SON DAKİKA
web

Ermenistan seçimleri

Alparslan Türkoğlu Salı 09 Haziran 2026 02:00

Seçimleri öngördüğümüz gibi kazanan Paşinyan, geçtiğimiz üç ayda beş suikast teşebbüsü atlattı. En son teşebbüs geçen haftaydı ve onlarca kişi tutuklandı. CİA, MİT ve MOSSAD suikastları bildirerek aynı kişiyi korudu, inanabiliyor musunuz?

Bir önceki seçimlerde %49,5 olan katılım %59,5 olarak gerçekleşti ki bu oran bir rekor. Kesin olmayan sonuçlara göre; oyların %51’ini Paşinyan, %23’ünü Karpetyan, %10’unu Koçaryan ve %4’ünü Tsarukyan aldı. Paşinyan’ın partisinin 107 üyeli meclisteki sandalye sayısı 71’den 61’e düştü. (Tsarukyan’ın partisi %4 olan barajın altında kalırsa milletvekili dağılımı değişebilir.)

Bir yıldan uzun süredir kaleme aldığımız makalelerde önerdiğimiz hamleler yapılmış olsaydı, Paşinyan anayasayı değiştirecek çoğunluğu yakalayabilirdi. Azerbaycan, Karabağ’ı Ermenistan toprağı gösteren anayasa değişmeden nihai barış anlaşmasını imzalamamakta kararlı. Paşinyan’ın anayasayı değiştirmesi için meclisin üçte ikisinin desteğini sağlaması lazım. Bu destek ancak Türkiye ve Azerbaycan ambargoyu tamamen kaldırırsa sağlanabilir. Yani bir kısır döngü ile karşı karşıyayız.

Son on gün Ermeni halkı için Çin işkencesi gibiydi. Ermenistan’ın ihracatının %90’dan fazlasını yaptığı Rusya, önce çiçek ithalatını yasakladığını duyurdu. Ertesi gün sebze, bir sonraki gün meyve, sonra şarap, sonra balık, sonra konyak ve votka ithalatı durduruldu. Bu kararları Ermenistan’a satılan doğalgaz ve petrol fiyatının artırılacağı, uçuşların azaltılarak Ermenistan’a giden turist sayısının düşürüleceği ve Rusya’da çalışan Ermenilerin yükümlülüklerinin ağırlaştırılacağı, duyuruları izledi. 

Ermenistan’ı, her yıl %90 kadarı Rusya ve İran’dan gelen 3 milyon dolayında turist ziyaret ediyor. Savaş nedeniyle İran’dan gelişler neredeyse durdu. Rusya’da durursa Ermenistan ekonomik olarak çöker. 

AB ve ABD’nin vaatleri orta ve uzun vadeli. Türkiye ve Azerbaycan ağırdan alarak yapabileceklerinin çok azını yaptı. Son dönemde Ermenistan’la ilgili makaleler yazdığım ve barışı desteklediğim için tanışmak amacıyla telefon açan HDP eski Milletvekili Garo Paylan’a göre, Ankara’nın yavaş hareket etmesinin tek nedeni, anayasa değiştirilmediği için Bakü’nün ambargonun devamında ısrarcı olması değil.  

Paylan’a göre Türkiye ile ABD arasında gerçekleştirilen farklı düzeydeki görüşmelerde bu konu gündeme gelmiş. ABD Türkiye’ye sınır kapılarının açılmasını, vizelerin kaldırılmasını, kısa süreli ziyaretler için kimliğin yeterli olmasını, ticaret yasağının kalkmasını ve sınır ticaretinin önünün açılmasını tavsiye etmiş. Ankara bu talepleri yerine getirmek için başta F-35 olmak üzere önem verdiği konularda adım atılmasını istemiş. 

Paylan eleştiri mahiyetinde ‘’Biliyorsunuz, Erdoğan bir şey almadan bir şey vermez’’ dedi.  Putin Paşinyan’a seçimleri kaybettirmek için hamle üzerine hamle yaparken, Ankara’nın adım atmak için taleplerde bulunmasını yanlışta bulsam, Garo Beyin cümlesi hoşuma gitti. 

‘’Paylan görüşmelerde ne konuşulduğunu nereden bilecek?’’ demeyin. Garip bir ülkeyiz. Paylan 17680 yıl hapis cezasıyla yargılandığından Amerika’ya kaçmış. Ermenistan ve Azerbaycan arasında barış süreci başlayınca bu konuda Beyaz Saraya danışmanlık yapan Carnegie Enstitüsünde uzman olarak işe başlamış. Bu enstitü bu üç ülkeye ilaveten Türkiye’ye de raporlar gönderiyormuş. Yani Paylan Bey sürecin merkezinde, çekirdeğin çekirdeğinde.

Garo Bey bununla da yetinmemiş. Barış sürecinin Ermenistan’da ekran yüzü olmuş. Televizyonlarda ‘’Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkileri iyileştirmek gerektiğinin’’ propagandasını yapmış. (Youtube’da bir sürü programı var.) Paylan Bey geçen hafta Erivan’da uğradığı saldırıyı da sürekli ekranlara çıkmasına ve meşhur olmasına bağlıyor. ‘’Her gün Türkiye’den dört uçak dolusu turist geliyor. Azerbaycan’dan ve Gürcistan üzerinden gelenler cabası. Bir kişi bile Türkçe konuştuğu için kötü muamele görmemiştir. Ben Ermeni olduğum ve ekranlarda Ermenice konuşurken teyzemle Türkçe konuştuğum için tepki çektim. Halbuki teyzem Ermenice bilmediği için Türkçe konuşuyordum. Saldırgan Karabağlıydı, tepkisinin gerçek nedeni buydu.’’ dedi.

Ankara ve Bakü en kısa sürede bütün sınırlamaları kaldırarak Ermenistan’la ilişkileri normalleştirmeli. Anayasa ancak bu hamleden sonra değiştirilebilir. Anlaşmanın imzalanması için anayasanın değiştirilmesinin beklenmesini doğru bulmuyorum. Kafkasya her an karışabilir, beklenmeyen gelişmeler olabilir. Her şey lehimizeyken anlaşma en kısa sürede imzalanmalı ve BM’de tescil edilerek olumsuz gelişmelerin meydana gelme olasılığı sıfırlanmalı. Yeterli süre geçmesine rağmen, Erivan üzerine düşenleri yapmazsa, yaptırımlar yeniden getirilir. Bu kadar basit. Kaldı ki normalleşme Kars’ı, Ağrı’yı, Iğdır’ı, Ardahan’ı, Tovuz’u, Kazah’ı, Gedebey’i ve Zengilan’ı da zenginleştirecek.

Rusya’dan kopmaya çalışan Moldova, Gürcistan ve Ukrayna’nın bölündüğü ve istikrarsızlaştığı unutulmamalı. Kremlin Kafkasya’dan kolay vazgeçmez. Suikast teşebbüsleri devam edecektir hatta darbe bile olabilir. Bu nedenle ABD-AB eksenli politikalar yerine denge politikaları takip etmek isabetli olur. 

Şam’ın Moskova’yı dikkate alması, askeri üsleri kapatmaması ve mevcut anlaşmaların hükümlerini yerine getirmesi Suriye’nin lehine oldu. Kafkasya’da huzur Rusya’yı yok sayarak değil-buyurgan olmayan, eşit ve saygın bir ortak olarak-sürece dahil ederek sağlanabilir.