Dolar $
32.41
%0.11 0.03
Euro €
34.43
%-0.63 -0.21
Sterlin £
40.36
%-0.53 -0.21
Çeyrek Altın
4014.68
%-0.05 -2.12
SON DAKİKA

DÖNÜŞÜM

YEŞİL HİDROJEN MANİFESTOSU 

Hydrogen Europe (Hidrojen Avrupa) bir Avrupa Komisyonu yapısı. Avrupa Birliği’nde Haziran ayında yapılacak seçimler öncesi, son derece önemli bir manifesto yayımladı. Bu manifestonun içeriğine değinmeden önce, nedenlerini konuşmak gerek. Her ne kadar 

Rusya-Ukrayna savaşı enerji arz güvenliğini sert bir şekilde gündeme taşımış olsa da bu başlık zaten ülkelerin bağımsızlığı için bilinen ve sakınılan bir tehdit olarak var olagelmiştir. Dahası gerek ekonomik gerekse siyasal endişeler, iklim eylemi ve sürdürülebilirlik çabalarıyla aynı çatı altında buluşmuştur. O çatı, 2050 net sıfır hedefi ve karbonsuzlaşma kararıdır. Paris İklim Anlaşması ,Avrupa Yeşil Mutabakatı ve RePowerEU planı, birbirini bütünleyen içeriklerle yeşil dönüşümü şekillendirmektedir. Bu sürecin en önemli ürünü de yeşil hidrojen olarak hayata girmiştir. Büyük hamleler yapılıyor. Suudi Arabistan, bir fosil yakıt devi olmasına rağmen dünyanın en büyük yeşil hidrojen üretim tesislerini kurma aşamasında. ABD, enflasyonla mücadele paketinde üretimi sübvanse edecek önlemleri açıklamıştır. Kaliforniya, yeşil hidrojen için merkez üs haline dönüştürülüyor. Çin, güneş paneli üretiminde tekel olacak kadar yenilenebilir enerjide söz sahibi. Aynı gücü, elektrolizör üretiminde sağlamak peşinde.

Daha birkaç ay önce Mısır, Fas, Güney Afrika Cumhuriyeti, Moritanya, Kenya ve Namibya’dan oluşan 6 Afrika ülkesi, Afrika Yeşil Hidrojen İttifakı’nı kurdu. Dünya, yeşil enerji için büyük bir hızla çalışırken, elbette öncülüğü AB yapıyor. AB, Avrupa Hidrojen Bankası ile yeşil hidrojen ticaretini başlatan ilk adımı attı. 3 milyar Euro sermayeli banka, en önemli sorun “alıcı” başlığına cevap oldu. Üreticiler, 2.2 milyar Euroluk ilk ihaleye Kasım 2023’te girdi. 800 milyon Euroluk 2. ihale şu sıralarda devam ediyor. Doğalgaz altyapısını temel alarak hidrojen için kullanılacak boru hatları sistemi; EHB: Avrupa Hidrojen Omurgası oluşuyor. Yeşil hidrojen vadileri kuruluyor. Fonlar oluşuyor, dağıtılıyor. Hydrogen Europe diyor ki, bu değerli çalışmaların tümü, seçim sonrası aynı güçle ve hızla devam etsin, zayıflamasın, yok olmasın, yönü değişmesin. Hydrogen Europe manifestosu, enerji geçişini ön plana ve merkeze koyuyor.Hidrojenin Avrupa'nın rekabet gücü, istihdam yaratma ve iklim hedeflerine faydalarını üç koşul ile vurguluyor: 

Rekabetçi, dirençli ve sürdürülebilir bir Avrupa için AB Sanayi Politikası,

Temiz hidrojen için gelişen bir Avrupa Pazarı,

Enerji sistemine dayanıklılık ve esneklik sağlayan Pan-Avrupa altyapısı.

Öncelikli öneriler de var: 

1. Endüstriyel limanları, temiz hidrojen taşınmasının ve kullanımının artırılması için merkezler haline getirin. 2. Hidrojenin taşınmasını milyonlarca kilometrelik doğal gaz boru hatları gibi mevcut altyapılar ile sağlayın. 3. Filolar, yük ve koridorlar aracılığıyla taşımacılıkta hidrojenin kullanım alanını genişletin. Çünkü, uzun süreli taşımacılıklarda otomobillere, kamyonlara ve otobüslere bel bağlamak, petrol kullanımının en büyük kozlarından birisi konumundadır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kaçır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, bu alandaki her gelişmeyi farklı bileşenleri ile kendi bakanlıklarında görüyorlar.

Ancak hala, sadece yeşil hidrojene özel olarak atanmış bir otorite oluşturulmadı. Bu bir bakan yardımcılığı konumu da olabilir, benzeri bir başka yapı da. Hydrogen Europe manifestosu, AB gelecek yönetimlerini hedef alabiliyor. Bunu sağlamamız elzemdir.

