SON DAKİKA
web
ANALİZ Pazar 14 Haziran 2026 02:46

FIRTINA DİNMEDİ SADECE YÖN DEĞİŞTİRDİ

Haziran ayının ikinci haftası küresel piyasalarda yatırımcıların yeniden aynı soruya döndüğü bir dönem oldu: Enflasyon mu, büyüme mi? Son iki yıldır merkez bankalarının gündemini belirleyen bu ikilem, bu hafta jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarıyla daha da karmaşık hale geldi

Fırtına dinmedi sadece yön değiştirdi

Hakan DİKMEN

Dünya Bankası 2026 yılı büyüme tahminlerini düşürdü. TCMB politika faizini değiştirmedi. Geçen hafta piyasalar bize bir kez daha şunu gösterdi: 2026 yılı, yatırımcıların beklediği kadar rahat geçmeyecek. Küresel ölçekte enerji fiyatları ve jeopolitik riskler enflasyonu canlı tutarken, merkez bankaları büyümeyi desteklemek ile fiyat istikrarını korumak arasında zor bir denge kurmaya çalışıyor.

Türkiye açısından ise hikâye değişmiyor. Enflasyondaki düşüş süreci devam ediyor ancak beklenenden daha yavaş ilerliyor. Bu nedenle ekonomi yönetiminin sıkı para politikası çizgisini koruması, kısa vadede büyüme üzerinde baskı oluştursa da finansal istikrar açısından kritik önem taşıyor.

Piyasaların önümüzdeki aylardaki ana teması artık "faizler ne zaman düşecek?" sorusundan çok, "yüksek faizler ne kadar süre daha kalacak?" sorusu olacak gibi görünüyor.

Dünya petrol, enflasyon ve merkez banka kararlarıyla ilgileniyor

Haftanın ana hikâyesi, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi oldu. Petrol fiyatlarında yıl boyunca görülen yükselişin enflasyon baskısını yeniden artırması, yatırımcıların faiz indirim beklentilerini ötelemesine yol açtı. ABD'de mayıs enflasyonunun yüksek seyretmesi ve çekirdek enflasyondaki katılığın sürmesi nedeniyle piyasalarda Fed'in yakın dönemde faiz indirimi yapacağı beklentisi zayıfladı. 

ABD tüketici güveninde bir miktar toparlanma görülse de bunun temel nedeni düşen akaryakıt fiyatları oldu. Buna karşın yüksek yaşam maliyetleri ve enflasyon endişeleri ekonomiye ilişkin iyimserliği sınırlamaya devam ediyor. 

Avrupa tarafında ise dikkatler Avrupa Merkez Bankası'ndaydı. ECB, enerji kaynaklı enflasyon risklerinin artması nedeniyle sıkı para politikasını koruma eğilimini güçlendirdi. Hatta bazı değerlendirmelerde, Avrupa'da yeni faiz artırımlarının kapısının açık bırakıldığı vurgulandı. 

Bu gelişmelerin sonucu olarak:

• Tahvil faizleri yüksek seviyelerde kalmaya devam etti.

• Teknoloji hisselerinde zaman zaman satış baskısı görüldü.

• Altın güvenli liman özelliğini yeniden öne çıkardı.

• Dolar endeksi ise enflasyon ve jeopolitik riskler arasında yön arayışını sürdürdü. 

Küresel yatırımcı açısından tablo net: Merkez bankalarının "faiz indirim döngüsü" beklentisi bir kez daha erteleniyor.

Türkiye enflasyonla mücadelede zorlu viraja girdi

Türkiye cephesinde geçen haftanın en önemli gündemi, enflasyon görünümü ve para politikasına ilişkin beklentilerdi.

Mayıs itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,6 seviyesinde bulunuyor. Son aylardaki düşüş eğilimi tamamen sona ermese de enerji maliyetleri ve küresel gelişmeler dezenflasyon sürecini zorlaştırıyor. 

Merkez Bankası son enflasyon raporunda 2026 yıl sonu tahminini yukarı yönlü revize etmiş ve sıkı para politikasının beklenenden daha uzun süre korunacağı mesajını vermişti. Başkan Fatih Karahan'ın açıklamalarında özellikle enerji fiyatları ve küresel belirsizliklerin risk unsuru olarak öne çıktığı görülüyor. 

Piyasalar açısından bunun anlamı açık:

• Faizlerde hızlı bir gevşeme beklentisi zayıflıyor.

• Türk lirasında istikrarın korunması öncelik olmaya devam ediyor.

• İç talepte kontrollü yavaşlama politikası sürüyor.

Borsa İstanbul ne söylüyor?

Bu hafta yatırım araçlarından borsa değer kazanırken altın değer kaybetti.

Borsa İstanbul geçen haftayı küresel risk iştahındaki dalgalanmalara rağmen görece dirençli geçirdi. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,78 artışla 13.938,48 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 13.567,35 puanı, en yüksek 14.125,84 puanı gördü. 

Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 5,41 değer kazancıyla 19.643,91 puana teknoloji endeksi yüzde 2,22 artışla 47.450,78, sanayi endeksi yüzde 2,26 düşüşle 17.757,54 puana, hizmetler endeksi yüzde 0,26 azalışla 12.717,60 puana geriledi. 

Katılımevim en çok prim yapan hisse oldu

Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 16,09 ile Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ilk sırada yer aldı.

Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'yi yüzde 13,39 ile Yapı ve Kredi Bankası ve yüzde 12,56 ile Akbank izledi.

Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 33,33 ile Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 16,25 ile Astor Enerji ve yüzde 15,82 ile Fenerbahçe Futbol AŞ oldu.

Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 692 milyar 900 milyon lirayla ASELSAN, 570 milyar 780 milyon lirayla Garanti BBVA ve 558 milyar lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.

Yabancı yatırımcı ilgisinin tamamen kaybolmadığı görülüyor. Ancak yatırımcılar artık sadece "faiz indirimi hikâyesi" satın almıyor. Şirket bilançoları, ihracat performansı ve döviz pozisyonları yeniden ön plana çıkıyor.

Bankacılık hisseleri para politikasına ilişkin beklentilerden etkilenirken, sanayi şirketlerinde seçici bir görünüm öne çıkıyor. Özellikle ihracat ağırlıklı şirketler küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yatırımcı radarında kalmayı sürdürüyor.

Sonunda altın değer kaybetti

24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 3,66 azalışla 6 bin 232 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,64 düşüşle 42 bin 6 lira oldu.

Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 3,66 altında 10 bin 439 liraya geriledi.

Doların satış fiyatı yüzde 0,39 artarak 46,2650 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yüzde 0,39 artışla 53,5740 lira oldu.

Geçen hafta 61,8050 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,42 artışla 62,0620 liraya yükseldi.

İsviçre frangı da yüzde 0,08 değer kaybederek 58,0880 liradan alıcı buldu.

Önümüzdeki hafta ne izlenecek?

Piyasaların radarında dört başlık bulunuyor:

1. ABD Merkez Bankası'nın faiz mesajları.

2. Petrol fiyatlarının seyri.

3. Avrupa'da enflasyon ve ECB açıklamaları.

4. Türkiye'de enflasyon beklentileri ve Merkez Bankası iletişimi.