10 Kasım 1938 sabahı Dolmabahçe'de sirenler çaldığında, sadece bir askeri deha ve bir kurucu lider değil, aynı zamanda modern Türkiye Cumhuriyeti'nin baş mimarı ve başmühendisi de hayata gözlerini yumdu.
Ekonomiyi konuşurken gözümüz hep büyük rakamlarda, faiz kararlarında ve borsa endekslerinde. Oysa asıl sorun, bazen sokakta, en gündelik sandığımız işlerin içinde gizli. İstanbul Doğalgaz Sıhhi Tesisat Teknisyenler Odası (İTESO) Başkanı Yaşar Biter ile yaptığım söyleşi, bu gizli sorunun, yani kayıt dışı ekonominin, nasıl devasa bir "kara delik" haline geldiğini ortaya koydu.
22 Ekim'de gerçekleşen Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) seçimli genel kurulu, sektörün hafızasına kazınacak bir yarışa sahne oldu. Yoğun bir katılımla gerçekleşen bu demokrasi şöleninde, 524 oy alan Murat Şahinler, 403 oy alan Ufuk Ocak'ı geride bırakarak TETSİAD'ın yeni başkanı seçildi.
İçinde yaşadığımız yüzyıl, sınırların anlamını yeniden tanımladı. Artık bir ülkenin egemenliği, sadece haritalardaki fiziki çizgilerle korunmuyor.
Soğuk algınlığının ilk belirtileriyle eczaneye giden bir anne, çocuğunun ateş düşürücü şurubunu bulamıyor. Tansiyon ilacı biten yaşlı bir amca, kapı kapı gezip çare arıyor. Belki de en acısı, kanser tedavisi gören bir hasta, hayatla arasındaki en önemli bağ olan ilacına ulaşmak için çırpınıyor.
Türkiye'nin bacasız sanayisinin lokomotifi olan seyahat acentelerinin çatı kuruluşu TÜRSAB, belki de tarihinin en kritik seçimlerinden birine hazırlanıyor.
Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin temeli, ihracatın lokomotifi ve istihdamın can damarı olan hazır giyim ve tekstil sektörü, tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor.
Son dönemde ekonomi gündemini takip edenlerin sıkça karşılaştığı bir tablo var: Türkiye'nin dış ticaret rakamları, küresel ekonomideki tüm zorluklara rağmen yukarı yönlü bir seyir izliyor.