Advertisement
SON DAKİKA

Çölün yeni gücü

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu hafta Suudi Arabistan'a önemli bir ziyaret de bulundu. Ve iki ülke arasında enerji başta olmak üzere savunma sanayii, yatırımlar, ticaret ve teknoloji alanında iş birliği, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Vizyoner Kral Selman ülkesinde fazlasıyla çok seviliyor.

Geçen ay Cidde ziyaretimde bizzat bunu özellikle gençlerden fazlasıyla duydum.

Gençler için umut verici Kral Salman ülke için.

Kral Selman yeni ve genç bir kral ve ülkesinin petrol dışında ki değerlerini de ortaya hızlıca çıkartarak turizm başta olmak üzere birçok alanda hamleler yapıyor.

Cidde bir şantiye gibi. Geniş arazilerde çok önemli binalar yükseliyor.

Modern hayatın hepsine fazlasıyla rastlamak mümkün şehirde.

Cidde Kızıldeniz kenarında bir liman kenti aynı zamanda ve ticari açıda. Lojistik anlamında da önemli.

Petrolden sonraki Suudi Arabistan dönemine hazırlanıyor ülke hızlıca.

Uzun yıllar boyunca dünya ekonomisinde Suudi Arabistan denildiğinde akla tek bir başlık gelirdi: Petrol.

Küresel enerji arzının kilit aktörü, OPEC’in en güçlü üyesi ve fiyatları belirleyen ülke…

Ancak bugün tablo hızla değişiyor. Suudi Arabistan, petrol sonrası dönemi sadece konuşmuyor, adım adım inşa ediyor.

Dünyanın en büyük egemen varlık fonlarından birine sahip olan ülke, kamu yatırımlarını klasik enerji gelirlerinin ötesine taşıyarak ekonomisini çeşitlendirmeyi hedefliyor.

Bu dönüşümün arkasındaki ana vizyon, tek kelimeyle özetlenebilir:

Sürdürülebilir küresel güç.

Bu stratejinin çerçevesi, Vision 2030 ile net biçimde çizildi.

Amaç; petrol bağımlılığını azaltmak, genç nüfusu üretken kılmak, yabancı sermayeyi çekmek ve Suudi Arabistan’ı yalnızca enerji değil, finans, teknoloji ve turizmde de merkez ülke haline getirmek.

Turizm ise bu dönüşümün belki de en dikkat çekici ayağı.

Bugün Suudi Arabistan, kendisini sadece hac ve umre destinasyonu olarak konumlamıyor.

Kültür, lüks, doğa, eğlence ve mega etkinlikler üzerinden küresel turizm ligine girmeye hazırlanıyor.

Üstelik bu hazırlık, tanıtım kampanyalarından ibaret değil; devasa altyapı yatırımlarıyla desteklenen uzun vadeli bir plan.

Çölün ortasında inşa edilen Neom yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda yeni nesil yaşam, teknoloji ve turizm modeli olarak tasarlanıyor.

Kızıldeniz kıyısında hayata geçirilen

Red Sea Project Maldivler ve Karayipler ile rekabet edecek ölçekte bir lüks turizm hamlesi.

Tarihi ve kültürel mirası öne çıkaran Alula ve Diriyah Gate projeleri ise ülkenin “hikâyesi olan destinasyon” olma iddiasını güçlendiriyor.

Bu projeleri yerinde deneyimlemeyi gerçekten çok istiyorum.

Yanibu’yu da unutmamak gerekiyor , Cidde den Yanbu’ya Suudi Arabistan’ın dünyada ki ilk muhafazakar Cruise gemisi olan AROYA ile gittim, inanın muhteşem bir deneyimdi.

Crusie gemisi emsallerine fazlasıyla fark atacak nitelikte tasarlanmıştı.

Ve Yanbu da turizme çoktan alışmış bir şehir diyebiliriz. Kendini restore ediyor yeni destinasyon olabilmek için.

Bir diğer önemli unsur, Suudi Arabistan’ın mega etkinliklere olan iştahı.

Formula 1 yarışları, dünya çapında boks organizasyonları, konserler, spor yatırımları ve uluslararası fuarlar…

Bu etkinlikler sadece turisti değil, küresel medyayı, markaları ve yatırımcıyı da ülkeye çekiyor.

Bu dönüşümde Riyad ve Cidde gibi şehirler vitrin görevi üstleniyor.

Modern şehircilik, yeni havalimanları, ulaşım ağları ve uluslararası otel zincirleriyle Suudi Arabistan, “ziyaret edilmesi zor” algısını hızla geride bırakıyor.

Elbette bu hamlenin arkasında ciddi bir finansal güç var.

Petrol gelirleri, bu kez geleceği finanse etmek için kullanılıyor.

Kamu fonları, özel sektör ortaklıklarıyla birleşiyor; küresel markalar ülkeye davet ediliyor.

Turizm yatırımları aynı zamanda istihdam yaratıyor, hizmet sektörünü büyütüyor ve ülkenin yumuşak gücünü artırıyor.

Bugün gelinen noktada Suudi Arabistan, dünya turizminde söz sahibi olmaya hazırlanan bir ülke değil; bu iddiayı sahada hayata geçiren bir aktör.

Hız, ölçek ve kararlılık açısından bakıldığında, yapılanlar birçok geleneksel turizm ülkesinin onlarca yılda başardığını birkaç yıl içinde gerçekleştirme hedefini ortaya koyuyor.

Petrol çağının sağladığı ekonomik gücü, turizm çağının küresel etkisine dönüştürme çabası…

Suudi Arabistan’ın asıl hikâyesi tam da burada başlıyor.