Dolar $
13,76
%0.08 0.01
Euro €
15,57
%0.18 0.03
Sterlin £
18,19
%-0.44 -0.08
Altın
788,05
%0.75 5.90
SON DAKİKA

Anuga'dan esen dönüşüm rüzgârı, Türk çok ses yok

Mine Ataman 20 Eki 2021

Alman merkezli Zukunftsinstitut adlı düşünce kuruluşu gelecek raporunda 2021 yılını "KARARLAR YILI" olarak açıkladı.

Raporda dünya yeniden haritalandırılıyor. Kartografik haritalama günümüz sosyal problem ve beklentilerine karşılık veremez hale geldi diyor. “Sağlık, sosyal ağlar, kent – kır ilişkisi, verimlilik, ekonomi” gibi unsurlar ile harita yeniden çiziliyor. 

Singapurlu veri coğrafyacısı, Jeo – fütürist Paragh Khanna “bağlantıların haritalandırılması” metodu ile “sosyal – coğrafi bağları ölçüyor”. 

Doğru tespit için; bölgesel biyoçeşitlilik, kararlarımız, tavırlarımız, eylemlerimiz, ölüm şeklimiz, yeme alışkanlıklarımız, korkularımız, beklentilerimiz, hobilerimiz, önyargılarımızın haritası çıkarılıyor.

Ülkeler arası diplomasinin yeni gücü

Coğrafyanın sahip olduğu biyoçeşitlilik, mayalar, bakteriler, kök ağı, mantarlar, tohumlar, ekilebilir toprak, su, rasyonel insan varlığı. 

Yani harita ülkeler için çok mühim.

Neden mi?

Çünkü tarımsal üretim artık uzaya füze yollamak kadar zor. Bölgesel kaynaklar sağlıklı gıdanın ve tarımsal gücün geleceğini oluşturuyor. Fonksiyonel gıdaları üretebilmek için,  teknoloji, bitkisel kaynaklar, odun dışı ürünler ve daha önce hiç kültüre alınmamış türler gerekiyor.  

Dünyanın en önemli gıda fuarı Anuga’nın  bu yılki teması “dönüşümdü”

Tarım politikaları, beslenme alışkanlıkları hepsinde köklü bir dönüşüm bizi bekliyor. 10 yıl sonra 10 miligramlık tahıl hapı ile güne günaydın demeyi kabul etmek zorundayız.

Ne eskisi kadar üretecek üretici, ne o kadar toprak, ne o kadar su, ne de enerjimiz var.

Zamanın ruhu 

“AZ”

Az; etkili, fonksiyonel, yaratıcı, sağlıklı.

Türkiye tarımın geleceğinde olabilir mi?

Anuga’da her şey ortaya döküldü.

Fonskiyonel / vegan / organik / teknoloji yoğun / yerel algı 

Destekler, köstekler, ihracatçı birlikleri, gastronomi hepsinin bakacağı yer burası.

Anuga’nın ruhunda da sosyal medya ruhunda olduğu gibi ikilem var. Bir tarafta tarım teknolojileri ile uygun fiyatlı sağlıklı gıda üretme problemi bir tarafta yeniçağın bohem ve elitlerine sağlıklı, organik, antik yiyecekler üretmek.

Anuga fuarı kapılarını dönüşüm rüzgarıyla”  sonuna kadar açtı, teknolojide yeri olmayanların suratına geleceği kapadı.  Yüze yakın ülkeden 4000 katılımcı. Çin, Afrika gibi ülkeler aşı problemleri nedeniyle katılamadı. Afrika’nın olmaması Türkiye un mamulleri – makarna- un pazarı için kayıp. 

Helal, Koşer, vegan, gurme, organik, sağlıklı, bitki bazlı, proteinler, Antik tahıllar, kolaylık, atıştırmalık, uygun fiyat, temiz etiket her biri geleceğin gıda endüstrisinin anahtar kelimeleri.

Türkiye fuarın en vasat katılımcılarından sayıca çok, etki yok. İtalya, İspanya, Almanya  fonksiyonel, yenilikçi gıdalarla fuarın trend yaratanı. İtalya; mantarlar, orman meyveleri, henüz kültüre alınmamış bitki türleri, bakliyatlar, baharatlar ile yeni bir “tat deneyimini” “ lezzet haritasını” yaratacaklarının sinyallerini veriyor.

Dönüşüm topraktan, tohumdan, kursağa ve elbette kararlarımıza kadar genişleyen bir zincirin halkalarına olan “akil insan” çağrısıyla son buluyor.

Tüm bunlar birbiriyle ayrık gibi görünen ama “bıçak kemiğe dayandı” dedirten gelişmeler. 

Başa dönersek;

“Geleceğin kaderi kararlarımıza bağlı.”

Ezcümle; dünyanın en büyük fuarında el alem teknolojiyle güçlendirilmiş gıda endüstrilerinin gövde gösterisini yaparken biz Anadolu’nun kaynaklarını festivallere harcamaktan aklı başında ses getiren ne bir marka ne de bir ürünle fuarda kısık ta olsa ses çıkaramadık.