriyorlar.
Türkiye kuru gürültüye pabuç bırakmamalı. Ankara ağırlığını koyarak Ovaköy’ün bir an önce açılmasını sağlamalı. Ovaköy açıldığında Silopi’nin batısındaki yerleşim merkezleri milyonlarca turist alacak. Kerkük Türkiye’ye entegre olacak. Ovaköy, Habur ve Suriye’deki kapıların rekabeti sayesinde nakliye giderlerimiz ve geçiş ücretleri azalacak, ihracatımız ve karlılığımız artacak. Barzanilere olan tek bağımlılığımız bitecek. Barzanilerin bize birçok açıdan bağımlı. Ve öyle olmalı. Biz bağımlı olmamalıyız. Türkiye’ye yakışan budur.