Kapalı kapılar ardında, havası özenle iklimlendirilmiş salonlarda toplanıp, dışarıdaki havanın geleceğine karar vermek günümüzün en büyük ironilerinden biri.
Yine masanın başında, önümdeki devasa istatistiklere bakıp kendi içsel enerjimin nasıl bu kadar çabuk bittiğini, oysa elin oğlunun elektriği nasıl gigavatlarca depoladığını düşünüyorum.
Westeros'ta kışın gelmesi yıllar sürer ama bizim iş dünyasında, özellikle TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) seçimleri yaklaşırken buz gibi rüzgarların esmesi için bir WhatsApp grubunda "Görüldü" atılıp cevapsız bırakılması yeterlidir.
Samsun'a gidiş amacım bambaşka bir gündemle düzenlenen, basın gezisiydi. O yoğun programın arasında meslektaşlarla birlikte biraz nefes almak için Batı Park'a adım attığımızda niyetimiz sadece yemeğimizi yemekti.
Sabah uyandığımızda yatağımızdan fırlayıp kendimizi çamurlu bir siperin içine atmıyoruz belki ama cebimizdeki o akıllı telefonun ekranını kaydırdığımız ilk saniye, görünmez bir cephenin tam ortasında buluyoruz kendimizi.
Sıradan bir plaza toplantısının ortasında kalsanız ve havada uçuşan kelimeleri bir ağla yakalayıp kavanoza doldursanız, muhtemelen içinden şu tür şeyler çıkar: Agile dönüşüm, odaklanma, portföy optimizasyonu, sinerji...
Geçen hafta SEM Biotech'in yüksek teknolojili üretim üssü açılışına katıldım ve İTO Başkanı Şekib Avdagiç'in verdiği Osmanlı'daki deliler örneği dikkatimi çekti.
Bu yıl 15'incisi düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi için adresimiz Sakarya Sapanca'ydı.