Kıymetli okurlarım bu hafta serimizin 2.kitabında, Platon'un Devlet hayalini günümüzün Türkiye'si ile mukayese etmeye çalışacağım
Kıymetli okurlarım son zamanlarda dünyada ve ülkemizde her şeyin kötüye gitmesi beni edebiyat ve felsefeye daha çok yaklaştırdı.
Kundalini, insanın içinde sarmal halde duran kıvrılmış bir yılan gücünü temsil eder. Bu güç inanılmaz bir potansiyel enerjiye sahiptir ancak varlık bilincine ulaşamamış, yaşamsal farkındalık ve kendini gerçekleştirme çabasından uzak insanlarda bu güç uyku halinde olduğu için o insana hiçbir katkı sağlamaz.
Kıymetli okurlarım uzun bir aradan sonra Türkiye gündemi ve gerçekler serime kaldığım yerden devam etmek istiyorum.
Bu hafta ki yazıma, kütüphane tutkunu, Arjantinli ünlü şair ve yazar Jorge Luis Borges ile başlamak istiyorum. Borges "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir" diyen bir kütüphane tutkunudur.
Sıcak bir yazı daha uğurlarken içimizden, gönül yapraklarının sarardığını ve döküldüğünü görmek, ancak bunu kabullenmeyecek bir ruh halinde bir deniz kıyısında, güneşin batışını izlemek kadar hüzün verici olması her şeyin…
Geçtiğimiz hafta, kimsenin artık hatırlamaya bile tenezzül etmediği bir günde, bu ülke 26 yıl önce 40 binden fazla insanını kaybetmişti…
Beytü'l-Hikme veya Bilgelik Evi aynı zamanda Büyük Bağdat Kütüphanesi olarak da bilinen, İslam'ın Altın Çağı sırasında Abbasi halifelerine ait en büyük ve en özel kütüphaneyi temsil eder.