Dolar $
32.39
%0.14 0.04
Euro €
34.43
%-0.63 -0.21
Sterlin £
40.36
%-0.53 -0.21
Çeyrek Altın
4016.82
%-1.18 -47.3
SON DAKİKA

Seçimden çıkan mesajlar ve ekonomik tavsiyeler

Bir seçimi daha geride bıraktık...

Kendimi bildim bileli ilk kez bu denli sönük bir oylama süreci gördüm. Önceden oy vermek için sabahın ilk saatlerinden itibaren sokaklar cıvıl cıvıl olurdu herkes heyecanla oy vermeye giderdi fakat bu kez o izlenimi göremedim. Zaten verilere bakılırsa önceki seçimlere nazaran milyonlarca kişi de sandığa gitmedi. 

Bir diğer husus, seçimden sonraki sabah belki yüz insanı insanı gözlemledim. Hiç kimsede altını çizerek tekrar söylüyorum hiç kimsede neşe yoktu. Kazanan tarafın seçmenleri de kaybeden tarafın seçmenleri de olağan hayatına devam ediyordu. Herkes düşünceli ve dalgın halde. Zira ekonomik sorunlar insanlarda ciddi anlamda huzursuzluk ve mutsuzluk oluşturmuş. Gerçekler acıdır. 

Seçim sonucundan tüm tarafların kendine yönelik verilen mesajları iyi şekilde değerlendirip bir sonraki seçimlerde daha hazırlıklı olmalarını sağlayabilir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu seçimde çıkarması gereken mesaj, seçmenlerinin uzun yıllardır sıkı bir şekilde desteğine rağmen bu kez sandığa gidilmemesi veya başka partilere oy verilmesi insanların ne denli zor durumda olduklarının farkına varılması gerektiğidir.

Bir süredir toplumda denk geliyordum; emekli, enflasyon, göçmenler ve Gazze konularını öne sürerek oy vermeyeceklerini söylüyorlardı.

Hepimiz aynı gemideyiz, bir an önce çözüm odaklı stratejiler uygulanmalı. Pandemi zamanında nasıl hepimiz aynı gemideyken ülkenin önde gelenleriyle pandemi kurulu kurulduysa, bu kez yine zor günler geçiriyoruz ve yine hepimiz aynı gemideyiz dolayısıyla ekonomi kurulu kurulmalı." Ekonomi alanında başarı elde etmiş isimler bir araya gelip ortak kararlar alıp stratejik adımlar atılmalı. Bu ülkede üretime dayalı teşvik gelmedikçe kimse çok büyük toparlanma beklemesin.

Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesi, eski değerlerimize dönmeliyiz. Öyle bir hale geldik ki köylülerimiz bile domates, salatalık gibi sebze ihtiyaçlarını gidip şehirden karşılar oldu. Ülkemizde tarım 2000'li yıllara göre çok kötü bir vaziyet aldı. Türkiye'de 922 ilçe var, her kaymakamlığa 3 tane traktör verelim, her gün bir köyü sürsün bak nasıl düzelir ekonomi...

Mazot desteği veya kredi desteği işe yaramıyor borçlardan dolayı çiftçiler elindekilerden de oluyor. Dolayısıyla bu konuda gerekli adımların bir an önce atılmasını öneriyorum.

Zannımca, alım gücünü arttırmak zaman alabileceği için yerine ilk etapta maaşlara zam yaparak bazı büyük şirketlerin yurt dışına çıkardığı paraları iç piyasaya aktarmak ve bu paralar üzerinden vergilerle hazineyi toparlama stratejisi düşünülmüş olabilir eğer ki böyle bir düşünce olmuşsa bu tamamen yanlış çünkü önlem alınmadığı için sektörler zaten zamlara göre piyasayı da fiyatlıyor ve enflasyon vatandaşın cebine de ciddi anlamda yansıyor. Anlaşılamayan nokta şu: Memur, emekli ve işçi kesim maaşlara zam istemiyor alım gücünün yükselmesini istiyor. Hayatını rahatlıkla idame ettirecek şekilde bir yaşam olmadıkça 100 bin lira maaş alınsa ne yazar? Hiç unutmam ya, çok değil bundan 3 yıl önce bile 200 liraya marketten birkaç poşetle çıkılırdı şimdilerde poşetin dibi ancak görülüyor. Ya zamanın 2 lirasıyla şimdilerin 20 lirası arasında zamanın 2 lirasıyla daha çok şey alınırdı. 

Bazı yazılarımda söylemiştim, tekrar tekrar söyleyeceğim: Bir an önce denetim mekanizması getirilmelidir. Denetimle inanıyorum enflasyon ciddi anlamda düşecektir. Türkiye'de memurların ve belediye personellerinin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Denetimci olmak isteyenlere eğitim verilerek eldeki personel gücü vasıtasıyla da sorun çözülebilir. Şahsen yetkili kişi olsaydım, en az 10 bin denetimci belirlerdim ya da atamasını yapardım ki gıdadan emlağa, elektronikten arabaya enflasyon bastırılabilsin. 

10 bin adet denetimci ve ekspertiz tespit uzmanı kendi sorumluluk bölgesinin denetimini sağlayabilir. Kira ve tüketici ürünlerinde %15 %20 gibi oranlarda tavan sınır getirilmesini ısrarla tavsiye ediyorum. Fiyatın %15-20 gibi rakamları geçecek şekilde üstüne çıkması durumunda en ağır şekilde cezalar kesilmeli. Para cezaları artık sarmıyor, minimum 2-3 ay mühür vurulacak şekilde ceza verilmeli veya hapis cezaları olmalı. 

