Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA

Benim üniversitelerim ve Gorki

Maksim Gorki'yi analiz etmezsek, fakir Rusya'da işçilerin aslında nasıl bir hayat yaşamaya çalıştığı hakkında fikir yürütmemiz pek bir anlam ifade etmez diye düşünüyorum.

Gorki; (1868-1936) Rus yazar, toplumsal gerçekçi yazımın öncüsü ve politik eylemcidir.

Gorki, nakliyecilik yapan babasını 5 yaşındayken kaybeder ve annesi yeniden evlenince doğum yeri olan Nijni Novgorod'a döner. 11 yaşında ise öksüz kalır, anneannesi ve büyük babası tarafından büyütülür. Masalları ile büyüdüğü anneannesinin, üzerinde büyük etkisi vardır. Gorki, yalnızca birkaç ay okula gidebilmiştir. 8 yaşında çalışmaya başlar, bu sayede Rus işçi sınıfının yaşamını yakından tanır. Bir gemide bulaşıkçılık yaparken okuma merakı sarar. 

İlk gençlik yıllarını Kazan'da geçiren Gorki, Aralık 1887'de intihar girişiminde bulunur. Sonraki 5 yıl boyunca değişik işlerde çalışarak, daha sonra yazılarında kullanacağı pek çok izlenimi edindiği büyük Rusya gezisine çıkar. Bu geziden sonra, Gorki'nin eserlerinde görülen güçlü betimlemeler ne kadar keskin bir gözlemci olduğunu gösterecektir.

1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başlar. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusçada acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başlar. 1895'te San-Peterburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlenir.

1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında San-Peterburg'da yaşar. Gorki , Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır.  

Gorki birçok devrimci ile tanışır. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık doğar.

1902 yılında Rusya Edebiyat Akademisine seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Stalinist baskı arttıkça ve özellikle 1934 yılının Aralık ayındaki Sergey Kirov suikastından sonra Gorki, Moskova'daki evinde bir nevi hapis hayatı yaşamıştır. Son dönem yapıtlarının hemen hepsinde devrim öncesi dönemi ele almıştır. 37 yaşındaki oğlu Maksim Peşkov'un Mayıs 1934'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında ölür. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin’ de yer almıştır. 

Daha fazla detaya inmeden zaman makinemi çalıştırıp 1935 yılına Rusya’ya gidiyorum.

-Üstadım, seninle ilgili bir makale hazırlıyorum ve ‘Benim Üniversitelerim’ kitabını aslında neden yazdığını merak ediyorum?

-Yabancı, biyografimi okuduysan çok istememe rağmen üniversiteye gidemediğimi biliyorsundur. O yıllar, Rusya’da hayatta kalmak çok zordu ancak bu isteğimin bana en büyük katkısı, üniversite okuyamadığım için elde edemediğim bilgileri, kitaplardan öğrenme arzumun inanılmaz seviyeye ulaşmasıdır. Ayrıca bir şeyler öğrenme fırsatı bulduğum insanları çok iyi gözlemledim. Sanırım yazarken de bunları çok gerçekçi bir şekilde anlattım.

Benim üniversitelerim, kendi hayatlarının acımasız gerçekliğini bana öğreten gerçek insanlardır… 

Toplum dışına itilmiş yersiz yurtsuz aylaklar ve serserilerdir… 

Açlığı, zulmü ve baskıyı; devlet ve kiliseyle ilişkilerini sorgulayan devrimcilerdir… 

Kürek mahkûmları gibi sürekli çalışan, hayatlarını aklın rehberliğinde yaşamak isteyenlere düşman olan Rus köylüleridir…

-Üstadım son tahlilde, hayatla ilgili bana ne tavsiye edersin?

-Yabancı o zaman kulaklarını iyi aç ve söyleyeceklerimi iyice dinle;

- 'Her bilginin kaynağı insandır. İnsanlar zahmetle ve kabaca öğretirler ama öğrettikleri bilgiler kitaplardan çok daha derin ve sağlamdır.'

'Tanrı bizi bu dünyaya akılsız çocuklar olarak gönderir, ama akıllı ihtiyarlar olarak geri almak ister. Bu yüzden okumak gerekir…'