Bir dişin, yeniden görmenin anahtarı olabileceğini söylesem kulağa bilim kurgu gibi gelir. Ama bu kez değil. Çünkü tıbbın en sıra dışı ameliyatlarından biri, gerçekten de hastanın kendi dişinden yararlanarak görme yetisini yeniden kazandırmayı hedefliyor.
Bilim insanları oturmuş hesaplamışlar... Meğer insanın biyolojik ömrünün üst sınırı 194 yılmış!
Hayat pahalılığı, geçim derdi, ay sonunu getirme telaşı... Son yıllarda neredeyse herkesin gündeminde aynı konular var. Çoğu zaman bunun sadece bütçemizi etkilediğini düşünüyoruz. Oysa bilim insanları, işin çok daha derin bir boyutuna dikkat çekiyor.
Hayatın en güçlü ilaçlarından bazıları reçeteyle satılmaz. Bir şarkı gibi...
Prematüre ovaryan yetmezlik (POY), birçok kadın için yalnızca erken menopoz anlamına gelmiyor; aynı zamanda anne olma hayallerinin de beklenmedik şekilde sekteye uğraması demek. Bugüne kadar bu durumun temel nedeninin yumurtalık rezervinin tükenmesi olduğu düşünülüyordu. Ancak bilim, bu yerleşik kabulleri sorgulamaya devam ediyor.
Eskiden annelerimiz "O çocukla çok gezme, sana da huyu geçer." derdi. Biz de içimizden "Anne ya, olur mu öyle şey?" diye geçirirdik. Meğer anneler, farkında olmadan nörobilim konuşuyormuş.
Türk bilim insanından akciğer kanserine karşı büyük adım Akciğer kanseri, dünyada en fazla can kaybına neden olan hastalıkların başında geliyor. Yıllardır süren bilimsel mücadelede her yeni gelişme, yalnızca laboratuvarların değil, milyonlarca hastanın ve ailesinin de umutlarını yeşertiyor. İşte bu umut verici gelişmelerden biri de Türk bilim insanı Dr. Gizem Karslı Uzunbaş'ın imzasını taşıyor.
Tıp dünyasında zaman zaman öyle gelişmeler yaşanır ki, yalnızca yeni bir tedavi yöntemini değil, hastalıklara bakış açımızı da değiştirme potansiyeli taşır. Son dönemde Tip 1 diyabet alanında yürütülen çalışmalar da tam olarak böyle bir heyecan yaratıyor.