Dolar $
32.83
%0.07 0.02
Euro €
35.12
%-0.42 -0.15
Sterlin £
41.62
%-0.23 -0.09
Çeyrek Altın
4016.28
%0.07 2.73
SON DAKİKA

Dünya hali - I

2024 yılında yaşanan 3 vahim olay ve bu olaylardan kaynaklanan tüketim mallarının maliyetlerinin artışı bütün Dünya'yı olumsuz etkiledi.

Küresel ticaretin %12’si Kızıldeniz Babu’l Mendeb boğazından geçen gemilerle Yemen açıklarının güvensizleşmesi, nakliyenin rotasını Ümit Burnu’na çevirince deniz ulaşım süresine 7-12 gün eklendi. Bu durum zaman, yakıt ve istihdam maliyetleri eklendi.

Hamas’ın İsrail’e saldırısının ardından 80.000 Filistin’li inşaat işçisinin İsrail’e girişi yasaklandı. Yatırım bankası Goldman Sachs; enerji fiyatlarındaki baskılar kontrol altına alınmadıkça İsrail-Hamas arasındaki gelişmeler, Euro Bölgesi’ndeki ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde önemli bir etkisi olabileceğini söylüyor.

Dünya’nın tahıl ambarı ile enerji merkezi sayılabilecek Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın gıda ve enerjiye olumsuz etkileri yaşanarak görüldü.

Dünya’nın ilk trilyonerine 10 yıl içinde ulaşılacağı ama 230 yıl boyunca yoksulluğun ortadan kalkmayacağını da Oxfam İnsani Yardım Kuruluşu raporladı.

Potansiyel güçlü ekonomisiyle ve zengin doğal kaynaklarıyla stratejik konuma sahip Güney Afrika Cumhuriyeti, Sudan, Kenya ve Nijerya’nın ABD, Rusya ve Çin’in radarına girdiğini RAND düşünce kuruluşu raporladı.

OECD ülkelerinin önemli bir bölümünde, metropol ve kırsal bölgelerdeki ortalama gelirdeki uçurumun derinliği giderek arttı, şehirler büyümeye ve kalifiye çalışanları çekmeye devam ettikçe kırsalda tarım ve hayvancılıkla uğraşan nüfus azaldı.

Dünya Ekonomik Formu 2 ve 10 yıllık dönemlerde dünyayı bekleyen risk tahminleri raporunda, önümüzdeki iki yılda dünya için ağırlıklı olarak olumsuz bir görünümün olduğunu ve önümüzdeki 10 yılda daha da kötüleşmesinin beklendiğini vurguluyor. Büyümenin Geleceği Raporu'na göre, devam eden ekonomik ve jeopolitik şoklarla birlikte 2030'da son 30 yılın en düşük küresel büyüme oranı görülecek

İklim değişikliği, teknoloji ve yaşanan önemli olayların ve sürecin Türkiye’yi etkilemediği söylenemez. Bu etkilenmenin yapısal bozulmalara neden olması riski de göz ardı edilemeyecek kadar yüksek. Dijital teknolojiler nedeniyle, önümüzdeki beş yıl içinde çalışan becerilerinin yüzde 44'ünün değişmesinin gerekeceğinin tahmin edildiği raporlandı.  Küresel iş liderleri ile yaptığı ankete göre, ekonomik durgunluk, enflasyon ve sosyal uyumun erozyonu gibi ekonomik ve toplumsal riskler önümüzdeki iki yıl içerisinde G20 ülkelerindeki en büyük riskler arasında yer alıyor.

Küresel İflas Raporu küresel ticari iflasların ivmesi hız kazanırken iflaslar 2024'te yüzde 10 artacağını yazıyor.

Birbirinden bağımsız gibi görünen tüm bu veriler insanlığın geleceğinin iyi olacağı yönünde ümit barındırmıyor. Savaşlar, göçler, iklim krizi, çevre kirliliği yaşamı tıkanma noktasına getirdi. Çelişkilerin derinliği o kadar büyük ki, gelir dengesizliği ve beslenme yetersizliği konuşulurken, iş dünyasında yapay zeka, risk ve güvenlik yönetimi, sürekli tehdit maruziyet yönetimi, sürdürülebilir teknoloji, platform mühendisliği, yapay zeka destekli gelişim, endüstri bulut platformları, akıllı, uygulamalar, demokratikleşmiş üretimsel yapay zeka, artırılmış bağlantılı iş gücü ve makine müşteriler gibi alanların geleceğin iş alanları olduğundan bahsediliyor. Veri analitiği, otomasyon, makine öğrenimi, nesnelerin interneti, blockchain ve daha birçok alanda hızla gelişen yeteneklerin raporları da yayınlanıyor.

2024 yılında 50'den fazla ülkede halk, seçim için sandığa gidecek. Siyaset uzmanları seçimler, otoriter eğilimli liderlerin elini daha da güçlendirecek gibi görünüyor diye demeçler veriyor. Küresel Ekonomik Görünüm Raporu küresel GSYH'nin yüzde 60'ını oluşturan ülkelerin sandık başına gideceği 2024 yılının seçim takvimi, ekonomik belirsizliği artıracağından bahsediyor.

Dünya nüfusunun önemli bir yüzdesi açlığı konuşurken bir kısım yüzdesi makine yeteneklerinin insan yeteneklerinin yarısının makinalara devredileceğini konuşuyor. İklim değişikliği ve yapay zeka teknolojilerinin baskısı nedeniyle şirketlerinin önümüzdeki on yılda büyük bir değişim olmazsa hayatta kalamayacağını düşünüyor.

Gidişat o kadar da güllük gülistanlık görünmüyor.