SON DAKİKA

Mansur Yavaş'ı ızlemek lazım

Cengiz Ural Salı 18 Ağustos 2026 08:05

Ankara'nın konuştuklarını duysanız şaşırırsınız. Geleceğe ait onca ihtimalin, hesabın ve sessiz görüşmenin arasından kesin bir cümle arıyorum. Bulamıyorum.

O kadar zor ki bugünlerde kulis yazmak.

Çünkü Ankara’da söylenen her söz, daha sahibinin ağzından çıkmadan başka bir anlama bürünüyor. Bir koridorda fısıldanan ihtimal, öteki koridorda kesin karar diye anlatılıyor. Sessiz kalanların plan yaptığına, konuşanların ise bildiğinden daha fazlasını sakladığına inanılıyor.

Kulis masam bugünlerde huzursuz.

Önüne hangi konuyu koysam seçim takvimine bağlıyor.

Muhalefet diyorum.

“Yeniden şekilleniyor,” diyor.

Meclis diyorum.

“Sandalyeleri değil, geçişleri say,” diyor.

Yerel yönetimler diyorum.

“Mansur Yavaş’a bak,” diye fısıldıyor.

Ankara’nın bugünkü asıl gündemi, muhalefetin hangi isimler ve hangi yapılar etrafında yeniden kurulacağıdır. Yeni oluşumlar, parti değiştiren milletvekilleri, belediye başkanlarının tercihleri ve henüz kararını açıklamayan isimler…

Herkes bir yere bakıyor.

Ama baktığı yeri söylemiyor.

AK Parti ise bu hareketliliği yalnızca izlemiyor. Mecliste ve yerel yönetimlerde gerçekleşen yeni katılımlarla siyasi alanını genişletiyor. Her katılımın sayısal değerinden daha büyük bir siyasi anlam taşıdığı görülüyor. Çünkü siyaset bazen bir kişinin nereye geçtiğinden çok, neden orada kalamadığıyla ilgilenir.

İktidar cephesinde telaşlı bir görüntü yok.

Daha çok sahayı takip eden, siyasi dengeleri gözeten ve zamanı geldiğinde hamlesini yapan bir anlayış hissediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaseti uzun zamandır böyle okunuyor: Masadaki tek bir taşı değil, oyunun tamamını izlemek.

Mansur Yavaş ise bu yeni denklemin en dikkat çekici isimlerinden biri.

Onun hakkında hemen her gün başka bir senaryo kuruluyor. Bir partiye geçeceği, başka bir oluşumda yer alacağı veya kendi yolunu çizeceği söyleniyor. Kendisi bu geçiş iddialarını reddetti. Fakat siyasette bazen açıklamalardan sonra bile sorular yaşamaya devam eder.

Yavaş’ın önemi yalnızca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmasından kaynaklanmıyor. Farklı seçmen kümeleriyle kurabildiği ilişki, onu muhalefetin yeniden şekillendiği bu dönemde kritik bir denge aktörüne dönüştürüyor.

Kulis masam tarihlerle de uğraşıyor.

“2027 sonu,” diyen var.

“2028 başı,” diyen var.

Henüz ilan edilmiş yeni bir seçim takvimi yok. Fakat siyasi partilerin hazırlıkları, milletvekili hareketleri, yerel yönetimlerdeki arayışlar ve muhtemel aday hesapları aynı noktaya çıkıyor:

Sandık bugünden kuruluyor.

Kabine değişikliği söylentileri de masada duruyor. Bazı bakanlıklar ve isimler konuşuluyor; ancak doğrulanmış bir takvim veya kesinleşmiş liste bulunmuyor. Bu nedenle beklentiyi haber, ihtimali karar gibi sunmamak gerekir.

Ankara’da kapılar sessiz kapanıyor bugünlerde.

Telefonlar daha kısa konuşuluyor.

Cümleler dikkatle seçiliyor.

Herkes geleceği konuşuyor ama kimse elindeki bütün bilgiyi masaya koymuyor.

Siz yine de dikkatle bakın.

Muhalefetteki ayrışmalara, AK Parti’ye yönelen katılımlara, Mansur Yavaş’ın koruduğu dengeye ve seçim tarihinin çevresinde büyüyen hesaplara…

Çünkü Ankara’da seçim, sandığın önümüze geldiği gün başlamaz.

Çok daha önce, kimsenin duymadığı odalarda başlar.