SON DAKİKA
web

Orta Koridor'da Azerbaycan neden kilit ülke?

Mehmet Babar Cuma 12 Haziran 2026 02:00

Uzun yıllar boyunca Azerbaycan'ın uluslararası alandaki önemi büyük ölçüde enerji kaynakları üzerinden değerlendirildi.

Petrol ve doğal gaz konuşuldu, boru hatları tartışıldı. Ancak son yıllarda küresel ticaret dengelerinde yaşanan değişim, Bakü'nün stratejik değerine yeni bir boyut kazandırdı. Artık Azerbaycan'ı öne çıkaran yalnızca yer altı zenginlikleri değil; Asya ile Avrupa arasında uzanan ticaret yollarındaki kritik konumu da dikkat çekiyor. Bu değişimin arkasında, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında giderek daha fazla önem kazanan Orta Koridor bulunuyor. Hazar Denizi üzerinden Kafkasya ve Türkiye aracılığıyla Avrupa pazarlarına uzanan bu güzergâh, özellikle 2022'de derinleşen Rusya-Ukrayna savaşının ardından Kuzey Koridor'un karşılaştığı sorunlarla birlikte daha fazla öne çıktı. Böylece Azerbaycan, yalnızca bir enerji ihracatçısı olmanın ötesine geçerek Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin stratejik geçiş noktalarından biri hâline gelmeye başladı.  Azerbaycan'ın bu konumu tesadüfi değil. Hazar Denizi'nin batı kıyısındaki stratejik coğrafyası, gelişen liman altyapısı, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu bağlantısı ve mevcut enerji hatları ülkeyi Orta Koridor'un önemli halkalarından biri yapıyor. Peki, Çin'in Avrupa'ya uzanan bu yeni ticaret güzergâhında Azerbaycan neden bu kadar önemli bir yer tutuyor? Yanıt, enerji, lojistik ve ticaret ağlarının aynı noktada kesişmesinde yatıyor.

Enerji: Hazar'ın Batı'ya açılan kapısı

Orta Koridor'un yükselişi, Azerbaycan'ın enerji alanındaki uluslararası ağırlığını daha da pekiştirdi. Hazar Havzası'nın enerji kaynaklarının Batı pazarlarına ulaştırılmasında Azerbaycan önemli alternatif transit güzergâhlardan birini sunuyor. Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkeler ihracat seçeneklerini çeşitlendirmeye çalışırken, Azerbaycan hem coğrafi konumu hem de mevcut altyapısıyla doğal bir geçiş merkezi oluşturuyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve TANAP, Azerbaycan'ın Batı ile kurduğu enerji bağlantılarının omurgasını meydana getiriyor. Orta Koridor ise bu altyapıyı yeni bir ticaret ekseniyle tamamlıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca enerji üretimi değil; enerji, lojistik ve ticaret ağlarının aynı coğrafyada buluşmasıdır. Bu üç unsurun kesişmesi Azerbaycan'ın bölgesel etkisini artırıyor.

Lojistik: Hazar'ı geçen stratejik köprü

Orta Koridor'un en kritik halkalarından biri Hazar Denizi'dir. Kapalı bir iç deniz olması nedeniyle buradaki taşımacılık özel bir planlama gerektiriyor. Ro-ro gemileri ve konteyner taşımacılığı bu sistemin önemli parçalarını oluşturuyor. Bu noktada Bakü'nün yaklaşık 65 kilometre güneyindeki Alat Limanı devreye giriyor. Modern altyapısıyla kurulan liman, birinci aşamanın tamamlanmasıyla yıllık 10-11 milyon ton yük kapasitesine ulaşmış olup tüm aşamaların tamamlanmasıyla bu kapasitenin yıllık 25 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Serbest ticaret bölgesi uygulamaları da limanın bölgesel ticaretteki önemini artırıyor. Lojistik zincirin ikinci önemli halkası ise Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu'dur. 2017 yılında hizmete giren hat, başlangıçta yıllık 6,5 milyon ton yük kapasitesiyle planlanmıştı. 2026 yılı itibarıyla tamamlanan kapsamlı modernizasyon çalışmaları sayesinde hattın yük taşıma kapasitesi yaklaşık 5 kat artırılarak 1 milyon tondan 5 milyon tona çıkarıldı ve hat tam kapasiteyle işletmeye alındı. Uzun vadede kapasitenin 17 milyon tona ulaşması hedeflenmektedir. Bununla birlikte Gürcistan kesimindeki altyapı çalışmalarının bu süreçteki kritik rolü, koridorun tam potansiyeline ulaşması için çok taraflı iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. BTK sayesinde Çin'den gelen yükler Hazar Denizi'ni geçtikten sonra Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşabiliyor. Böylece Çin-Avrupa ticareti, Rusya topraklarına bağımlı olmayan işlevsel bir alternatif güzergâh kazanıyor. Bu güzergâh üzerinden gerçekleştirilen taşımalar sayesinde Pekin'den Avrupa'daki varış noktalarına toplam transit süresinin 15 güne indirilmesi mümkün hâle geliyor.

