İki farklı ruh hali…
Geçtiğimiz Pazar günü Bostancı Gösteri Merkezi'nde Lvbel C5 konserinde seyircilerin arasındaydım. Hem içerik üretmek ve haber yapmak, hem de açıkçası bi nebze de olsa eğlenmek ve stres atmak için.
19.00’da başlayacak konser için 12.00’da upuzun bir kuyruk karşıladı beni. Hem de öyle bir kuyruk ki; ne sonundan başı, nede başından sonu görünüyordu. Böylesine bir kuyruğu en son Tarkan konserinde görmüştüm. Gençlerin yoğunlukta olmasını umduğum kuyrukta, özellikle orta yaş insanların yoğunluğu beni şaşırtmadı desem yalan söylemiş olurum. Hatta seyrek de olsa yaşlı teyzeler ve dedeler de görüp kısa kısa röportajlar yaptım.
“Bunları kim dinliyor?” sorusunun cevabını samimiyetle soran herkes için bir çok cevap vardı o kuyrukta.
5 yıl önce umursanmayan, varoş bir müzik yaptıkları gerekçesiyle müzik dünyasında kabul görmeyen o gençlerin, sokakta ve halkta muazzam bir karşılık bulduğunu bir kez daha görmüş oldum.
Gecikmeli başlayan konserde en çok dikkatimi çeken şey, herkesin alabildiğine eğleniyor olması ve bir kaç saatliğinede olsa hayatın tüm olumsuzluklarından uzaklaşmasıydı. Asık bir tane bir surat yoktu alanda. Herkesin yüzünde ya bir tebessüm ya da kocaman bir kahkaha…
Sonra üşenmedim sosyal medyada kısa bir tarama yaptım. Ve bir kez daha gördüm ki; konser alanında olmayanların bir çoğu yine linç kılıçlarını çekmiş, insanların mutluluklarını doğramaya başlamıştı bile. Neredeyse tüm yorumlar asık suratlı ve küfür kıyametti.
Konser alanındaki mutluluk, klavye başındaki mutsuzluk ve linç… Hangisine daha çok ihtiyacımız var diye sorsam benide linç edeceklerine eminim aynı sosyal medya silahşörlerinin ama ben yinede soracağım. Sizce bir kal saatliğine de olsa mutlu olmak, eğlenmek mi? Yoksa hebele gübele herşeyi çok bilen bir tavır ve asık suratlarla insanların eğlencesini, tercihlerini, zevklerini yerin dibine gömmek mi?
Tadını çıkarmak gerek bazen bazı anların bence, çok da fazla takılmamak gerek. Abartmamak gerek. Kişisel fikrimdir, beni bağlar elbette. Herkesin görüşüne saygım sonsuz. Ama insanlarında kendisi ile aynı görüşü paylaşmayanlarla, aynı dünya görüşümde olmayanlarla aynı saygıyı paylaşmasını ümit etmek, beklemekte en doğal hakkım olsa gerek bence…