Dolar $
8,59
%-0.11 -0.01
Euro €
10,11
%-0.18 -0.02
Sterlin £
11,80
%-0.30 -0.04
Altın
499,49
%-0.38 -1.92
SON DAKİKA

Güvenlik şirketine de güvenemezken..

"İnsan bazen öyle şeyler yaşıyor ki.." Zaman zaman kendime tekrarladığım bu sözü, bu kez telefonun diğer tarafındaki arkadaşımdan, sinirli bir ses tonuyla duyuyordum.

'Hayır olsun' dememe fırsat vermeden aynı tonda, yaşadığı tatsız olayı neredeyse bir solukta anlatıverdi:

"Bir yıl kadar önce ailemin yaşadığı ev ile ilgili -kamera, alarm vs.- güvenlikle alakalı arayış içindeyken, evimde de kullandığım 'Türkiye'nin lider güvenlik markası iddiasındaki' şirketi aradım. Eve kamera kurma önerilerine kulak verip, sistemlerini inceledim. Başarılı görünen sistemde beni cezbeden detay, 14 gün süreyle kayıtların bulut ortamında saklanması ve bu 14 gün boyunca da kaydı seyretme ve kısa görüntüler halinde bilgisayara indirme imkânı veriyor olmasıydı. Hiçbir zaman ihtiyaç duymamak temennisi ile sistemi kurdurdum. Gerçekten de uzun bir süre ihtiyaç duymamıştım. Ta ki o güne kadar..

22 Şubat 2018 günü saat 22.20'de evin önünde cereyan eden bir olayın görüntüleri için, on üçüncü güne denk gelen 07 Mart 2019 saat 14.00 civarında görüntüleri izlemek ve de kaydetmek istedim.

Becerememiştim. Sonrasında..

Aynı gün Saat 16.31, şirketin 444 1 911 numaralı telefonunu arayarak yardım istedim. 21 dakika 25 saniye süren 'çözümsüz' görüşme esnasında Pronet görevlisinin tüm yönlendirmelerine rağmen görüntüleri izleme imkânı bulamadım. Benim başarısız girişimime benzer şekilde görevli de kendi tarafında denemiş ama, o da başarısız olmuştu.

Aldığım cevap 'birazdan size dönelim' oldu.

17.55, cevaben arandığımda 3 dakika 37 saniye süren görüşmemizde de çözüm bulunamamıştı. Tekrar arayacaklarını söylediler.

18.46, gelen arama bu kez 17 dakika 48 saniye sürdü, bu konuşmadan da sonuç çıkmamıştı. Tuhaf olan, benim gibi Pronet görevlisi de kaydı indiremiyor ve de seyredemiyordu. 'Teknik bir arıza olabileceği' söylendi. Bunun üstüne ben de ‘aradığım görüntünün çok önemli olduğunu, mutlaka bulunması gerektiğini’ilettim ve bir şekilde yardımcı olabileceklerse bunu denemelerini rica ettim.

Nafile.. Arayan olmadığı gibi, çözüm de bulunamamıştı.

Geçen birkaç günün ardından 'lütfen'arama zahmetinde bulunan bir görevli, ısrarla 'ama efendim 14 gün..' hatırlatma ve de şirketinin haklılığını ispat gayretiyle durumu bana kabullendirme mücadelesiyle geçirdi tüm konuşma süresini.

Bir kez daha izahta bulunup, cevap beklediğimi söyledim.

Hemen hemen bir hafta sonra arayan Pronet yetkilisinden de takılmış plak misali ‘ama efendim 14 gün’ cevabını alınca dayanamadım: ‘Hanımefendi 14 gün hatırlatması yapıp duruyorsunuz. Ha 1 saat, ha 13’üncü gün, bu 14 gün sınırı içinde olan bu süre zarfında sizden hizmet alamamaktan bahsediyorum. Çözümünüz yok. Velev ki, Allah korusun ailemden birine bir şey olmuş olsa ne olacaktı?’

Aldığım cevap son derece sinir bozucu oldu:

Yine aynı şeyleri duyacaktınız..

‘Bir özür bile dilemiyorsunuz’ diyerek, çıldırma raddesinde telefonu kapattım.. Bir özür, pek çok şeyi değiştirebilirdi, en azından o an.. Sadece kuru bir özür..

Gereği için avukatımla görüştüm..

Türkiye’de alanında lider olduğunu iddia eden şirket ve durumu..”

Telefonu kapattığımda, arkadaşımdan dinlediklerimin şaşkınlığı ile kendi kendime sormadan edemedim:

“En iyisi denen, güvenliğinizi emanet ettiğiniz güvenlik şirketine güvenemezken, kime, nasıl güveneceksiniz?..”