Dolar $
31.03
%0.06 0.02
Euro €
33.6
%0.05 0.01
Sterlin £
39.24
%0 0
Çeyrek Altın
3335.21
%0.07 2.17
SON DAKİKA

Konut satışlarında tarihi düşüş

Soner Keleş 16 Tem 2023

Türkiye ekonomisinin lokomotifi ve stratejik öneme sahip olan inşaat sektörünün 2018 yılından bu yana yaşanan küçülme eğiliminde olması gayrimenkul sektörünü ve konut piyasalarını da olumsuz yönde etkisi altına alıyor.

Konut satışlarında yılbaşından sonra başlayan duraklama Haziran ayında satışların daha da düşmesi ile devam etti. Konut satışlarında yıllık düşüş ivmesi Haziran ayında da devam etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,4 azalarak 83 bin 636 oldu. Böylelikle konut satışlarında 2013 yılından bu yana en sert ikinci düşüş oldu. Son on yılda aylık ortalama 100-120 bin arası konut satışı olurken bu yılın Haziran ayından tarihi düşüş yaşandı. 

Gayrimenkul sektöründe mevsime bağlı olarak normal şartlar altında Ocak – Şubat ayları daha sakin geçerken, Nisan dan itibaren Temmuz ayına kadar talepte artış yaşanırdı. Ancak son iki yıldır hızla artan konut fiyatları ve deprem sonrası başlayan iç göç ile birlikte satılık yerine konut kiralamaya yönelik talepler daha fazla oluşmaya başladı. Seçim sonrası oluşturulan yeni kabinenin ekonomi kurmaylarının Türkiye ekonomi programının 3 temel bileşen dahilinde yeniden tasarlayacağı açıklandı. Öncelikle mali disiplinin tesisi, enflasyonun düşürülmesi için kademeli parasal sıkılaştırma, yapısal reformlar ile birlikte krediye ulaşımın zorlaşacağı ortaya çıktı. Bu durum gayrimenkul sektöründe konut kredisi faiz oranlarını daha da yukarıya çekti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 66,8 azalış göstererek 13 bin 463 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 16 ya geriledi. Sektörün hareketli olduğu dönemler yüzde 40 seviyelerinde olan ipotekli satışların ciddi oranda azalması sektöre olan talebi olumsuz yönde etkiledi. Diğer taraftan inşaat maliyetlerinin hızla yükselmesi, deprem nedeniyle konut talebinin artması, yeni konut üretiminin halen ihtiyaca uygun seviyelere gelmemesi nedeniyle yaşanan yüksek fiyat artışları ilk el konut satışlarında da düşüşe neden oldu. Gayrimenkul sektöründe normal dönemde yüzde 50 seviyelerinde olan ilk el satış oranları bu yıl yüzde 30 seviyelerine kadar geriledi. Tüketicilerin arz talep dengesi ile daha uygun fırsatların oluşabileceği 2.el konut pazarına yöneldiği görüldü. 

Konut yatırımcılarının çekildiği, gerçek ihtiyaç sahiplerinin de konuta erişiminin çok zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Yükselen konut fiyatları hem yatırımcıyı hem de konut ihtiyacı olan kesimi sektörden uzaklaştırdı. Bu tablo önümüzdeki süreçte satıcıların direncinin kırılmasıyla birlikte 2.el konut fiyatlarında düşüşe, yeni konut fiyatlarında ise artış yerine durağanlaşmaya bırakacaktır. Yatırımcıların konut yerine daha düşük bütçeli otomobil, arsa vb. yönde talebinin arttığı görülüyor. Arsa pazarlama ofislerinin artması ve çeşitlenmesi hem yatırım hem de hafta sonu veya yazlık kullanım amacıyla sektöre olan ilgiyi yükseltti. Konut fiyatlarının doygunluğa ulaşması barınma krizi ile birlikte erişilebilir konut sorununu tekrar gündeme getirdi. Birçok stk, kamu kurumu ve konut geliştiricisi bir araya gelerek bu konunun çözümü için çalışmakta ve öneriler sunmaktadır. Hayata geçirilecek olan çözüm önerilerinin konut ihtiyacına cevap vermesi ve sektörü tekrar hareketlendirmesi beklenmektedir.