Mısır neden yok?
Mekke Anlaşmasıyla ilgili olarak dile getirilen soruların başında, Mısır'ın neden pakta katılmadığı geliyor. Anlaşılan o ki Türkiye ve Pakistan, pakt daha güçlü ve kapsayıcı olsun diye Mısır'ın katılımında ısrar etmişler. Ankara bunu sağlamak için mekik diplomasisi uygulamış. Fakat Suudiler Mısır'ı istememiş. Mısır'da katılmayı uygun görmemiş.
Riyad ile Kahire’nin ilişkileri iyi. İki devlet Libya, Somali, Sudan ve Suriye’de Türkiye ile beraber hareket ediyorlar. Riyad Mısır’a her sıkıştığında borç verdi ve finansal destek sağladı. Buna rağmen neden Mısır’ı istemediler? Bunun en önemli sebebi Mısır’ı beslemekten yorulmuş olmaları. Mısır’a yüz milyarlarca dolar verdiler. Karşılığını alamadılar. Suudiler, daha az finansal destekte bulundukları Pakistan’la Mısır’dan elde ettiklerini karşılaştırdıklarında, Kahire’ye mesafe koymaya karar vermiş görünüyorlar.
Suudiler bu paktta işlevlerinin finansörlük olduğunu biliyorlar. Orduları zayıf. Savunma sanayileri yok mesabesinde. Gayeleri ordularının güçlenmesi ve savunma sanayinde mesafe almış projelere ortak almak. Mısır ordusu güçlü değil. Kaddafi döneminde, kendilerinin yirmide biri kadar kalabalık olan Libya’nın ordusunu püskürtmek dışında bir zaferleri yok.
Ordu Mısır ekonomisinin %60’ını ordu kontrol ediyor. Çamaşır üreten, market işleten, müteahhitlik yapan, otelleri ve tatil köyleri olan bir ordudan bahsediyoruz. Her sektörde faaller. En zayıf oldukları sektör, savunma sanayi. Generallerin satışları ve karlılığı artırmanın, maliyetleri ve giderleri azaltmanın peşinde olduğu bir ordu, savaşabilir mi?
Suudiler Arap baharı esnasında Mısır ve BAE ile ittifak kurdular. Libya, Suriye, Sudan ve Yemen’de egemenlik kurmaya çalıştılar. Yemen’de Husilere mağlup olan bu ittifak, diğer ülkelerde de başarılı olamadı. Bu gelişme, Suudileri hırslı ve saldırgan olan BAE’den uzaklaştırdı. Riyad’da Mısır ordusunun zayıf olduğu kanaatini oluşturdu. Bu nedenle Mısır’ın askeri bir pakta katkısının sınırlı olacağını düşünüyor Suudiler.
Bir diğer neden Suudilerin en amansız rakibi haline gelen BAE’nin özellikle ekonomi alanında Mısırla iyi ilişkileri olması. BAE Mısır’daki majör yabancı yatırımcılardan biri. Birçok sektörde Mısır ordusuyla ortaklıkları var. Suudiler bu ilişkiler nedeniyle Mısır’ın manipüle edilebileceğini düşünüyorlar.
Her iki devlette Arapların liderliğine talipler. Suudiler ‘’Parayı biz vereceğiz. Türkiye ve Pakistan’ın savunma sanayindeki teknolojik üstünlüklerinden ve ordularının kabiliyetlerinden Mısır neden yararlansın?’’ diye düşünüyorlar.
Suudiler İran savaşında Mısır’dan umdukları desteği alamadılar. BAE’ye füzesavar ve mühimmat gönderen ve askeri konularda destek veren Kahire, aynı yaklaşımı Suudi Arabistan’dan esirgedi.
Mısır’da ittifaka katılmaya istekli değildi. Mısır’ın bütün komşuları sorunlu. Libya’da istikrar ve emniyet sağlanmış olsa bile halen tek hükümet yok. Sudan’da isyancılar geriliyor olsa da iç savaş sürüyor. Gazze patlamaya hazır bomba. İsrail’in ne zaman ne yapacağı belli değil. İlaveten Etiyopya’yla zaman zaman sıcak çatışmaya dönen Nil nehrinin sularının paylaşımı sorunu sürüyor.
Mısır bu sorunları varken, stratejik açıdan önemli görmediği Irak, Suriye ve Lübnan’la ilgili inisiyatif almak istemiyor. Zira İran’la karşı karşıya gelmek istemiyor. Oysa Türkiye ve Suudi Arabistan Irak, Suriye ve Lübnan’da istikrarı sağlamayı hedefliyorlar. Aksi halde her iki ülke açısından da hayati derecede mühim olan enerji, kara yolu ve demiryolu projeleri gerçekleşmez. Bu ülkelerdeki sorunlar Türkiye ve Arabistan’a da yansır.
Mısır Suudilerin ilk hedefi olan Husilerle arasını bozmayı göze alamıyor. Husiler Babülmendep boğazını uzun süre kapatırsa Süveyş Kanalı atıl kalır. Halihazırda boğaz açık. Husiler sadece Suudilere abluka uyguluyor. Yani Suudi Arabistan’a giden veya oradan kalkan gemilerin geçişine izin vermiyorlar. Arabistan Babülmendep ile Süveyş’in arasında olduğundan, bu abluka Mısır’ı etkilemiyor.
Mısır Pakistan’la ittifak kurduğunda Hindistan’ı kaybedeceğini ve Hindistan’la müttefik olan İsrail’le ilişkilerinin bozulacağını görüyor. Türkiye’nin İsrail ve Hindistan’la ilişkileri zaten bozuk. Yani Türkiye’nin kaybedeceği bir şey yokken Mısır’ın var. Mısır pakta girdiğinde Suudi Arabistan’la rekabet halindeki BAE ile ilişkilerinin bozulmasından çekiniyor. Suudi Arabistan ve Türkiye’yle ilişkileri olumsuz etkilenmesin diye Hindistan-İsrail-BAE İttifakına da girmemişlerdi.
Mısır çok yönlü dış politika izliyor. Mesela Sudan, Libya, Suriye ve Somali’de Türkiye ile hareket ediyor. Buralarda BAE ile hasım durumda. Hatta BAE, Mısır’a karşı Etiyopya’yı destekliyor. Rönesans barajını finanse ediyor. Ama bunlar ekonomik ilişkilerin gelişmesine mani değil.
Mısır pakta girse Yemen’de Suudileri desteklemek zorunda kalır. Bu, Kahire’nin Husilerin yanında İran ve BAE ile olan ilişkilerini de bozar. Zira Husilerin arkasında İran var. Anakarada toprağı kalmayan BAE, işgal ettiği Yemen’e ait adaları kaybetmemek için her şeyi yapar.
Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın kurduğu R-4’ün kurumsallaşma hedefi yok. Oysa Mekke İttifakı kurumsallaşacak. Dezavantajlarına rağmen Mısır’ın katılımı ittifakı güçlendirir. Bu nedenle Ankara mekik diplomasisini sonuç alana kadar sürdürecektir.