"İstanbul Film Festivali" birbirinden yaratıcı filmlerin yer aldığı programıyla bir kez daha festival konusundaki tecrübesini ortaya koydu. Dünyanın en önemli film festivalleri Berlin, Cannes, Venedik, Sundance, Toronto'da prömiyei yapmış, ödüller kazanmış birçok filmi izlemiş olduk. Açıkçası dünya sineması on dört gün boyunca İstanbul'da misafir oldu.
Akdeniz'de yeni bir festival daha başlıyor: Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali. Türkiye'nin en gözde tatil beldelerinden Manavgat'ta, Girit kültürü ve lezzetleri ile uluslararası vitrine çıkıyor.
Malum, Türkiye'nin gündemi çok alevli olunca kültür sanat hayatı da sadece hangi sanatçı nereye destek verdi, kim sessiz kaldı, kimi göz altına aldılara odaklanıyor.
İstanbul son günlerde çok hareketli. Malum, geçen haftadan beri yaşanan siyasi olaylar toplumun "Ufuk Çizgisinden Öteye" bakabildiğini bir göstergesi.
Bu hafta vizyona giren giren "Lee" filmi sıra dışı bir kadının olağanüstü hayat hikayesini anlatıyor.
Geçen hafta bu yılın en iddialı, en çarpıcı oyunlarından bir tanesini izledim: Gidion'un Düğümü. Oyun bir yüzleşme hikayesi.
Günlerdir Oscar rüzgarı esiyor. Art arda Oscar adayı filmleri gösterime giriyor.
Casa Botter Beyoğlu hafızasının simge yapılarından bir tanesidir. Bende buraya her zaman bayılırım. Bildiğiniz gibi Padişah II. Abdülhamid tarafından sarayın resmi terzisi ve modacısı olan Jean Botter için yaptırılmış.