SON DAKİKA

Rusların yoğun haftası

Prof. Dr. Vişne Korkmaz Cuma 22 Mayıs 2026 02:00

Bu bir film karesi olsaydı, geçişleri hızlı hızlı nasıl gerçekleştirebileceğimi hayal ediyorum.

1. Sahne: Rusya-Ukrayna savaşı 5. Yılında oldukça sert bir biçimde sürüyor. Ukrayna geçtiğimiz günlerde Rusya’ya yönelik en sert dron saldırılarından birini gerçekleştirdi. Moskova ve Kursk vuruldu. Moskova semalarına doğru alev ve dumanın yükseldiğini gördük. Aynı saldırı çerçevesinde Solneçnogorsk’daki en büyük petrol rafinelerinden biri de vuruldu. Bir süredir Kiev, Rusya’nın Hürmüz krizini artan petrol fiyatları üzerinden kara döndürmemesi için zaten kritik altyapıyı hedefe oturtmuş durumda. Yine de haritayı açıp bakarsanız Ukrayna dronlarının kuzeyden güneye çok geniş bir alanda hedefleme yaptığını görürsünüz. Tabi Rusya’da Ukrayna’ya yönelik büyük bir saldırı ile cevap verdi. Ordu Donbass’da ilerlediğini de söylüyor. Karşılıklılık çalışıyor ve sahada büyük bir şey değişmiyor gibi dursa da Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırısının tonunu ve genişliğini not edin derim. 

Nükleer tatbikat ne mesaj veriyor

2. Sahne: Muhtemelen biz değilsek bile Kremlin Ukrayna’nın saldırısının niteliğini not etmiş olacak ki son yılların en büyük, en geniş çaplı nükleer tatbikatını, saldırının hemen ertesinde başlattı. Geçtiğimiz hafta Rusya nihayet başarılı bir kıtalararası füze (ICBM) denemesi de yapmıştı. Bu tatbikatta da hava, füze, kara ve denizaltı çoklu nükleer unsurlarını Rusya-Belarusya ekseninde sahaya sürdüler. Rusya üç mesaj veriyor bu tatbikatın niteliği ve çerçevesi üzerinden: İlk mesaj, tatbikatın çok kısa süreli bir bildirimin ardından neredeyse hiçbir uyarı olmadan başlaması ile ilgili. Çok geniş kapsamlı olmasına rağmen sürpriz bir tatbikat ile karşı karşıyayız yani. Aslında Yeni-Start Anlaşması vb silahların kontrolü ve sınırlandırılması anlaşmalarının sonrasındaki sisli dönemin bir sonucu bu sürprizler. 

Rusya, uygulamasını kendisinin askıya aldığı Yeni Start Anlaşmasının bir sene daha uzatılmasını teklif etmiş, ABD bu teklifi reddetmişti. Washington’un pozisyonunu anlamamız zor değil. Moskova’nın ekonomik bir yükün altında ezildiğinin ve aktif bir savaş ile sınandığının farkında. Bu şartlar altında Rusya’nın dikkatini ve yatırımlarını konvansiyonel kuvvetlerden nükleer stratejik kuvvetlere kaydırması çok kolay değil. Bu yüzden Putin uzatma teklifini yaptığında stratejik silahlanma yarışında ABD avantajlı olduğunu düşünerek teklifi reddetti. Fakat işte ortada bir sınırlandırma anlaşması ya da rejiminin olmamasının bir yan etkisi var: şeffaflığın ortadan kalkması. Sürpriz faktörünü Rusya bir avantaj olarak kullanabileceğini bu tatbikatla bir mesaj olarak muhataplarına iletiyor. Gerçi, Rus nükleer doktrinini okuyan biri için bu büyük tatbikat, işin içine Belarusya’nın katılması şaşırtıcı değil. Rusya’nın inkâr aracılığı ile caydırıcılığını işler kılmakta yaşadığı zorluk Moskova’yı cezalandırma aracılığıyla caydırıcılığı daha güçlü düşünmeye itebilir. Sürpriz üzerinden yaşanacak şok iki işleve sahip: Bir yandan cezanın yarattığı korku ve acıyı artırıyor, diğer yandan Rusya’nın acı çektiği çoğunlukla konvansiyonel zafiyeti bir süre görünmez hale getiriyor. Eğer Rusya, Ukrayna savaşı üzerinden topraklarında daha fazla hedef alınırsa bu tür bir sürpriz faktörünün cazibesine kapılabilir mesajı ilk duyduğumuz mesaj. 

Belarusya üzerinden ne söyleniyor?

