Salgın sonrası dünya ülkelerinin ve şehirlerin yaklaşımları da değişiklik gösteriyor. Son zamanlarda haritadaki renklerle kovid durumunu anlamaya çalışıyoruz. Kırmızı olursa ne oluyor mavi olursa bayram mı? Acaba Lokantaya gitsem bir şey olur mu?
Başlık böyleydi. Benim de çok hoşuma gitti. Tarım ve kendine yetebilen ürettiğini satabilen bir ülke hayalini kuruyorum yıllardır. Bu virüs yurt ekonomisini sarıp sarmalayabilmek için bize büyük bir şans verdi. Türk zekasıyla her duruma uyum sağlamayı çok hızlı yapan yurdumun başarıl insanı bir çok sektörde kendini tedavi edebildi.
Hiç düşündünüz mü, tüketemediğiniz yemeklerin akıbetini. Bir çoğunuz hayvanlar için ayırmayı deniyordur. Ama artık zamane hayvanları da kendilerine özgü gıdalardan yemeyi istiyorlar. Durum böyle olunca israfın yükü de artıyor.
Pandemi olmasaydı acaba ekonomi nasıl olacaktı? Bu soru hep benim düşündüğüm ama bir türlü net karar veremediğim bir soru. Örneğin, İngiltere'nin AB den çıkması bizi nasıl etkilerdi diye düşünüyordum. Çünkü Brexit Avrupa ve Ortadoğu için çok önemli bir olay.
Ben yıllardır yaptığım araştırmalarda en fazla dikkat ettiğim konu, bazı strateji şirketleri veya Birleşmiş Milletlere üye ama, bir devlete bağlı olmayan kuruluşların, örgütlerin (Dünya Sağlık Örgütü mesela) araştırmaları ve sonuç bildirgeleri.
Hakikaten başta gençler ve yaşlılar olmak üzere hepimizin ruh halini bozduğu gerçek. Evlerine sıkışan insanların birbirlerini tanıma fırsatı ve kavgaları da bazen esprili bazen de korkunç bir şekilde haber bültenlerine konu oluyor. Durum böyle olunca da, bu alanda birçok araştırma yapılıyor. Araştırma sonuçları sonunda da ekonomik değerleri ve aile bağlılıkları konusunda çok farklı değerler çıkıyor ortaya.
Hiç düşündünüz mü Şubat ayının yıllardır hayatımızda bir köprü görevi yaptığını. Aslında çok uslu mülayim bir aydır. Şubat ayının kısa olmasının tek nedeni, İmparator Augustus'un kıskançlığı. Ama Şubat bunu sineye çekmiş bazen 28 bazen 29 çekmiş.
Artık her şey uzaktan... Ticaret de uzaktan, aşk da uzaktan, hatta para da uzaktan kazanılıyor. İşin gerçekleri geçen yıl büyük ölçüde değişti. Daha önceki yıllarda "gözümle görmediğim, elimle dokunmadığım eşyayı satın almam" diye düşünürdük. Oysa şimdi e-ticaret hacmi geçen yıl ortalama 180 milyar TL oldu. Bu rakamın 2021 yılında 400 milyar TL'yi geçmesi öngörülüyor. Bir de Zoom gibi teknolojiler sayesinde, evden çalışmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Artık call center şirketleri de evden hizmet veriyor. Telefondaki hanım sizinle konuşurken, fonda bebek ağlaması duyabiliyorsunuz.