Marka Evangelizmi: Markam için her şeye varım

Cihad Doğan 30 Eki 2020

Çok ütopik bir giriş oldu değil mi? Ama birazdan okuyacaklarınız ile ütopyanın aslında bir realite olduğu konusunda bana hak vereceksiniz. En azından kafanızda soru işaretleri oluşacak.

Günümüzde, günün geçmesine müsaade etmeden, farklı iki alandaki kavramlar bir araya geliyor ve ortaya yeni bir kavram çıkıyor. Marka evangelizmi de bunlardan biri. 

Evangelist kelimesi, iyiliği yayan, iyi haber getiren anlamlarına gelen Yunanca kökenli bir kelime. Temelde evangelist kelimesinin kullanılma amacı yani iyiliği ulaştırmadan kastedilen dini bir boyut.

İlerleyen dönemlerde evangelizm, dini boyutunun yanında farklı alanlarda da kullanılmaya başlandı. Ve genel kabul görmüş anlamı ve kullanım alanı; iyi olduğuna inanılan düşünceyi insanlığa iletmek. Birey bunu bir görev, bir misyon hatta var olma girişimi ve mücadelesi şeklinde tanımlıyor ve sahada da bu duygu ile uygulamalarını gerçekleştiriyor. 

Evangelizm zaman içerisinde işletmelere de sirayet etti. İşletmelerin marka üzerinden tutundurma yapması ve markasının iyi yönünü tüketicilere ulaştırmada markanın iletişim aracı olarak kullanılması nedeniyle evangelizm marka ile birleşti. Marka evangelizmi böylece hayatımıza girmiş oldu.

Aslında marka evangelizminin de  ortaya çıkması da gerekiyordu bana kalırsa. Çünkü hepimiz çok iyi biliyoruz ki rekabet farklı boyutlara taşındı. Birçok marka, aynı ya da benzer ürünleri üretebiliyor ve fiyatlandırmaları da birbirine yakın oluyor. Bam teline dokunan reklamlar, unutulmaz müşteri deneyimleri, müşterilere dair sahip olunan büyük veri de bir yere kadar. 

Bütün bunlardan dolayı işletmeler marka kişiliklerine daha fazla önem ermeye başladı. Farklılık üründe değil, markanın sağladığı duygusal yararda ve bu yarar sonunda oluşan bağlılıkta aranıyor. Ama öyle böyle bir bağlılık değil. 

Tipik bir bağlı ya da sadık müşteri de gördüğümüz fiyata karşı duyarlı olmama, yakın çevreye tavsiye etme, markayı bulamadığında başka marka satın almama gibi durumlar evangelist bir müşterinin tutum ve davranışlarına göre geri de olan durumlar. 

Marka evangelisti ileride tutan özellikler neler peki? Evangelist bir müşteri, diğer tüketicilerin de kendi gibi o markayı tercih etmesi için her türlü ikna yollarını deniyor, yetmiyor tartışmaya giriyor, yetmiyor insan ilişkilerini yıkıyor ya da yenide düzenliyor, yetmiyor bütün zamanını bu işe ayırıyor, yetmiyor bütün teknolojik imkânları markası için seferber ediyor, yetmiyor kendi cebinden para harcıyor. 

Bunları neden yapıyor biliyor musunuz? Çünkü markaya tutku ile bağlı. Takıntı ya da klasik sadakat değil. Bildiğiniz müşterinin kendini markaya adaması. Ama nasıl bir adama. Kendi markası dışındaki diğer markalara karşı bütün olumsuz tutumlar görülebilir. Feryat edercesine nefrete bile ulaşabiliyor. 

Yeri geliyor, sosyal medyadaki takipçi sayılarımız ile gurur duyuyoruz. Ve bütün bu takipçilere müşterimiz, diyoruz. Veri tabanına eklediğimiz her bir cep telefonu numarası için müşteri portföyümüzü geliştirdik, genişlettik, diyoruz. 

Ama şunu unutuyoruz; müşterinin biri de bini de aynı değildir. Bin müşteriye bedel bir müşteri, felsefesidir marka evangelizmi. Onlara “marka vaizi” ve “haber avcısı” bile diyorlar. Ayrıca marka adına sahada oldukları için, tutkunu oldukları markaya yönelik her tülü şikâyet ve sorunları alıp, acil çözüm bulmaları noktasında işletmeye bildiriyorlar. Hatta yeni ürün geliştirilmesine, ürün de ya da hizmet de iyileştirmeler yapılmasını bile sağlıyorlar. Ve bütün bunları yaparken markadan indirim koparırım, puan toplarım, bana üzerinde adım yazan kupa gönderirler, diye yapmıyor. Hani diyoruz ya, gönüllük esası. Marka evangelistleri için gönüllük esası ön planda.  

Zaten geleneksel tutundurma yöntemlerinin işleyişinin kaybolmaya yüz tutmasından sonra aranan kan marka elçiliğinde, marka topluluğunda bulunmaya başlandı. İnanın, duygusal fayda da başlı başına yetmiyor. İşte yeni arayışlar sonucunda marka evangelizmi ile tanıştık. Şimdi markaya yönelik evangelist müşterileri bulma ve sayılarını arttırmanız işletme geleceği için hayati önem arz ediyor. 

Fakat önce kendinize şu soruyu sorun, kendi markanız için siz evangelist olur muydunuz? Olurduk, derseniz eğer markanızın evangelistlerini oluşturursunuz. Hele bir de toplum tarafından sevilen evangelist bir müşteriniz olursa, o zaman bu iş tamamdır.