SON DAKİKA

Altın parlamayınca yatırımcı da yüzünü çevirdi

Mustafa Deniz Çarşamba 24 Haziran 2026 02:00

Yıllardır Türkiye'de tasarruf denildiğinde akla ilk gelen yatırım aracı altın oldu. Ekonomik krizler, yüksek enflasyon, siyasi belirsizlikler ve kur şokları karşısında vatandaşın sığındığı en güvenli liman hep aynıydı: altın.

Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler gösteriyor ki yatırımcı ile altın arasındaki ilişki artık eskisi kadar güçlü değil.

İran ile yaşanan gerilim sonrasında uluslararası piyasalarda güvenli liman talebinin artması bekleniyordu. İlk etapta altın fiyatlarında yükseliş görülse de bu hareket kalıcı olmadı. Savaşın etkisinin sınırlı kalması ve küresel piyasalardaki dengelenme, altın fiyatlarının geri çekilmesine yol açtı. Türkiye'de gram altının 6 bin liranın altına inmesi de yatırımcı psikolojisini değiştirdi.

Merkez Bankası'nın hanehalkı beklenti anketi bu değişimi açık biçimde ortaya koyuyor. Hâlâ her 100 kişiden 44'ü ilk yatırım tercihi olarak altını gösterse de bu oran sadece bir ay önce 48'di. İlk bakışta küçük görünen bu düşüş aslında önemli bir sinyal taşıyor: Vatandaş artık yalnızca "geleneksel güvenli liman" anlayışıyla hareket etmiyor, getiriyi daha yakından takip ediyor.

Aslında burada şaşırtıcı olan, altının hâlâ açık ara birinci sırada yer alması. Çünkü son yıllarda yatırım dünyası ciddi biçimde çeşitlendi. Borsa, yatırım fonları, mevduat ürünleri ve alternatif finansal araçlar giderek yaygınlaşıyor. Buna rağmen vatandaşın büyük bölümü hâlâ fiziksel varlıklara yöneliyor.

Nitekim anket sonuçlarında gayrimenkule ilginin belirgin biçimde arttığı görülüyor. Ev, arsa ve dükkân tercihi yüzde 37 seviyesine yükselmiş durumda. Bu tablo, Türk yatırımcısının zihninde "taşın toprağın değeri düşmez" anlayışının gücünü koruduğunu gösteriyor. Özellikle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde somut varlıklara yönelim daha da artıyor.

Öte yandan borsaya ilginin yeniden gerilemesi dikkat çekici. Sermaye piyasalarının derinleşmesi için uzun yıllardır çeşitli adımlar atılıyor. Ancak kısa vadeli dalgalanmalar, yatırımcıların önemli bir bölümünü hâlâ ürkütüyor. Benzer şekilde döviz de eski cazibesini büyük ölçüde kaybetmiş görünüyor.

Sonuç olarak Türk yatırımcısı için altın tahtını henüz kaybetmiş değil. Ancak artık tek seçenek de değil. Görünen o ki yatırımcı, altının yalnızca güvenli liman olmasına değil, aynı zamanda kazandırmasına da bakıyor. Altın parladığında ilgi artıyor, parlaklığını kaybettiğinde ise alternatifler masaya geliyor. Ekonomide beklentilerin ve psikolojinin ne kadar belirleyici olduğunu gösteren bundan daha net bir örnek bulmak zor.