Ekonomik sistemlerin en temel sorunlarından biri, üretilen gelirin toplum kesimleri arasında nasıl paylaşıldığıdır.
Ekonomi literatüründe sıkça kullanılan ancak kamuoyunda yeterince tartışılmayan kavramlardan biri de "zorunlu taleptir.
Türkiye ekonomisinin en kritik başlıklarından biri olan enflasyon, Nisan ayı verilerinin açıklanmasıyla birlikte yeniden tartışmaların merkezine yerleşmiş bulunuyor.
Ekonomi dünyasında yeni terimler duymak bazen kafamızı karıştırır, değil mi? "Altına dayalı kira sertifikası" deyince kulağa biraz karmaşık gelebilir ama aslında işin özü çok basit: Altına yatırım yaparken hem güvenli hem de kazançlı bir yol arayanlar için yeni bir seçenek. Şimdi gelin, bunu basitçe anlatayım.
Her zaman altın, Türk insanının en güvendiği yatırım araçlarından biri olmuştur.
Arkadaşlar, son yıllarda etrafımıza baktığımızda hepimizin fark ettiği bir durum var: Tüketim çılgınlığı! Her köşe başında bir indirim, her vitrinde "yeni sezon" tabelası…
Eskiden alışverişe çıkınca çoğumuz ne görsek alırdık. "Bu var mıydı?" diye bakmaz, ambalajına bakar, fiyatına bakar ve sepeti doldururduk. Ama son yıllarda işler değişti. İnsanlar artık daha bilinçli, daha seçici. Peki neden?
Son zamanlarda ekonomi haberlerinde sık sık "kontrollü liberalizasyon" kavramını duyuyoruz. Peki, bu nedir, ne işe yarar ve bizi nasıl etkiler? Gelin, bunu herkesin anlayacağı dille birlikte açıklayalım.