ALTINDA SATIŞ BASKISI SÜRÜYOR
Altın güvenli liman özelliğine rağmen güçlü dolar nedeniyle hafta boyunca satış baskısıyla karşılaştı. Petrol fiyatlarında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalmasıyla gerileme yaşandı. Görüldüğü gibi, küresel yatırımcılar artık "faiz indirimleri ne zaman başlayacak?" sorusundan çok "yüksek faiz ne kadar sürecek?" sorusuna odaklanmış durumda

Hakan DİKMEN
Geçtiğimiz hafta piyasaların yönünü belirleyen ana unsur ekonomik verilerden ziyade beklentiler oldu. Küresel yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın faiz patikasına ilişkin sinyalleri dikkatle izlerken, Türkiye'de ise enflasyonla mücadele ve ekonomik dengelenme süreci ön plandaydı. Enflasyonda Yıllık Seyir %32,11 Haziran ayında TÜFE aylık bazda %0,99 artış gösterirken, yıllık enflasyon %32,11 olarak kayıtlara geçti. Bu veri, yılın ilk 6 aylık enflasyon rakamını da netleştirmiş oldu. Milyonlarca memur ve emeklinin gözü bu farktaydı; zira Temmuz ayı maaş zamlarının sınırını bu veri belirledi.
Borsa İstanbul'da temkinli görünüm sürerken, döviz piyasasında kontrollü hareketler ve altındaki geri çekilme öne çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftanın dikkat çeken bir diğer başlığında kadın ve genç çiftçi kredisi üst limitinin 5 milyon liraya çıkarıldığını duyurdu.
Hafta sonunda ortaya çıkan genel tablo, hem küresel hem de yerel piyasalarda belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını; yatırımcıların merkez bankalarının atacağı adımları ve makroekonomik verileri izleyerek pozisyon almaya devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda açıklanacak büyüme ve istihdam verileri, yılın ikinci yarısının ekonomik yönünü belirleyecek en kritik başlıklar arasında yer alıyor. Temmuz ayı başlarken haftanın son günü açıklanan enflasyon da temmuz ayının, vatandaş açısından hem gelirlerin hem de giderlerin aynı anda yeniden şekillendiği bir dönem olarak görülmesine neden oldu. Finans çevreleri veriyi genel olarak beklentilere yakın ve Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelesini destekleyen bir gelişme olarak değerlendirdi.
Ancak, JPMorgan, petrol fiyatlarındaki düşüş ve TCMB'den gelen gevşeme sinyallerini gerekçe göstererek Türkiye için 2026 yıl sonu politika faizi tahminini %37'den %35'e düşürdü. Banka, Merkez Bankası'nın eylül ve ekim aylarında 100'er baz puanlık faiz indirimine gideceğini öngördü.
Dünyada haftanın en önemli gündemi olarak kabul edilen konu, ABD ekonomisinden gelecek istihdam verileri öncesinde yatırımcıların pozisyonlarını yeniden düzenlemesi oldu. Öne çıkan gelişmeler ABD'de Fed'in faiz indirimine değil, gerektiğinde sıkı para politikasını daha uzun süre koruyabileceğine yönelik beklentiler güç kazandı. Çekirdek enflasyon göstergelerinin yüksek seyretmesi nedeniyle dolar endeksi de yükselmiş oldu. Böylece de, ABD tahvil faizleri yukarı yönlü hareket ederken riskli varlıklara ilgi zayıfladı.
Altın güvenli liman özelliğine rağmen güçlü dolar nedeniyle hafta boyunca satış baskısıyla karşılaştı. Petrol fiyatlarında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalmasıyla gerileme yaşandı. Görüldüğü gibi, küresel yatırımcılar artık "faiz indirimleri ne zaman başlayacak?" sorusundan çok "yüksek faiz ne kadar sürecek?" sorusuna odaklanmış durumda.
Avrupa tarafına bakacak olursak; PMI verileri ekonomik büyümenin oldukça sınırlı kaldığını gösterdi. Enflasyondaki düşüş eğilimi sürse de Avrupa ekonomisinde belirgin bir ivmelenme henüz görülmüyor. Avrupa Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu koruması bekleniyor.
Sırada geçen hafta için Asya Ekonomi gündemi var. Asya piyasalarında özellikle Japonya dikkat çekti. Japonya'da enflasyon verileri beklentilere paralel geldi. Japonya Merkez Bankası'nın yeni faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisi güçlendi. Çin'de faizlerde değişiklik yapılmaması büyümenin desteklenmeye devam edeceği mesajı olarak yorumlandı.
Fransa ve İtalya'nın savunma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini güçlendirme kararı aldığı bildirildi. Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,42 yükselirken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,43, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 3 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,19 düştü.
Ülkemize bakacak olursak, ekonomik güven endeksi 100 seviyesinin altında kalmaya devam etti. Bu durum tüketicilerin, yatırımcıların, reel sektörün ekonomiye karşı temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor. Resmi işsizlik oranının düşük görünmesine rağmen, geniş tanımlı işsizliğin yüksek seviyelerde kaldığı görüldü. İstihdam piyasasında tam anlamıyla güçlü bir toparlanma henüz oluşmuş değil.
Dış Ticaret Mayıs ayı dış ticaret verilerinde ise, ithalat geriledi, ihracat da zayıf kaldı, buna rağmen dış ticaret açığında iyileşme görüldü. Ancak bu iyileşme sınırlı olarak kabul ediliyor. Bu gelişmede iç talebin yavaşlaması önemli rol oynadı.
Borsa İstanbul BIST 100 endeksi haftaya satış baskısıyla başladı. Özellikle banka hisseleri, sanayi hisseleri, ulaştırma sektörü kar satışlarından etkilendi. Yatırımcılar; ABD verilerini, TCMB'nin olası faiz adımlarını, enflasyon görünümünü yakından izlemeye devam ediyor. Döviz Türk lirasındaki kontrollü değer kaybı da devam etti. Dolar/TL yukarı yönlü seyrini korurken; TCMB'nin sıkı para politikası, rezerv görünümü kurdaki oynaklığın sınırlı kalmasını sağladı.
Altın yatırımcıları için zorlu bir hafta oldu. Güçlenen dolar; ons altını baskıladı. Gram altın ise kur desteği sayesinde sınırlı hareket etti. Fed belirsizliği devam ettiği sürece altındaki dalgalanmanın sürmesi bekleniyor. Petrol Petrol piyasasında jeopolitik tansiyonun düşmesi fiyatları aşağı çekti.
Bu gelişme; enerji ithalatçısı ülkeler açısından olumlu, enflasyon açısından ise destekleyici bir gelişme olarak değerlendirildi.