İnsanlık tarihi, büyük ölçüde enerji kaynaklarının tarihidir. Ateşin denetlenmesiyle başlayan süreç, su ve rüzgâr gücünün kullanılmasıyla devam etmiş; kömür Sanayi Devrimi'ni, petrol ise modern ekonomiyi şekillendirmiştir.
Son yıllarda enerji dünyasında en çok tekrarlanan iddialardan biri, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte petrol çağının sona ereceğidir.
Hidroelektrik santralleri, uzun yıllardır enerji arz güvenliğinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Uzun yıllar boyunca Azerbaycan'ın uluslararası alandaki önemi büyük ölçüde enerji kaynakları üzerinden değerlendirildi.
Tarihte bazı coğrafyalar vardır ki, onları anlamadan dünyayı anlamak mümkün değildir. Kızıldeniz bunlardan biridir. Hürmüz Boğazı, Karadeniz, Kore Yarımadası ve Tayvan da öyledir. Bugün gazetelerin dış haberler sayfalarında gördüğümüz birçok gerilim, aslında geçmişten devralınan hesaplaşmaların günümüzdeki yansımalarıdır.
Dünya uzun yıllar boyunca enerji krizlerini petrol ve doğalgaz üzerinden okudu. Körfez'de yaşanan gerilimler, tanker rotaları, boru hatları ve enerji arzı küresel ekonominin en kritik başlıkları arasında yer aldı. Ancak son yıllarda sessiz biçimde büyüyen başka bir başlık daha öne çıkmaya başladı: su güvenliği.
Sayfa Bir ülkenin küresel ekonomideki gerçek etkisi yalnızca askeri kapasitesiyle ölçülmüyor. Üretim yapabilen, enerjiye kesintisiz erişebilen ve dünya ticaretinde belirleyici rol üstlenebilen ülkeler, uluslararası sistemde daha güçlü bir konuma yükseliyor.
Enerji, Avrupa ekonomisinin görünmeyen omurgasıdır. Bu omurgada oluşan en küçük kırılma, üretim maliyetlerinden ticaret dengesine kadar geniş bir alanda etkisini gösterir.