Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA

Onların zaten tuzu kuru!..

Dünya bankası küresel ekonomik beklentileri raporunu açıkladı. IMF başkanın açıklamasında "Ekonomide fiyat artışını kontrol altına almaya çalışmayın, en dar gelirli kesime yardım edin, devlet yardımları şeklinde değil doğrudan para yardımında bulunun dedi."

Dünya ekonomisinde neler olduğunu anlamazsak kendi ülkemizde olup biteni iç siyaset olarak anlarız buda bizim yanlış anlamamıza sebep olur. Burada zarar etmemeleri için öngörü çok önemli,  dış ihracat yapan şirketler ülke bazında çok dikkatli olması gerekiyor.

Dünyadaki ülkelerin geneli ekonomi ile savaşıyor. Başta ABD olmak üzere hayat pahalılığı ve enflasyon ülkenin tartışılan konularındandır. Dünyadaki finans sistemine bakıldığında tüm ülkeleri abluka altına almış bu sistemin sonucu olarak tüm ülkeler borçlu durumdadır. Çin on üç trilyon dolar, ABD otuz trilyon dolara dayandı. Türkiye’nin dış borcu ciddi boyutlara dayandı. Her şeyden önemlisi vatandaşların borçları var.

 Genel olarak dünya gündeminde belirsizlik konuşuluyor. Para birimlerinin dolar karşısında eriyip un ufak olması, son on yılın en sert düşüşünü yaşamasını ekonomistler açıklamasını yaptılar. Ülkelerin genelinde hükümetlerde ve vatandaşlarında belirsizlikten dolayı panik hali yaşanıyor. Orta Asya’dan tutunda Afrika’ya kadar birçok ülke bunları yaşıyor. Enflasyon ve pahalılık ve belirsizlikten hiç kimse memnun değil, doğru tespit yapılmazsa olaylara yanlış yönden bakılırsa genel olarak iç karışıklığa doğru yönelir. Bir ülkenin ekonomik sıkıntılar içine girmesinde ana neden iç yönetimdir fakat daha çok aynı zamanda mevcut düzenin kendisinden kaynaklıdır. Covit süreci, enerji fiyatları yükselmesi, savaşlar,  gıda krizi derken dünyanın dengesi bozuldu. Bu süreçlerin sonucunda üretim olmadığı için, arz talep dengesi alt üst oldu.

Türkiye üreten bir ülke olmaktan çıkıp tüken bir toplum haline geldi. Ev, araba, cep telefonu alımları derken faiz oranları yükseldi. Şimdilerde ise yükselen faizlerle birlikte kimse bir şey alamaz oldu. Talep çok olduğu için konut fiyatları yükseldi. Dar gelirli ailelere ne kadar uygun fiyatlı konut verileceği söylense de zaten alamaz ve o taksitleri ödeyemez. Sahil kenarlarında konaklarda oturanlardan bahsetmiyorum onların zaten tuzu kuru, orta gelirli kalmadı, alt tabakadan bahsediyorum.

Bütün ülkeler faiz artırımına giderken Türkiye faiz indirmeye gidiyor. Ne zaman manşetlerde faiz artırımı yapılmayacak diye söylendiğinde ertesi gün dövizde yükselme oluyor. Bu şu demek kurulu sisteme kafa tutuğunda müdahale ediyorlar. İpler bizim elimizde biz ne istersek ona uymak zorundasın diyorlar.

Enerji ve hammadde sıkıntısı yaşandığı sürece gıda ve pahalılığın hiçbir şekilde önüne geçilemez. Tüketim toplumunda dar gelirli olanlara para yardımı yapmak sorunu çözmez. Stratejik bir şekilde uzun vadede plan yapılarak çözüm üretilebilir.