2026 yılı, vergi politikalarının kimin hayatını ne ölçüde etkilediğini daha görünür kılan bir yıl oldu. Yılın başından bu yana yapılan düzenlemelere bakıldığında, artan vergilerin ve güncellenmeyen gelir dilimlerinin ortak bir sonucu var: Yük, bir kez daha düşük ve orta gelirli vatandaşın sırtında. Bu tablo tesadüf değil; vergi yükünün kimler tarafından taşınacağına dair bilinçli bir tercihin sonucu.
Yeni yılın; devletimize, milletimize ve tüm İslam âlemine mutluluk, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Ankara'nın Haymana ilçesinde meydana gelen uçak kazası, sadece Türkiye'yi değil bölgeyi de yakından ilgilendiren tarihi bir olay olarak kayda geçti.
Hayatımızın neredeyse her aşamasında interneti kullanıyoruz. Sabah alarmdan bankacılık işlemlerine, haber okumaktan sağlık randevusuna kadar dijital ağların içindeyiz. İnternet sadece hayatımıza girmedi; bizimle birlikte gelişmeye, dönüşmeye devam ediyor.
İstanbul'da son günlerde açıklanan zam paketleri öyle bir tablo ortaya koyuyor ki… Bu şehirde yaşamak zaten zordu; şimdi ölmek bile lüks hâline geldi.
Türkiye'de bu ay en çok konuşulacak konu belli: 2026'da asgari ücret ne kadar olacak? Ekonomik kriz derinleşirken alım gücü tarihte görülmemiş seviyede eridi.
Türkiye son aylarda adeta bir gıda güvenliği sınavından geçiyor. Farklı bölgelerde art arda yaşanan gıda zehirlenmeleri hem kamuoyunda hem de yetkililerde ciddi endişe yarattı.
Şanlıurfa'da bir çocuğun işkenceyle ölümü, hepimizi derinden sarstı. Bu olay, çocuk işçiliğinin ve denetimsizliklerin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, gerçek hayatlara nasıl dokunduğunu hatırlatıyor. Muhammet'in ölümü, sistemin kırılganlığının acı bir göstergesi.