Bazı ülkelerde enflasyon oranından öte zam yapmak bazı ülkelerde ise değerinin %30'unu aşmak yasak. Hatta kiraları puana göre sınırlayan ülkeler de var. Biz neden yapmayalım? Bence evlere fiyat biçmek için durumuna göre puanlama sistemine geçilmeli ve fiyatların puanın %10'unu aşması yasaklanmalı. Bence bu sisteme geçiş yapmak hiç zor olmayacaktır.

Tüketim konusuna gelecek olursak tarım ve gıda konusunda ülkemizin potansiyeli ortadadır. Strateji tarım üzerinden kurulursa eminim sıkıntılar ciddi anlamda düzelecektir. 

Artık ev kiralarına da tüketici ürünlerinin pahalılığına da dur demek gerekiyor. 

Aşağıdaki önerilerim dikkate alınarak uygulanırsa çok fayda sağlayacağına inanıyorum.

- Yukarıda da dediğim gibi çiftçiye ucuz ya da ücretsiz mazot yerine her kaymakamlığa 2-3 traktör verilip her gün bir köy sürülerek tarım desteklenmeli. Bu sayede çiftçinin maliyetini önemli oranda düşürürdüm. Hangi ilde ne meşhur ise o ürünlerle ilgili o ilde iştirak fabrika kurarak çiftçilerin ürettiği ürünleri satın alırdım ve bu sayede iç piyasa canlanırken rekabet ortamı da oluşurdu. Ayrıca bu fabrika şirketinin %51’i belediye sermayesinde %49’u da halka açık olacak şekilde olurdu. Bu sayede halk, borsa ya da saadet zincirleri yerine parasını devlet güvencesinde bu fabrika şirketlerine yatırarak bu yatırımdan da kazanırlardı. Çiftçiye mazot ya da krediyle traktör gerçekten fayda etmiyor çünkü para eridiği için elindeki krediyi de ödeyemez duruma geliyor ve icralık olabiliyor.

- Sanal satış sitelerinin ortaya çıkmasıyla fiyatlar had safhalara çıktı. Bazıları, bu araba/ev bu fiyat ediyorsa benim arabam/evim bu fiyat eder diyerek fiyat yükseltiyor. Dolayısıyla satış sitelerinin daha detaylı bir denetimden geçmesi gerekiyor. E-ticaret sitesi kurularak orada da potansiyel oluşturulmalı. PTT AVM var fakat çok yetersiz, geliştirilmesi gerekiyor.

- Zincir marketlerin paravan şirketlerinin olup olmadığı iyice araştırılmalı. Paravan şirketler kurularak nakliye, komisyon, aracı vb. bahanelerle fiyatlar dikkat çekmeyecek şekilde şişirilebiliyor.

- Emlakçılar ve galericiler daha sıkı denetime tabii olmalı ve kayıt dışı bireysel şekilde satış yapanlar tespit edilmelidir. Ayrıca iş birliği yapıp bulundukları bölgede piyasayı beraber yükseltenler varsa tespit edilmelidir.

- Ev kiralarında adil şekilde fiyat ekspertizi yapılmasının şart olması gerekiyor. Mevcut durumdan da çok daha uygun fiyatlı TOKİ konutları ya da devletin aracı olacağı şekilde ucuz fiyatlı prefabrik projesi yapılabilir.

- Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin fiyatlarının çok daha uygun fiyatlarda olması ve her yerde yaygın olması gerekiyor.

- Milli Savunma Sanayii sektöründeki başarılarımızı gündelik hayatımızda kullandığımız teknoloji ürünleri dahil teknolojinin her alanına yayıp dış bağımlılığı azaltmalıyız.

- Sasa'nın patronu İbrahim Erdemoğlu'nun "Varlığı 6 milyon liranın üzerinde olan herkesten yüzde 1 Servet Vergisi alınsın." şeklindeki önerisini çok beğenmiştim. Belirli bir rakamın üzerinde varlığı olanlardan alınan yüzde 1 servet vergisi kimseyi fakir yapmayacağı gibi ülkemizi ciddi anlamda rahatlatabilir. Bu da dolaylı yönden enflasyonu dizginleyebilir. 

- Yasa dışı işler ve kara borsa gibi konularda hassasiyet daha yüksek seviyeye çıkarılabilir.

- Yurt dışı menşeli firmalara da gelmeleri için ultra teşvik edici paketler sunulmalı. 

- Benzin, doğalgaz gibi enerji kaynaklarının fiyatları dizginlenmelidir. 

- Ülkece kapsamlı bir tasarruf sürecine geçilmelidir.

-  Vergi affı ve vergileme sistemi konusu daha tatmin edecek şekilde gözden geçirilebilir.

- Ülkedeki en büyük göçmen grubu Suriyeli göçmenler için daha olanaklı strateji yapılıp Suriye'de kapsamlı tampon bölge oluşturularak oraya yerleştirilmeli bu sayede arz ve talep ilişkisi kapsamında talep düşeceği için alım gücü artabilir. Aynı zamanda diğer göçmen gruplarına yönelik de adımlar atılabilir.

- Fırsatçılık yapanlar hızla tespit edilip caydırıcı cezalarla karşılaşmalıdır.

- Bürokratik süreçler daha uygun şekilde dizayn edilebilir.