Büyüyen trafik hacmi

Koridordaki somut büyüme verileri de Azerbaycan'ın artan rolünü teyit ediyor. 2025 yılının ilk yedi ayında Orta Koridor üzerinden transit geçen konteyner miktarı bir önceki yıla kıyasla neredeyse iki katına çıkarak 24.000 TEU'ya ulaştı. Azerbaycan Demiryolları'nın (ADY) 2024 yıl sonu verilerine göre ise yük taşımacılığı 7,025 milyar ton-kilometre düzeyini aştı. Bu rakamlar, Orta Koridor'un artık teorik bir proje değil, fiilen işleyen bir ticaret hattı olduğunu somut biçimde ortaya koyuyor.

Ticaret: Kuşak ve Yol Girişimi’nde Azerbaycan'ın konumu

Çin'in Orta Koridor'a ilgisi yalnızca transit taşımacılıkla sınırlı değil. Pekin, Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde limanlar, demiryolları, lojistik merkezleri, depolama tesisleri ve dijital ticaret altyapılarına yatırım yaparak uzun vadeli ekonomik ağlar oluşturmayı hedefliyor. Bu çerçevede 2022 yılında Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan'ın topraklarından geçen Orta Koridor'un geliştirilmesine yönelik "2022-2027 Yol Haritası" imzalandı. Söz konusu anlaşma, koridorun çok taraflı bir taahhüde dönüştüğünün önemli bir göstergesidir. Azerbaycan da bu süreçte lojistik serbest bölgelerini geliştiriyor, yabancı yatırımları teşvik ediyor ve bölgesel ticaret merkezi olma hedefini güçlendiriyor. Ancak Bakü'nün önünde hassas bir denge bulunuyor. Bir yandan Batı ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini korurken diğer yandan Çin'in artan yatırım ilgisini yönetmek durumunda kalıyor. Büyük güçlerin aynı anda yöneldiği ülkelerde bu durum fırsatlar kadar çeşitli riskleri de beraberinde getirebiliyor. Rusya-Ukrayna savaşının ardından Orta Koridor üzerinden taşınan yük hacmindeki artış ise bu rotanın artık teorik bir proje olmadığını ortaya koyuyor.

Türkiye bu denklemin neresinde? 

Azerbaycan'ın yükselen transit rolü Türkiye açısından da önemli bir stratejik değer taşıyor. Bakü-Tiflis-Kars hattı ve Orta Koridor'un Avrupa bağlantısı Türkiye üzerinden sağlanıyor. Bu durum Türkiye'yi yalnızca bir geçiş ülkesi değil, bölgesel lojistik ve ticaret merkezi olma potansiyeline sahip bir aktör hâline getiriyor. Mersin ve İskenderun limanları bu süreçte dikkat çeken merkezler arasında yer alıyor. Sanayi üretimi, ihracat kapasitesi, liman yatırımları ve ulaştırma altyapısı açısından bu koridor Türkiye'ye önemli ekonomik fırsatlar sunuyor. Ancak bu fırsatların kalıcı hâle gelmesi, lojistik altyapının güçlendirilmesine, gümrük süreçlerinin hızlandırılmasına ve uzun vadeli ulaştırma politikalarının uygulanmasına bağlı görünüyor. Sürücü vizeleri, geçiş belgeleri, kota kısıtları ve sınır kapılarındaki darboğazlar gibi operasyonel engeller, koridorun kapasitesinin tam anlamıyla kullanılmasının önündeki pratik sorunlar arasında yer alıyor. Küresel ticaret ağları sürekli değişiyor. Bu nedenle Orta Koridor'un uzun vadeli başarısı yalnızca Azerbaycan'ın değil, Türkiye'nin de ticaret ve ulaştırma politikaları açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor.

Hazar'dan Avrupa'ya uzanan stratejik hat

Jeopolitikte belirleyici olan her zaman devletlerin büyüklüğü değildir. Bugün Azerbaycan; bir enerji geçiş merkezi, Orta Koridor'un lojistik omurgası ve Çin ile Avrupa arasındaki alternatif ticaret ağının kritik geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Hazar kıyılarında şekillenen bu güzergâh, Avrasya'daki ekonomik gelişme yönünü belirleyecek ve önemli ticaret hatlarından biri olma yolunda ilerliyor.