SON DAKİKA

Güçten birlik doğar

Erdem İlbeyi Pazartesi 11 Mayıs 2026 02:00

Yanlış yazmışsın bu sözün aslı böyle değil diyenler vardır diye düşünüyorum. Benim teklifim 'birlikten kuvvet doğar' felsefesine bir de bu açıdan bakmanız.

Daha önce yazdım mı bilmiyorum. Ben gümrük müşaviriyim. Bu hafta, dış ticaretin kalbinde yer alan gümrük müşavirliği sektörü üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. Aslında yazacağım konu sadece gümrük müşavirliği ile sınırlı değil. Bugün birçok sektörde benzer bir yapı var ama gümrük müşavirliği sektörü en net görüldüğü alanlardan biri.

Sektör çok parçalı bir yapıya sahip. Büyük çoğunluğu küçük ölçekli şirketlerden oluşuyor. Ancak, iş gücü ve beyanname hacminin de küçük şirketlerde olduğu anlamına gelmiyor. Küçük ölçekli şirketler, kıt kaynaklarla büyük ölçekli şirketlerle aynı işi yapmaya çalışıyor. Sorun tam da burada başlıyor.

Bugünün dünyasında dış ticaret şirketleri artık sadece işlem yapan değil, sistem kuran yapılarla çalışmak istiyor. Entegre olabilen, anlık raporlama yapabilen, mevzuat riskini minimuma indiren, hatasız ve hızlı çalışan profesyonel yapılar tercih ediliyor. Bunun için ne gerekiyor? Teknolojik dönüşüm. Küçük ölçekli şirketlerin en büyük eksiği de tam olarak bu. Teknoloji yatırımı yapacak finansal güç yok. Teknoloji açığı insan kaynağı ile kapatılmaya çalışılıyor. Daha fazla personel, daha fazla maliyet halini alıyor. Nitelikli personel bulmak ise zaten başlı başına bir problem. Bu da maliyetleri daha da yukarı taşıyor.

Üzerine vergi ve operasyon yükü de eklendiğinde tablo sürdürülemez bir hal alıyor. Bu yüzden küçük şirketlerin müşteri kaybetmesi doğal bir sonuç haline geliyor.

Bu durum başka sektörlerde nasıl çözülüyor?

Sanayide küçük üreticiler organize sanayi bölgelerinde bir araya geliyor. Tarımda üreticiler kooperatifleşiyor. Kuyumculuk sektöründe bile kümelenmeler ve ortak yapılar kuruluyor. Yani insanlar aynı işi yaparken ayrı ayrı mücadele etmek yerine güçlerini birleştiriyor. Yani ‘güçten birlik doğuyor’.

Peki aynı sahada, aynı işi yapan gümrük müşavirliği şirketleri neden bunu yapmıyor?

Konu güven mi?

Kimin markası altında birleşileceği mi?

Ego mu?

Yoksa herkesin kendi işini tek başına yapma alışkanlığı mı?

Burada çok temel bir yanlış algı var. Güç birliği yapmak teslim olmak değildir. Tam tersine, bu bir stratejidir. Herkesin kendi işini yaptığı maliyetlerin, altyapının paylaşıldığı bir model mümkün değil mi? Elbette mümkün. Fakat Gümrük müşavirleri çok yoğun çalışıyor ama bu yoğunluk, gelişmeye götüren bir yoğunluk değil. Bu, sürekli risk üreten, hata yapma ihtimalini büyüten bir tempo.

Telefonu hiç susmayan, tatilde bile beyanname kontrol eden, en küçük hatada ciddi yaptırımlarla karşılaşma ihtimali olan bir meslekten bahsediyoruz. Üstelik sürekli değişen mevzuat da cabası.

Bu tempoda kim strateji düşünebilir?

Kim geleceği planlayabilir?

Oysa dünya hızla değişiyor. Ticaretin yapılış şekli değişiyor.

SKDM geliyor.

ICS2 geliyor.

Yapay zekâ geliyor.

Peki küçük ölçekli gümrük müşavirliği şirketleri bu dönüşüme ne zaman hazırlanacak? Gerçekçi olalım. Bu tempo ile bu dönüşüm yakalanamaz.

Artık mesele büyümek değil, var kalmak. Bu yapı değişmezse küçük şirketler yavaş yavaş sistemin dışında kalacak. Belki bir anda değil, ama zamanla. Çünkü rekabet artık sadece işi yapmakla değil, doğru altyapı ile yapmakla ölçülüyor.

Bu yüzden yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Daha büyük olmak için değil, ayakta kalabilmek için.

Kim bilir, belki de gerçekten bir yolu vardır.