YEŞİL HİDROJENLİ OSB 

Gaziantep B.B.Başkanı Fatma Şahin’in müthiş vizyonundan söz etmiştik. Türkiye’nin ilk yeşil hidrojenle çalışan otobüsleri Gaziantep caddelerinde dolaşıyor. Üstelik, bu aracı yapan bir Türk firma, Karsan! Fatma Şahin, Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği’nin organizasyonu ile iki yıl önce Almanya’da Köln Belediye’nde yaptığı incelemeleri hayata geçirmeye kararlı. Köln’de 140’tan fazla belediye otobüsü yeşil hidrojenle halka hizmet veriyor. Üstelik egzosdan karbondioksit çıkmıyor, atık saf su oluyor. Bu değerli gözlemin mimarı Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği-H2DER, Şubat ayı genişletilmiş yönetim kurulu toplantısını çok değerli bir gelişme ile taçlandırdı: Marmara OSB, yeşil hidrojen üretim ve Ar-Ge Merkezi kurulmasını konu alan işbirliği anlaşması imzalandı. Toplantı, Gebze’de Linde Gaz A.Ş. evsahipliğindeydi. H2DER Başkanı Yusuf Günay, oluşan işbirliğinin ülkeye örnek teşkil edeceğini söyledi.

Marmara OSB Yönetim Kurulu Başkanı Menderes Akar, Bandırma’daki vizyonu bütün Türkiye’ye taşıyabiliriz, dedi. Merkez, öncelikle OSB’nin ihtiyacına yönelik yeşil hidrojen üretecek, ekosistemi güçlendirecek tanıtım ve eğitim faaliyetleri üretecek. Evsahibi, Linde Gaz, hidrojen konusunda çok deneyimli bir dünya devi. 80 yıldır hidrojen üretim ve satışı yapan şirketin Genel Müdürü Adnan Ünal, iklim eylemi ve karbonsuzlaşmanın bütün dünyada getirdiği hareketlenmeye dikkat çekiyor ve Marmara OSB işbirliğini bu nedenle çok değerli ve öncelikli olarak tanımlıyor. H2DER, Mayıs 2022’den bu yana, faaliyet gösteriyor. Hydrogen Europe ve SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu) üyesi olarak, ülkeye hizmet ediyor. 

HİDROJEN FIRSATTIR

Avrupa Hidrojen Bankası, Kasım 2023’te 2.2 milyar Euro’luk ilk ihalesine çıkmıştı. 800 milyon Euro’luk ikinci ihalenin başvuruları da tamamlandı. 17 AB ülkesinden 132 teklif alındı.

AB, RePowerEU dediği planla, 2030 yılına dek her yıl 10 milyon ton yeşil hidrojen üretme 10 milyon ton da satın alma kararı açıklamıştı. Enerji arz güvenliği ve iklim eylemi, bu yapıyı zorunlu kılıyor. Bir yandan üreticiler oluşuyor, bir yandan sanayi ve günlük kullanımda hidrojenin yeri gelişiyor. Ancak maliyet önemli handikap. Üretim, görece pahalı. Fosil yakıtlar şimdilik daha ucuz. 

AB’nin, Hidrojen Bankası aracılığı ile topladığı teklifler, toplam 8,5 gigawatt (GWe) elektrolizör kapasitesini öngörüyor. Bu, on yıllık bir süre içinde toplam 8,8 milyon ton yenilenebilir hidrojen üretimi demek. Yıllık bazda bu miktar, AB'nin 2030 hedefinin sadece yaklaşık %10'unu kapsayacaktır. Yani, AB’nin hala çok miktarda yeşil hidrojen ihtiyacı var. Avrupa İklim, Altyapı ve Çevre Yürütme Ajansı (CINEA) şu anda tekliflerin kabul edilebilirliğini ve uygunluğunu kontrol ediyor. İhaleler devam ediyor; yenilikçi düşük karbonlu teknolojiler için 4 milyar Avro tahsis edilecek. 

Türkiye, uluslararası entegrasyonu güçlendirerek yeşil hidrojen sektörünün güçlü oyuncusu olabilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, elektrolizör üretimini, destek paketlerinde tanımlayabilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sadece yeşil hidrojene ait bir otorite belirleyebilir. Bu yarışta olmak zorundayız.

TENİS DEYİNCE ANTALYA

Dünyada en çok tenis kortu bulunan şehrin Antalya olduğu konuşulmuştu yıllar önce. Elbette sportif amaçlardan çok, turizm içerikli şahane tesislerimiz  bu zenginliği sağlamıştır. Üstelik yaklaşık 10 ay gibi olağanüstü bir uzunlukta açık havada oynamaya uygun bir iklim ile…

Bisiklette, başta Abdurrahman Açıkalın ve federasyon başkanı Emin Müftüoğlu, büyük gayretlerle önemli atılımlar sağladılar. Golfte, THY destekli turnuvalar, Gloria Resort’ların organizasyonları, onlarca, yüzlerce takımın kamp süreçleri, hep kenti sporla buluşturan büyük faaliyetler olarak gerçekleşti. Şimdi yeni bir süreç başlayacak, Kemer, padel ile tanışacak. Tenis, squash ve badminton unsurlarını birleştiren padel, hem açık hem kapalı kortlarda oynanabilen bir spor. Kemer’de Corendon Tennis Club bünyesinde toprak zeminli  14 kort açılacak. Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, bu tür projelerin ülke sporu ve tenis katkısı nedeniyle Corendon Turizm Grubu Kurucu Ortağı Yıldıray Karaer’e teşekkür etti. Kararer’in “Antalya’yı tüm tenisseverler için bir yaşam merkezi haline getirebiliriz” sözleri, girişte sunduğumuz gerçekliğin, vizyona dönüşme olasılığıdır. Antalya adını bütün tenis dünyasının öğrenmesi sağlanmalıdır.