Dünya ekonomisinin direksiyonunda oturanlar, bazen sinyali sola verip sağa kırmayı pek severler. Ama bu seferki kırma, öyle böyle değil; şarampole yuvarlanma garantili bir U dönüşü.
Fizik kanunlarına göre madde yoktan var edilemez, var olan madde yok edilemez. Ancak Türkiye ekonomisinin geldiği son noktada, sanayicimiz bu kanunu çürütmek üzere. Elimizde ne var? Yoktan var edilen borçlar ve varken yok olan kâr marjları.
Türkiye, son yıllarda sağlık turizminde sessiz ama devasa bir devrim gerçekleştirdi. Özellikle diş implantı üretiminde ve uygulamasında dünyanın parmakla gösterdiği ülkelerden biri haline geldik.
Hani bir zamanlar göğsümüzü gere gere "Çin'den sonra dünyanın en büyük üretim üssüyüz" diye övünürdük ya...
Ekonomi yönetimi, binlerce dişliden oluşan, son derece hassas ve devasa bir saat mekanizmasına benzer.
Dünya ayakta. Washington'dan Karakas'a hatlar kilitlenmiş durumda. Haber ajansları son dakika geçiyor:
Biz millet olarak misafirperverizdir. Kapımızı çalana "Tanrı misafiri" der, baş köşeye oturturuz.
Hani meşhur bir söz vardır; "Kel başa şimşir tarak" diye. Bizim memleketin su yönetimi de son günlerde tam olarak bu kıvamda.