SGK'NIN AÇIĞI BİR GECEDE BÜYÜYECEK
Torba yasa teklifiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na 2008'den bu yana prim gelirlerinin yüzde 25'i oranında yapılan "devlet katkısı" uygulaması sona eriyor. Devletin SGK'ya aktardığı kaynakta herhangi bir azalma olmayacak. Ancak ödeme artık "devlet katkısı" yerine doğrudan açık finansmanı olarak kaydedileceği için kurumun mali tablolarındaki açık önemli ölçüde büyüyecek

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) mali yapısını doğrudan etkileyecek önemli bir düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. AK Parti milletvekillerinin imzasıyla sunulan torba kanun teklifine göre, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yer alan "devlet katkısı" uygulaması 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılacak.
2008 yılından bu yana uygulanan sistem kapsamında Hazine, SGK'nın tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm sigortası ve genel sağlık sigortası primlerinin yüzde 25'i kadar tutarı her ay kuruma aktarıyordu. Yeni düzenlemeyle bu uygulama sona erecek. Ancak kamu kaynaklarından SGK'ya yapılan transfer devam edecek; yalnızca muhasebeleştirme yöntemi değişecek.
Bütçeden çıkan para aynı kalacak
Düzenleme, ilk bakışta devlet desteğinin kaldırıldığı izlenimi verse de gerçekte bütçeden çıkan kaynakta herhangi bir azalma öngörmüyor. SGK'nın gelirleri giderlerini karşılamadığı durumlarda oluşan finansman ihtiyacı yine merkezi yönetim bütçesinden karşılanacak.
Fark ise ödemenin niteliğinde ortaya çıkacak. Bugüne kadar kurumun gelir hanesinde yer alan "devlet katkısı", bundan sonra doğrudan açık finansmanı kalemine aktarılacak. Böylece bütçeden yapılan iki ayrı ödeme kalemi tek başlık altında toplanmış olacak.
Hükümet, düzenlemeyle bütçe kalemlerini sadeleştirmeyi, mali tabloların daha şeffaf ve karşılaştırılabilir hale gelmesini amaçlıyor.
Açık rakamları bir anda yükselecek
Muhasebe tekniğindeki bu değişiklik, SGK'nın mali göstergelerini önemli ölçüde değiştirecek.
Bugüne kadar devlet katkısı kurumun öz geliri gibi değerlendirildiği için SGK'nın gelirleri daha yüksek, dolayısıyla açığı daha düşük görünüyordu. Yeni sistemde aynı kaynak gelir hanesinden çıkarılarak açık finansmanı olarak kaydedileceği için kurumun bilançosundaki açık rakamları belirgin şekilde artacak.
Ekonomistler, bunun mali disiplin açısından yeni bir yük oluşturmadığını, yalnızca sosyal güvenlik sisteminin gerçek finansman ihtiyacını daha görünür hale getireceğini ifade ediyor.
2025 bilançosu farklı okunacak
Muhasebe yöntemindeki değişikliğin etkisi, 2025 yılı gerçekleşmeleri üzerinden net biçimde görülebiliyor.
SGK geçen yılı 35,7 milyar lira gelir fazlasıyla tamamladı. Kurumun toplam gelirleri 5 trilyon 599 milyar liraya ulaşırken bunun 888,7 milyar lirasını devlet katkısı oluşturdu.
Eğer yeni uygulama geçen yıl yürürlükte olsaydı, SGK gelir fazlası açıklayamayacak; yaklaşık 852,9 milyar liralık finansman açığıyla yılı kapatacaktı. Bu tablo, devlet katkısının kurumun mali görünümünde ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
İlk dört ayda fark 210 milyar lirayı aşıyor
2026 yılının ocak-nisan döneminde de benzer bir tablo dikkat çekiyor.
SGK'nın dört aylık gelirleri 2 trilyon 199,4 milyar lira, giderleri ise 2 trilyon 284,6 milyar lira olarak gerçekleşti. Kurum bu dönemde 85,2 milyar lira açık verdi.
Ancak gelirler içinde yer alan 209,5 milyar liralık devlet katkısı çıkarıldığında, aynı dönemdeki finansman açığı yaklaşık 294,8 milyar liraya yükseliyor.
Bu durum, yeni muhasebe sisteminin yürürlüğe girmesiyle SGK'nın mali tablolarında görülecek değişimin boyutunu şimdiden ortaya koyuyor.
Mali görünüm değişiyor yük değişmiyor
Uzmanlara göre düzenleme, sosyal güvenlik sistemine ayrılan kamu kaynağını azaltmıyor. Değişen tek unsur, Hazine'den SGK'ya aktarılan kaynağın hangi muhasebe kalemi altında izleneceği.
Dolayısıyla 1 Ağustos'tan itibaren SGK'nın açıklayacağı mali verilerde açık rakamları önceki dönemlere kıyasla daha yüksek görünecek. Bunun temel nedeni ise sosyal güvenlik sistemindeki finansman yükünün artması değil, muhasebe yöntemindeki değişiklik olacak.