İkinci mesaj, bu tatbikatın Belarusya’yı kapsaması ile ilgili. Rusya 2024 sonrasında adım adım Minsk’i Ukrayna Savaşının içine daha çok duhul etti. Geçtiğimiz yıl Oreşnik Balistik füze sistemleri Belarusya’ya konuşlandırıldı. Bu füzelerin konvansiyonel ve nükleer başlık taşıyabildiği, Belarusya’nın Rus taktik nükleer silahlarının topraklarına konuşlanmasına müsaade ettiği biliniyor. Silahlar Rusya’nın kontrolünde olduğu için görünürde NPT’yi delen bir durum yok. Ama tüm resimle birlikte Belarusya ordusunun nükleer silah konuşlandırması için hazırlanması amaçlarından biri olan bir tatbikatla karşı karşıya olmamız Ukraynalı yetkililerin Rusya, nükleer silahların yayılması rejimine aykırı hareket ediyor serzenişlerini anlamamızı sağlıyor. Belarusya kendisini Batılı/Ukraynalı güçlerin hedefine oturtmuş durumda ama Minsk aynı zamanda Rusya nükleer şemsiyesinin koruması altında da. Öyleyse bu tatbikatla ne denmek isteniyor. Bir yandan Avrupa başkentlerini daha güzel hedefleyebilecek bir stratejik derinlik yakalandığı söyleniliyor, diğer yandan- ve bence bu daha önemli Belarusya üzerinden- örtülü değil daha açık bir cephenin Ukrayna’ya karşı açılabileceği mesajı iletiliyor.

Üçüncü mesaj, ilk iki mesajın bittiği yerden sazı eline alıyor. Rusya caydırıcılığını nükleer kuvvetlere dayandırmış durumda. Rusya’nın nükleer silahlarının ve taktik nükleer kuvvetlerinin Avrupa’da yarattığı baskı fakat sadece bir savunma stratejisinin ötesinde. Rusya Avrupa’ya yönelik konvansiyonel ya da hibrit tehdidi üzerinden ve Avrupa’nın Rus nükleer ikinci vuruş gücünü sınayacak bir cevabı tetiklemeye cesaret edemeyeceği inancı üzerinden Avrupalıların Ukrayna savaşına daha fazla bulaşmasını engellemeye çalışıyor. Rusya inkâr aracılığı ile caydırıcılığın işlemesinin yegâne yolunun nükleer cezalandırma kapasitesini kullanılabilir tutmak olduğunun farkında. Kâğıt üzerinde iyi işleyecek bir plan ve açıkçası Rus nükleer tehdidinin her zaman ciddiye alınması gerektiğini düşünmüşümdür. Fakat, tehdidin ciddiyeti henüz Rusya’ya yönelik dron saldırılarını caydırabilmiş değil. ABD’nin stratejik balistik kapasitesi ile savaşa girişini ya da bazı Avrupa başkentlerinin çok açık ve agresif desteğini Rusya şu ana kadar kısmen engelledi ama bu Rusya’ya Ukrayna saldırılarını durdurma gücü vermiyor. Avantajlı olmak ve sahada savaşı kaybetmemek üzerinden kazanç elde etmek Rusya’yı savaşan kazanan tarafı haline henüz getirmedi. Bu da Rusya’yı inkar aracılığı ile caydırıcılıktan ceza aracılığı ile caydırıcılığa geçmeye daha rahat zorlayabilir.

Sonuçta ikinci sahneyi kapatırken, Ruslar ve Avrupalılar ve tabi Ukraynalılar bu mesajların ciddiyeti hakkında düşünüyorlar.

Çok kutupluluk sihirli kelime ama Ukrayna düğümünü çözemiyor

Üçüncü sahne: Putin, birkaç gün önce Trump’ın yürüdüğü tören alanından geçerek Xi ile görüşüyor. Çinliler Ruslara büyük bir saygı ile davranıyorlar. Amerikalılara da öyle davranmışlardı. Ukrayna konusunda Rusya’nın tavrı onaylanmasa da hem askeri-hem sivil kullanıma uygun teknoloji Rusya’ya sağlanmaya devam edilecek. Putin’in ziyareti Çin’in Xi-Trump zirvesi ile üzerinde soru işaretleri beliren çok kutupluluk retoriğine dönme fırsatı oldu. Rusya da dosta düşmana Çin-Rusya stratejik küresel diplomatik işbirliğini bozmanın çok kolay olmadığını gösterdi. Fakat bu çok-kutupluluk söylemi, Beijing’de meydanda son derece etkileyici dursa da büyük güç mücadelesinin kisvesini yırtamıyor. Ukrayna savaşına bir son yazamadığı gibi, Rusya ve Ukrayna’nın savaş pozisyonlarını da değiştiremiyor.

Bir film olsaydı bu Putin’in çok çalıştığı bir haftanın izlerini yansıtır, art arda Moskova’nın nasıl vurulduğunu, Rus nükleer tehdidinin Belarusya üzerinden Avrupa ve Ukrayna’yı nasıl sıkıştırdığını ve Rus devlet başkanının Çin’de nasıl sımsıcak karşılandığını görürdük. Dünya karmaşık bir yer dostlar…