SON DAKİKA
İnşaat ve emlak Perşembe 14 Mayıs 2026 16:42

YAPI SEKTÖRÜNÜN BEKLENTİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

Türkiye İMSAD'ın düzenlediği 65'inci Gündem Buluşmaları, "Verilerle 2025, Beklentilerle 2026" başlığı altında gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ekonomisindeki güncel görünüm, küresel ekonomik dengeler, inşaat ve yapı sektörünün 2025 yılı performansı ile 2026 yılına ilişkin beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Yapı  sektörünün beklentileri değerlendirildi

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından 65’inci kez düzenlenen Gündem Buluşmaları, 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü online olarak gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı’nın yaptığı toplantı, inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. “Verilerle 2025, Beklentilerle 2026” başlığı altında gerçekleşen toplantının moderatörlüğünü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tayfun Küçükoğlu üstlenirken, KPMG Türkiye Strateji ve Operasyon Danışmanlığı Direktörü Mehmet Emre Kara etkinlikte konuşmacı olarak yer aldı. Programda ayrıca KPMG Küresel İnşaat Araştırması 2025/2026 sonuçları da sektör perspektifleriyle birlikte ele alındı.

“32,1 milyar dolarlık ihracat performansı sergiledik”

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, konuşmasında 65’inci Gündem Buluşmaları’nda sektör paydaşlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye İMSAD’ın yeni döneminde en temel önceliğin veri altyapısını güçlendirmek olduğunu vurguladı. KPMG Türkiye ile yürütülen iş birliği kapsamında Aylık Sektör Raporları, Bileşik ve Dış Ticaret Endekslerinin aynı titizlikle yayınlanmaya devam edileceğini belirten Savcı, endekslerin yer aldığı dijital altyapının da daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale getirildiğini ifade etti. Savcı, 2025 yılının inşaat malzemesi sanayisi açısından “dengelenme ve dayanıklılık” yılı olduğunu belirtti. Küresel dalgalanmalara rağmen sektörün ihracat gücünü koruduğunu ve Türkiye ekonomisine stratejik katkısını sürdürdüğünü dile getiren Savcı; “Geride bıraktığımız 2025 yılı, inşaat malzemesi sanayimiz açısından bir dengelenme ve dayanıklılık testi niteliği taşırken, sektörün bu süreci güçlü bir performansla yönetebildiğini görüyoruz. İç pazar hacmimiz yaklaşık 149,6 milyar dolara ulaşırken; toplam pazar büyüklüğümüz 181,7 milyar dolarlık devasa bir hacme erişti. Küresel talepteki tüm dalgalanmalara rağmen 32,1 milyar dolarlık ihracat performansımızla, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde %12’lik paya ulaştık. Belki de en gurur verici tablo; sektörümüzün cari dengeye sağladığı %245 oranındaki pozitif katkıdır. Bu rakam, inşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi için üretimden öte aynı zamanda stratejik bir döviz üretim merkezi olduğunun en somut kanıtıdır.”

“Üçüz dönüşüm sektörün geleceğini şekillendirecek”

2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı; “2026 yılına baktığımızda bizi daha kompleks bir küresel ekonomik denklem bekliyor. Ancak bizler bu tür fırtınalı dönemlerde bile yol almayı bilen bir sanayinin temsilcileriyiz. Yeni dönemde en temel önceliğimiz; yeşil, dijital ve sosyal dönüşümü, yani üçüz dönüşümü sektörümüzün genetiğine işlemek olacaktır. Bu dönüşüm sürecinde deprem güvenliği ve dirençli kentler konusu da kritik bir sorumluluk alanı olarak önümüzde durmaktadır. Bunun yanı sıra binalardaki enerji verimliliği zorunluluklarının artması, döngüsel ekonomi, karbon-nötr vizyonu ve ABD gibi dev pazarlardaki payımızı artırma hedefimiz, önümüzdeki dönemin ana gündem maddeleri olacak. Türkiye İMSAD, yeni dönemde de sektörümüzün kutup yıldızı olma misyonunu sürdürecektir. Bizler; bilimin ışığında, verinin gücüyle ve siz değerli üyelerimizin desteğiyle Türkiye’yi bölgesel üretim üssü konumuna taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“Değişimin hızlandığı, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçiyoruz”

