SON DAKİKA
Sigorta Cuma 15 Mayıs 2026 02:16

TÜRKİYE SİGORTA PENSURA 2026 RAPORUNU YAYIMLADI

Türkiye Sigorta, Marmara Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan "Pensura 2026: Dezenflasyon Sürecinde Jeopolitik Risk Analizi ve Sektörel Dayanıklılık" raporunu kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, Prof. Dr. Özgür Akpınar, Doç. Dr. Gökhan Işıl ve Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü işbirliğinde hazırlanan çalışma; 2025 değerlendirmelerini, sigorta ile özel emeklilik sektör görünümünü, sektörel büyümeyi ve 2026 fırsatlarını detaylı bir şekilde ele alıyor.

Türkiye Sigorta Pensura 2026 raporunu yayımladı

Rapora göre, 2025'te toplam prim üretimi nominal olarak artış kaydetse de reel büyüme enflasyon dinamikleri ve poliçe fiyat ayarlamaları nedeniyle daha sınırlı bir görünüm sergiledi. Hayat dışı branşlarda özellikle zorunlu sigorta türleri ve sağlık alanındaki talep artışı sektör büyümesini sürüklerken, hayat sigortalarında bireysel tasarruf eğilimleri ile yatırım araçlarının getirileri belirleyici oldu. Sektörün teknik performansında hasar frekansı, ortalama hasar maliyetlerindeki artış ve enflasyonun hasar rezervleri üzerindeki etkisi öne çıktı. Motorlu araç ve sağlık sigortalarında maliyet enflasyonunun teknik karlılık üzerindeki baskısı sürerken, şirketlerin risk seçimi politikalarını daha seçici hale getirdiği, fiyatlama modellerinde aktüeryal hassasiyeti artırdığı ve veri analitiğine dayalı risk kabulü uygulamalarını yaygınlaştırdığı vurgulandı.

EMEKLİLİK SİSTEMLERİNİN ARTAN ÖNEMİ

Türkiye'de yaşlanan nüfus eğilimi, emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliğini stratejik bir politika alanı haline getiriyor. Kamu sosyal güvenlik sistemi üzerindeki uzun vadeli mali yük artarken, bireysel emeklilik sistemine (BES) olan ihtiyaç her geçen gün güçleniyor. BES katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü nominal artış eğilimini sürdürüyor. Yüzde 20 devlet katkısının devam etmesi, otomatik katılım sisteminin yaygınlaştırılması ve özellikle 18 yaş altı katılımcıların sisteme dahil edilmesi, uzun vadeli fon birikimi potansiyelini artırıyor. 2026'da BES'te en kritik konunun, katılımcı sadakatini sağlayan reel ve sürdürülebilir getiri performansı, şeffaf iletişim, risk profiline uygun fon dağılımı ile doğru dijital deneyim olacağı ifade ediliyor.

SİGORTA VE EMEKLİLİK SEKTÖRÜNDE KRİTİK EŞİK

Dezenflasyon sürecindeki hızın 2026'yı bir önceki yıldan farklılaştıran temel unsur olması beklenirken, sektör için ana görünümün teknik karlılık kalitesi, rezerv ve fiyatlama doğruluğu olduğu belirtiliyor. Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, sigorta sektörünün çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Özer, küresel ölçekte artan belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve iklim temelli hasarların sektörün risk fiyatlama davranışlarını doğrudan etkilediğini vurguladı.

2026 yılının nominal büyümeden kaliteli büyüme ve sermaye verimliliği eksenine geçişin hızlandığı kritik bir eşik olduğunu belirten Özer, dezenflasyonun kısa vadede marj baskısına neden olabileceğini ancak orta-uzun vadede teknik fiyatlama disiplinini güçlendireceğini aktardı. Özer, şirketler için 2026'da başarı kriterinin yalnızca prim üretim hacmi değil; risk seçimi, aktif-pasif yönetimi, reasürans dayanıklılığı, dijitalleşme ile gider oranı kontrolü ve emeklilik tarafında reel getiri sürekliliği olacağını kaydetti.