Dolar $
15,63
%0.29 0.05
Euro €
16,26
%0.24 0.04
Sterlin £
19,12
%-0.01 -0.00
Altın
916,37
%-0.62 -5.76
SON DAKİKA

Mevlana'nın Mesnevisi ve Türkiye

Serhat Durmuş 22 Ara 2021

Mevlana 2021'de Türkiye'de yaşasaydı, İnsanların umutsuzca verdiği bu tuhaf hayat mücadelesi içinde pandemik bir ortamda yine mesneviden beyitler okuyarak ney eşliğinde nasihat edebilir miydi bilemiyorum?

Ancak biz onun beyitlerinden ne kadarına hayatımızda yer verebiliyoruz, samimiyetle en başından sonuna kadar sabırla bu şaheseri kaç kişi tamamlamıştır diye düşünmeden edemiyorum.

Ekonomik krizler, pandemi, küresel ısınma ve iklim değişikliği, deprem, sel, çığ, toprak kayması gibi felaketlerdeki inanılmaz artış. İnsanların çıkarcı ve duyarsız oluşlarının artması. Saygı ve vefanın zayıflaması. İnancın içinin maksatlı olarak boşaltılması ve dinin kullanılarak insanların kandırıldığı bu günlerde Mesnevi kitabının sabırla ve altı çizilerek okunması ve ders çıkarılması gerektiğini düşünenler arasındayım.

Mesnevi, Mevlânâ'nın sırdaşı Hüsâmeddin Çelebinin ısrarları üzerine yazılmıştır. Hüsâmeddin Çelebi'nin bir eser yazma isteği üzerine Mevlânâ eserin ilk 18 beytini kendisi yazmış, daha sonra o söylemiş ve Hüsâmeddin Çelebi yazmıştır.

Mevlana’nın yazdığı ilk 18 beyit şöyledir:

1. Şu ney'in nasıl şikâyet etmekte olduğunu dinle. Onun inleyişi ayrılık hikâyesidir.

2. Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın herkes etkilenmekte ve inlemektedir.

3. Kavuşma derdini açıklayabilmek için ayrılık acılarıyla parça parça olmuş bir kalp isterim.

4. Aslından, vatanından uzaklaşmış olan kimse orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.

5. Ben her yerde, her mecliste inledim durdum. Kötülerle de iyilerle de düşüp kalktım.

6. Herkes kendi anlayışına göre benim dostum oldu. İçimdeki sırları araştırmadı.

7. Benim sırrım feryadımdan uzak değildir. Lakin her gözde onu görecek nur, her kulakta onu işitecek kabiliyet yoktur.

8. Beden ruhtan, ruh bedenden gizli değildir. Lakin herkesin ruhu görmesine izin yoktur.

9. Şu ney'in sesi ateştir, hava değildir. Her kimde bu ateş yoksa, o kimse yok olsun.

10. Neydeki ateş ile ilahî şaraptaki kabarış, hep aşk eseridir.

11. Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri bizim nurani ve zulmani perdelerimizi, yani kavuşmaya engel olan perdelerimizi yırtmıştır.

12. Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem hoş sesli, hem çekici bir şeyi kim görmüştür?

13. Ney kanlı bir yoldan bahseder, Mecnunane aşkları hikâye eder.

14. Dile kulaktan başka müşteri olmadığı gibi, maneviyatı idrak etmeye de Allah yolunda kendinden geçenden başka alıcı yoktur.

15. Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrumiyetten ve ayrılıktan hasıl olan ateşlerle arkadaş oldu. Yani ateşlerle yanmalarla geçti.

16. Günler geçip gittiyse varsın, geçsin. Ey pak ve mübarek olan insan-ı kâmil; hemen sen var ol!

17. Balıktan başkası onun suyuna kandı. Nasipsiz olanın da rızkı gecikti.

18. Ham ruhlular, pişkin ve olgun insanların hâlinden anlamazlar. O hâlde sözü kısa kesmek gerektir vesselam…

Mevlana'nın Mesnevi'sinin içinde toplumsal, felsefi, ahlak, din ve ilahi aşk ile ilgili binlerce ibret verici hikâye bulunmaktadır.

Daha fazla detaya girmeden zaman makinemi çalıştırıp 1270 yılına Mevlana’nın dergahına gidiyorum.

-Üstadım çok uzaklardan geldim, beni garip bir neyzen hayranın olarak kabul et. Mesnevini okurken bu dünyanın çok ötesinde bir yerlerden gelmiş öğütleri, farklı hikayeler anlatarak bize vermeni inanılmaz samimi bulduğumu itiraf etmek isterim.

Benim merak ettiğim, Mesnevi’yi yazarken asıl amacın neydi?

-Yabancı; Mesnevi’de "dünya cenneti"nde insan hürriyetinin anahtarlarını ardışık öyküler içinde vermeyi gaye edindim. Bu eserim, 25.632 beyitten oluşmakta olup "Mağz-ı Kur'an" yani "Kur'an'ın özü" denmektedir. Nedeni ise adeta Kur'an'ın bizlere anlatmak istediğini hikâyeler; kıssalar ve deyimler aracılığıyla anlatmış olmamdır. Mesnevî'deki hikâyelerin hiçbiri birbirini tamamlamaz bir hikâye anlatılırken başka bir hikâyeye geçilir o hikâye başka bir hikâyeyi başlatır ve böyle devam eder. 

Ortak özellikleri ise içinde ibretlik hikâyeler barındırmasıdır.

-Üstadım, ömrünün özeti nedir?

-"Ömrümün özeti şu üç sözden ibarettir, yabancı;

‘ Hamdım, piştim, yandım...’

-Üstadım son tahlilde bana hayat ile ilgili ne tavsiye edersin?

-Evlat sen düzgün ve iyi birine benziyorsun, o zaman kulaklarını iyi aç ve söylediklerimi ciddiye al!

 - ‘Kötü bir döneme girdiğinde ve her şey sana karşı gibi göründüğünde, bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde sakın pes etme, çünkü işte orası, gidişatın değişeceği yer ve zamandır...’