Toplantının moderatörü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tayfun Küçükoğlu, 65’inci Gündem Buluşmaları’nda inşaat malzemesi sanayisinin 2025 yılında kategori bazında belirgin bir ayrışma sürecine girdiğini belirtti. Küçükoğlu, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri ve bu gelişmelerin inşaat malzemesi sektörüne etkilerine ilişkin; “Bugün değişimin hızlandığı, öngörülebilirliğin azaldığı ve sürpriz etkilerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Artık yalnızca üretim gücüyle değil; veriyi okuyabilme, değişimi öngörebilme ve doğru zamanda doğru stratejiyi geliştirebilme kapasitesiyle rekabet ediyoruz. 2008’den itibaren başlayan ve 2035 yılına kadar devam edeceğini öngördüğümüz bu süreç, dünyanın en kapsamlı yeniden yapılanma dönemlerinden biri olarak karşımızda duruyor. Bugün, bazı sektör kategorilerinin yüzde 20 büyüdüğü, bazılarının ise yüzde 20 küçüldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Bu nedenle artık sadece sonuçlara değil; neyin, neden ve nasıl gerçekleştiğine odaklanmak zorundayız” dedi.

“Tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma Türkiye için fırsat alanı yaratıyor”

Toplantının konuşmacısı KPMG Türkiye Strateji ve Operasyon Danışmanlığı Direktörü Mehmet Emre Kara, küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiğini ancak tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma ve bölgeselleşme eğiliminin Türkiye açısından önemli fırsat kapıları açtığını ifade etti. Kara konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel görünümü, inşaat ve yapı sektörünün performansını ve küresel beklentileri değerlendirdi. Kara; “İnşaat malzemesi dış ticaret fazlasının 2022–2024 döneminde gerileme eğilimi göstermesi, sektörün dış ticaret performansında bir baskı dönemine işaret ederken, 2025 yılında ihracattaki toparlanma yeniden pozitif bir ivme yarattı. Bu tablo, sektörün küresel talep koşullarına duyarlılığını ve ihracat kanalı üzerinden yeniden dengelenme potansiyelini ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk dört ayında ise faaliyetleri sınırlayan en önemli unsurun finansmana erişim ve yüksek finansman maliyetleri olduğu görülüyor. Bu durum, özellikle yatırım kararları ve proje başlangıçlarında belirleyici bir kısıtlayıcı faktör olarak öne çıkıyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi tarafında ise Ocak 2026’daki güçlü sıçramanın ardından mart ayında yaşanan sert geri çekilme, sektördeki kırılgan beklenti yapısını gösteriyor. Buna karşın Nisan itibarıyla yaşanan toparlanma ve yılın en yüksek seviyesine ulaşılması, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen sektörün yeniden iyileşme eğilimine girdiğine işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Veri temelli dönüşüm ve küresel yeniden yapılanma sektör için yol haritası oluşturuyor

Toplantıda ayrıca, Türkiye İMSAD’ın KPMG Türkiye iş birliğiyle güçlendirdiği veri odaklı analiz altyapısının sektör için stratejik bir referans noktası haline geldiği vurgulandı. Aylık Sektör Raporları, Bileşik Endeks ve Dış Ticaret Endeksleri ile desteklenen gösterge niteliğindeki veri setlerinin, karar alma süreçlerinde daha etkin kullanılmasının hedeflendiği ifade edildi. Küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri dönüşümü, üretimde bölgeselleşme eğilimi ve yeni ticaret dengelerinin, Türkiye için hem ihracat hem de üretim açısından yeni bir konumlanma fırsatı yarattığı belirtildi. Bu çerçevede 2026 yılında veri temelli yönetim yaklaşımının güçlendirilmesi, katma değerli üretim kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün hızlandırılmasının sektörün öncelikleri arasında yer aldığı kaydedildi. Toplantıda ayrıca ABD, Avrupa ve yeniden yapılanma sürecindeki Suriye, Irak ve Ukrayna gibi pazarların Türkiye’nin ihracat potansiyeli açısından önemli fırsatlar barındırdığı vurgulandı.

ABONE OL