Günümüz dünyasında ekonomik ve toplumsal yapılar, geçmişe kıyasla çok daha hızlı değişim ve belirsizliklerle karşı karşıya. Küresel ticaretin dalgalanmaları, iklim değişikliğinin etkileri, teknolojik dönüşümler ve pandemiler, ülkelerin hem ekonomik hem de toplumsal dayanıklılıklarını test ediyor.
Günümüz dünyasında politika yapımı giderek daha karmaşık hale geliyor. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, iklim krizi, teknolojik dönüşüm ve toplumsal değişim gibi unsurlar, kamu politikalarının çok boyutlu düşünülmesini zorunlu kılıyor.
Son yıllarda ekonomideki en tartışmalı konulardan biri, kazanımların toplum içinde giderek kutuplaşmasıdır.
. Yeni iş fikirleri, yenilikçi ürün ve hizmetler, istihdam yaratma kapasitesiyle ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağlıyor.
Dünya nüfusu hızla artarken, gıda güvenliği giderek kritik bir küresel mesele haline geliyor. 2050 yılına gelindiğinde, BM tahminlerine göre dünya nüfusunun 9,7 milyara ulaşması bekleniyor.
Türkiye, tarımda üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltma çabalarını yoğunlaştırıyor.
Dünya ekonomisi, özellikle son iki on yılda köklü bir değişim geçiriyor. Eskiden bir ülkenin veya işletmenin gücü; sahip olduğu toprak, fabrika ve makinelerle ölçülürdü. Ancak günümüzde fiziksel varlıklar, artık tek başına yeterli değil.
Günümüzde ülkelerin ekonomik, sosyal ve politik başarılarını ölçerken sadece milli gelir veya büyüme rakamlarına bakmak yeterli olmuyor.