Dolar $
13,79
%0.34 0.05
Euro €
15,61
%0.43 0.07
Sterlin £
18,23
%-0.19 -0.03
Altın
789,77
%0.97 7.62
SON DAKİKA

Enerji fırtınasının neresindeyiz?

Sedat YILMAZ 11 Eki 2021

Küresel ekonomi belirsiz bir enerji krizine, belki de gelecekte siyasi ve sosyal çalkantılara doğru ilerlerken "Petrol Fırtınası" adlı kitabıyla dikkat çeken gazeteci-yazar Raif Karadağ'ı hatırladım.

Raif Karadağ’ın yazar olduğu kadar birçok bilinmezi ortaya çıkaran araştırmacılık yönü de oldukça kuvvetliydi… Rumca, Osmanlıca Türkçesi ve İngilizce dillerine yüksek hakimiyeti sayesinde dönemin en önemli belge ve bilgilerine ulaşması ve eserlerini etkili bir dille kaleme alması onun mücadeleci ruhunu ortaya koyar.

Tevafuktur ki Raif Karadağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı 23 Nisan 1920 tarihinde Yunanistan’ın Yanya şehrinde dünyaya geldi. Ölçülemeyecek derecede milli bir hassasiyete sahip Karadağ, Lozan Anlaşması ile sağlanan mübadele çerçevesinde küçük yaşlarda ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi.

***

1952 yılında Yeni Büyük Doğu gazetesiyle başlayan gazetecilik serüveni Son Havadis, Tercüman ve Bizim Anadolu ile devam etti. Raif Karadağ, hemen hemen tüm eserlerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi, batıda sanayi devrimi sonrası gelişen enerji ihtiyacı ve bu ihtiyacın giderilmesi için petrol bölgelerinde devletlerin hâkimiyet kurma mücadelesini anlattı.

Bana göre;  yazarlık hayatının baş yapıtı Petrol Fırtınası adlı kitabıdır.

Tabii yazar sadece bu eserle sınırlı kalmadı… Binbir Gece Masalları, Şark Meselesi, Muhteşem İmparatorluğu Yıkanlar, Musul Raporu, Uyvar Önünde Türk Gibi, 10 Temmuz İnkılabı ve Netayici, Türk Hariciyesinin Çetin Sınavı Kıbrıs, İsrail Ortadoğu ve Amerika, Deryaları Dize Getirenler, Sengotar’da Osmanlı Ordusu adlı kitaplarının yanında birçok araştırmalarıyla kamuoyunu aydınlattı.

***

Henüz doğalgaz veya NLG’nin gündemde olmadığı ve dünyanın enerji olarak petrol ve kömüre odaklandığı bahsettiğim süreçte Raif Karadağ’ın geçmişten geleceğe olayları inceleme, birbirine bağlama ve çarpıcı sonuçlara ulaşma kabiliyeti, devlet erkânının dikkatini çekti.

Yazar, Musul ve Türkiye’deki petrol potansiyeli konularında araştırma yapmak üzere resmi olarak görevlendirildi. Karadağ, yıllar süren çalışmalarından çıkan rapor, bilgi ve belgeleri devrin Cumhurbaşkanı ve Başbakanına sunacaktı.

Ancak görev almak için davet edildiği Ankara’da Başbakan ile görüşmesi öncesinde 22 Aralık 1973 tarihinde kaldığı otel odasında ölü bulundu.

Enerji ağırlıklı yazıları ve kitaplarıyla toplumda büyük tesir uyandıran yazar Raif Karadağ’ın cesur karakteri, sanki ölümündeki gizemi beyan eder bir durum arz ediyor.

***

Dolayısıyla dünyada birinci ve ikinci petrol krizinin yaşandığı 1973 – 1979 yılları arasında enerji ile ilgili gelişen olayları zannederim bizim yaştakiler hatırlar…

Şöyle ki: O yıllar 1973 Arap – İsrail savaşının etkisiyle dünyada petrol krizinin küreselleştiği zamanlara rastlar. Arap devletleri savaştan sonra İsrail’i destekleyen ABD ve batı ülkelerine karşı petrolü silah olarak kullanmaya karar verdi.

Gelişmeyi takiben, 1973 yılının Ocak ayında 3 dolar olan petrolün varil fiyatı, bir yıl sonra 12 dolara kadar yükseldi. Devamında petrol üretici Arap ülkeleri 1973 krizinden başlayarak her altı ayda bir petrole zam yaptılar ve bu durumu rutin hale getirdiler.

Petrol fiyatlarının dört kat birden artmasıyla küresel ekonomi bir petrol şokuyla karşı karşıya kaldı. Japonya ve İngiltere başta o zamanın Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) ülkeleri, mecburen 1973 yılının Kasım’ında İsrail’in kaba kuvvete dayanarak toprak kazanmasını kabul etmediklerini ilan ettiler.

***

Arap ülkelerine ders vermek maksadıyla, enerji krizi sonucu artan maliyetleri kendi sanayi mamullerine, silah üretimine, tüketim maddelerine ve teknolojiye yükleyen gelişmiş batılı ülkeler, mamul madde fiyatlarını artırarak aslında tüm dünyayı cezalandırmış oldu.

İnsanoğlunun vahşi fıtratı düşünüldüğünde, yakın geçmişte enerji kaynaklarına nasıl çöktüğü aşikâr. Zirâ 19’uncu yüzyılın sonları ve 20’nci yüzyılın ilk yarısı boyunca petrol için gayri insani yollara tevessül eden ülkelerin acımasızlığı geçmişin en hazin sayfaları arasında yer alıyor.

Birinci ve İkinci Dünya savaşları, 1990 Körfez Savaşı, bugün terör örgütleri kullanılarak sürdürülmeye çalışılan bölgesel çatışmalar ve farklı konjonktürlerde yürütülen faaliyetler, enerji mücadelesinden başka bir şey olmasa gerek.

Bugün pandemi nedeniyle yükselen petrol, doğalgaz ve kömür fiyatlarıyla kimler, nasıl cezalandırılıyor, gazeteci-yazar Raif Karadağ’ın bakışıyla hakikaten geniş bir analize ihtiyaç var.

Zirâ, insanlık, İngiliz Başbakanı W. Churchill’in 1936 yılında “Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir” sözünü unutmadı, unutmayacak da!