Diva bu kez haddini aştı!..
Magazin dünyası bu hafta da yine gündemi belirleyen olaylarla doluydu. Bir yanda sahnede yükselen tansiyonlar, diğer yanda yıllar sonra bir araya gelen unutulmaz ekran partnerleri, öte tarafta ise aylardır çözülemeyen bir oyuncu bilmecesi.
Haftanın en çok konuşulan olaylarından biri Türk Sanat Müziğinin “Diva”sı Bülent Ersoy’un Kuşadası konserinde yaşandı. Yaklaşık bir saat gecikmeli başlayan konserde beklemekten tepkisini dile getiren seyircilere Bülent Ersoy sert bir şekilde “Defol git!” diyerek karşılık verdi. Hiç kuşkusuz Bülent Ersoy Türk müzik tarihinin en önemli isimlerinden biri. Yıllardır sahnede fırtınalar estiren, sesiyle milyonlara ulaşan ve adını Türk müziğinin en güçlü isimleri arasına yazdırmış bir sanatçı. Böylesine büyük bir kariyer elbette saygıyı hak ediyor. Ancak aynı saygıyı saatler öncesinden konser alanına gelen, biletini alıp sanatçısını dinlemek için sabırla bekleyen seyirci de hak ediyor. Elbette organizasyon kaynaklı gecikmeler yaşanabilir. Ancak sahneye çıkıldığında kurulacak birkaç samimi cümle, dakikalarca bekleyen binlerce insanın gönlünü almaya yetebilir. Aksi hâlde öfkeyle söylenen tek bir cümle, gecenin önüne geçebilir, hatta yıllardır ilmek ilmek işlenen bir kariyeri yerle yeksan edebilir. Çünkü sanatçıyı zirvede tutan yalnızca sesi ya da başarıları değildir. Onu zirvede tutan en büyük güç, seyircisidir. Seyirciye “Defol git” demek, sadece Diva’nın değil, hiç kimsenin ne hakkıdır ne de haddidir. Ben kendi adıma bu konuda Bülent Ersoy’dan çok ama çok samimi bir özür bekliyorum.
Magazin gündeminin bir diğer dikkat çeken gelişmesi ise televizyon dünyasından geldi. Karadayı dizisindeki performansları ve ekran uyumlarıyla hafızalara kazınan Bergüzar Korel ile Kenan İmirzalıoğlu, 11 yıl sonra A.B.İ. dizisinde yeniden aynı projede buluşuyor. Yıllar geçse de unutulmayan ekran partnerlikleri vardır. Mahir ve Feride de o unutulmaz ikililerden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Aradan geçen yılların ardından iki başarılı oyuncunun yeniden aynı sette buluşacak olması sadece dizi sektöründe değil sosyal medyada da büyük heyecan yarattı. Eski dizinin hayranları şimdiden o güçlü ekran kimyasının yeniden oluşup oluşmayacağını merak ediyor.
Bazen bir diziyi zirveye taşıyan yalnızca senaryosu değildir. Başrol oyuncularının birbirini tamamlayan enerjisi de en az hikâye kadar belirleyici olabiliyor. Görünen o ki yapımcılar da bu gerçeğin farkında. Yıllar sonra aynı iki ismi yeniden buluşturarak izleyiciye hem güçlü bir nostalji hem de yepyeni bir hikâye sunmaya hazırlanıyorlar. Böylelikle proje, şimdiden yeni sezonun en çok konuşulan projelerinden biri olmaya aday görünüyor.
Ancak televizyon kulislerinde konuşulan tek konu bu değil. Gelelim aylardır çözülemeyen bir başka magazin bilmecesine. Kıvanç Tatlıtuğ’un yeni projesi için partner arayışı yaklaşık yedi aydır devam ediyor.
Bu süreçte sektörün en başarılı kadın oyuncularından birçok ismin adı kulislerde konuşuldu. Kimi isimlerle görüşmeler yapıldığı iddia edildi, kimi oyuncuların takvimlerinin uymadığı öne sürüldü. Birkaç isim ise günlerce sosyal medyada gündem oldu ama henüz resmi hiçbir açıklama gelmedi. İş öyle bir hâl aldı ki artık partner arayışı, muhtemel projenin kendisinden daha çok konuşulur oldu. Magazin kulisleri adeta Kıvanç Tatlıtuğ’un partneri kim olacak sorusuna kilitlenmiş durumda. Yakında yapımcıların rotayı yurt dışına çevirdiğini duyarsak kimse şaşırmayacak gibi görünüyor. Belki de bir sabah ‘Kıvanç Tatlıtuğ’un partneri yurt dışından transfer edildi’ başlıklarıyla uyanırsak kimse şaşırmayacak. Görünen o ki bu belirsizlik yeni sezonun en büyük magazin gizemlerinden biri hâline gelmiş durumda. Partner belli olduğunda yalnızca yapım ekibi değil, magazin dünyası ve izleyiciler de derin bir nefes alacak gibi.
Bakalım önümüzdeki hafta magazin gündemi bizlere hangi yeni sürprizleri getirecek?