Dolar $
8,59
%-0.11 -0.01
Euro €
10,11
%-0.18 -0.02
Sterlin £
11,80
%-0.30 -0.04
Altın
499,49
%-0.38 -1.92
SON DAKİKA

Wittgenstein ile ölmeden hemen önce, hayatı konuşmak

Serhat Durmuş 16 Haz 2021

Ludwig Wittgeinstein, 1889 yılında Viyana'nın en zengin ailelerinden birinde 8. çocuk olarak dünyaya gelir.

Mantık ve dil felsefesi konusunda yaptığı çalışmalarla modern felsefeye önemli katkılarda bulunmuştur. 20.yüzyılın en önemli filozoflarından sayılır.

Hayatını değiştiren kişi ise onu derinden etkileyen İngiliz matematikçi ve filozof Bertrand Russell olmuştur. 1912 yılında Chambridge Üniversitesine Russell’ın yanına matematik okumaya gitmiş ve Russell onun bir dahi olduğunu anlayarak birlikte çalışmalarına izin vermiştir.

İlk eseri olan Tractatus, Logico Philosophicus’u 1918 yılında tamamlamış ve önsözünü Russell yazmıştır.

Doktorasını Chambridge’de tamamladıktan sonra 1939-1947 yılları arasında yine aynı üniversitede profesörlük yapmıştır.

Wittgeinstein’ın efsane kitabı Tractatus’un son sayfasını yeniden okuduğum bir gecede daha fazla dayanamayarak zaman makinamı çalıştırıp ölmeden hemen önceki güne 28 Nisan 1951’e gidiyorum ve evinin bahçesinde yanına yaklaşarak kendisi hakkında bir kitap yazmayı düşündüğümü bu nedenle röportaj yapmak istediğimi söylüyorum.

-Acılarım izin verirse size yardımcı olmak isterim.

-Üstadım, önce Makine Mühendisliği okudunuz sonra Russell ile Matematik çalışırken aynı zamanda Felsefe konusunda inanılmaz çalışmalar yaptınız üstelik dil felsefesi ile ilgilendiniz, asıl amacınız neydi?

Genç adam, bana göre;

‘Felsefe tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır…’

Onu tedavi edebilmem için çok daha fazla argümana ihtiyacım vardı. Russell ise beni gerçekten anlamıştı.

Felsefi problemler dil tatile çıktığı zaman ortaya çıkardı, biliyordum. Sonra bütün bu konuları kurcalarken kendimi çok derinlerde buldum. Dönemsel olarak bırakıp gitmek fikri ağır bastığı zamanlarda bıraktım. İlkokul öğretmenliği  yaptım sonra bir hastanede hasta bakıcı olarak bile çalıştım. Felsefeden uzaklaşmak, kaçmak istedim ama nereye gitsem Felsefe oradaydı.

-Üstadım, Tractatus Logico Philosophicus kitabında matematiksel bir kurgunun hakim olduğunu görüyoruz,  özellikle son sayfada ne söylemek istedin? 

-Beni anlayan herhangi bir kimse sonunda onların anlamsız olduklarını görür, onlardan geçerek, onların üstüne ve ötesine sıçradığında ki bunu şöylede düşünebilirsin tırmanmak için kullandıktan sonra merdiveni devirip yıkması bu tümceleri aşması gerekir, o zaman gerçek dünyayı doğru görür.

Yani genç adam kısaca;

‘Söylenebilir ne varsa açıkça söylenebilir, üzerinde konuşulamayanlar konusunda susmalı…’

-Üstadım yorulduğunu görüyorum son olarak Dünyaya ne söylemek istersin?

-‘Dilimin sınırları evrenimin sınırlarını gösterir…’

‘Neden buradayız bilmiyorum ama eğlenmemiz için olmadığı kesin…’

Ve son olarak sana şunu söyleyebilirim genç adam, 

‘Onlara harika bir hayat yaşadığımı söyleyin…’