Devremülk alırken tatil hayaliniz kabusa dönmesin
Yaz aylarının gelmesi ve tatil sezonunun açılmasıyla birlikte herkes tatil planları yapmaya başladı.
Maddi durumu iyi olanlar beş yıldızlı otellerde tatil yapabilirken, bazıları tatil kredileriyle bu hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Bir diğer seçenek ise fiyatlarının daha ulaşılabilir olması ve sunduğu imkanların genişliği nedeniyle devremülkler oluyor.
Sezonun açılmasıyla birlikte sosyal medyada gerek markalı konut üreticilerinin gerekse turizm yatırımcılarının devremülk kampanyaları sıkça karşımıza çıkmaya başladı. Özellikle bazı projelerde “3-5 gün ücretsiz konaklama” gibi cazip teklifler sunuluyor. Tüketiciler önce hediye tatil için tesise davet ediliyor, ardından çeşitli satış organizasyonlarıyla devremülk satışı gerçekleştiriliyor.
Geçmiş yıllarda yüksek sesli ve yoğun baskı altında yapılan satış organizasyonlarının, insanların satın alma kararlarını ciddi şekilde etkilediğine tanık olduk. Birçok kişi sonrasında “Ben ne yaptım, nereye imza attım?” diyerek pişmanlık yaşadı. Hatta devremülk ticareti nedeniyle mağdur olan, dolandırılan tüketicilerin sayısı da azımsanmayacak düzeydeydi. Bu tür organizasyonlar yasaklanmış olsa da günümüzde hâlâ mağduriyet yaşayan vatandaşlarla karşılaşabiliyoruz.
Peki, devremülk alırken ve sözleşme imzalarken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Öncelikle devremülkü satan firmayı ya da sizi satış organizasyonuna davet eden şirketi mutlaka araştırın. Firmanın mali yapısını, geçmiş projelerini ve tüketici şikayetlerini inceleyin. Sözleşmeyi imzalamadan önce okumak için en az bir gün süre talep edin.
Devremülk sözleşmesini imzalamadan önce şu hususların açık ve net şekilde yer aldığından emin olun:
• Yıllık aidat tutarı ve aidat artış oranları
• Cayma hakkına ilişkin hükümler
• Teslim tarihi
• Ortak kullanım alanlarının kapsamı ve kullanım şartları
Ayrıca devremülk projesini geliştiren firmanın yapı ruhsatı, termal tesislerde sondaj ruhsatı, ÇED raporu ve diğer resmi izinlere sahip olup olmadığını mutlaka kontrol edin.
Tüketicinin en önemli güvencelerinden biri cayma hakkıdır. Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri kapsamında devremülk satın alan tüketici, 14 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden ve hiçbir cezai bedel ödemeden sözleşmeden cayabilir. Bu süreçte şirketler farklı isimler altında herhangi bir ücret talep edemez, tüketiciyi borçlandıracak belge imzalatamaz. Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde Tüketici Hakem Heyetleri veya ilgili kurumlara başvurabilirsiniz.
Sözleşme tarihini mutlaka kendi el yazınızla yazın ve sözleşmenin bir nüshasını alın. İndirim, kampanya veya başka gerekçelerle geriye dönük tarih atılmasını kesinlikle kabul etmeyin. Aksi halde cayma hakkınızı kaybedebilirsiniz.
Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir ayrıntı daha bulunuyor. Eğer şirket, ön bilgilendirme ve sözleşme yapma yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmezse, tüketicinin cayma hakkı süresi 14 günle sınırlı kalmaz ve 1 yıl uzar. Ancak bunun için eksiklikleri mutlaka belgelemek gerekir.
Peki cayma hakkı şirkete nasıl bildirilecek?
Tapuya tescile konu olan satışlarda cayma bildirimi noter aracılığıyla yapılabileceği gibi; e-posta, SMS veya kalıcı veri saklayıcısı niteliğindeki diğer yazılı iletişim yöntemleriyle de şirkete iletilebilir. Önemli olan, sözleşmeden cayma iradesinin ispatlanabilir şekilde karşı tarafa ulaştırılmasıdır.
Unutmayın; devremülk tanıtımı için tesise davet edilmiş, birkaç günlük ücretsiz tatil yapmış ve sonrasında sözleşme imzalamış olsanız bile 14 günlük cayma hakkınız devam eder. Şirketler bu süreçte sizden cezai şart, cayma bedeli, tazminat veya benzeri herhangi bir ödeme talep edemez.
İnşaatı devam eden devremülk projelerinde ise durum biraz farklıdır. Ön ödemeli devre tatil sözleşmelerinde satıcının satışa başlamadan önce bina tamamlama sigortası, banka teminat mektubu, hakediş sistemi veya bağlı kredi gibi güvence mekanizmalarından en az birini sağlaması zorunludur. Maketten satışlarda tüketiciler bu teminatların varlığına ilişkin belge talep etme hakkına sahiptir.
Ayrıca ön ödemeli devre tatil sözleşmelerinde teslim veya devir süresi, sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemez.
İnşası devam eden projelerde tüketici, bağımsız bölümün teslimine veya devrine kadar sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Ancak satıcı kendi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmişse, satış bedelinin yüzde 2'sine kadar tazminat talep edebilir.
Gelelim aidat konusuna...
Devremülk sahipleri kullandıkları dönemlere ilişkin aidatları ödemekle yükümlüdür. Ancak kullanım hakkınızın başlayacağı tarihten en az 90 gün önce tesisi kullanmayacağınızı yazılı olarak bildirmeniz halinde, aidat ödeme yükümlülüğünüz ortadan kalkabilir. Bu nedenle sözleşmenizdeki aidat hükümlerini dikkatle incelemeniz büyük önem taşır.
Sonuç olarak devremülk, doğru projede ve doğru şartlarla satın alındığında ekonomik bir tatil alternatifi olabilir. Ancak imza attığınız sözleşmenin uzun yıllar sürecek mali ve hukuki sonuçlar doğuracağını unutmamak gerekir. Birkaç günlük tatil keyfi uğruna yıllarca sürecek mağduriyet yaşamamak için araştırın, okuyun, sorgulayın ve haklarınızı bilin. Çünkü bilinçli tüketici olmak, en iyi yatırımdır.
