SON DAKİKA
KİTAPLAR ARASINDA Salı 28 Temmuz 2026 13:28

BOĞAZ'IN KIYAMETİ

Yazar: Erdinç Akkoyunlu Everest Yayınları

Boğaz'ın Kıyameti

Gazeteci Erdinç Akkoyunlu’nun ikinci romanı Boğaz’ın Kıyameti, Everest Yayınları tarafından yayınlandı. 

Roman 1979 yılındaki yoksul balıkçı ve eski mahkûm Arap Şakir’in denizden bir erkek cesedi bulması ile başına gelen olayları ve Independenta tanker patlaması ekseninde geçiyor. Boğaz’ın Kıyameti’nde 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden yolda Türkiye’de yaşanan siyasi cinayetler ve bunun toplum üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri ele alınıyor. 

Bir dönem romanı

İstanbul’da halkın yaşadığı yoksulluk ve korkuya bir de Boğaz’da patlayan petrol tankerinin yarattığı çevre felaketi eklenince hem korku hem de yoksulluk katlanıyor. Boğaz’ın Kıyameti, askeri ve sivil bürokrasi arasında yaşanan güç mücadelesi ile dönemin çeşitli sınıfları arasındaki toplumsal çatışmaların tam ortasında kalan Arap Şakir ve beslediği kartalı ele alıyor. 

Tanıtım metninden

Roman siyasi cinayetler döneminde, yoksulluk ve korku iklimi hakimken İstanbul’da meydana gelen çevre felaketinin etrafında geçiyor.

1979’da Independenta tankerinin Boğaz’da yanışı günlerce sürer.

Göğe yükselen duman, denize yayılan petrol ve kıyıya vuran is…

Bu yangın yalnızca bir gemiyi değil, bir dönemin güven duygusunu da yakar. Arap Şakir, geçimini denizden sağlayan bir balıkçı olarak felaketin en somut yüzüyle karşılaşır: kirlenen su, azalan balık, zorlaşan hayat. Kartal ise bu kararan göğün altında dolaşan bir tanıktır; denizin üstündeki değişimi, kıyıdaki telaşı, insanların yüzündeki dönüşümü sessizce izler.

Boğaz’ın Kıyameti, “Independenta Faciası”nı merkezine alarak Boğaz’ın kıyısında şekillenen bir hesaplaşmayı anlatıyor. Doğanın hoyratça kullanılışını, felaket anında açığa çıkan çıkar ilişkilerini, devletin ve toplumun reflekslerini; insanın fırsat karşısındaki gerçek yüzünü gösteriyor. Yanan tanker söner, petrol zamanla dağılır; ama Boğaz’ın hafızasında ve insanların içindeki tortu kolay kolay silinmez.

Haydarpaşa’ya doğru sürüklenen tankerden yayılan, İstanbul kasımının ayazını hükümsüz kılan ve ancak cehennemde olabilecek bir sıcaklığı hem bedeniyle hem ruhuyla hissetti. Neden yaptığını bilemeden gökyüzüne tekrar baktığında, İstanbul semalarının günbatımı gibi kıpkızıl kana bulandığını gördü; Boğaz’ın suları mürekkep olsa, yine de bu gördüklerini anlatmaya yetmeyeceğini düşündü.

ABONE OL