SON DAKİKA

Ortadoğu'da, Türkiye için sergilenen oyunun şifresi

Bugün, Ortadoğu'da ülkemizi bekleyen büyük tehlikeyi ve Amerika'nın İsrail sponsorluğunda, Trump yönetmenliğinde, vizyona koymayı planladığı en son filminin, detayları üzerine yazmak istedim.

Bakınız kıymetli okurlarım, HDP ve APO ekseninde ülkemizde yapılan siyasetin tamamının ipleri Amerika’nın kontrolündedir. Gerçekte istenen Kürtlere özgürlük, yaşam şartlarının iyileştirilmesi falan da değildir. Kürtler, bu ülkenin her vatandaşı gibi zaten özgürdür. Bugün pazarlık konusu yapılan şey aslında biz, Amerika’nın kontrolünde İsrail’in finanse ettiği Kürt devletini zaten kurduk, kademeli olarak doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni de bu topraklara katmak istiyoruz, bu nedenle önce federasyona giden yolun kapılarını açalım, bir süre sonra, bölgede referanduma gidip orada yaşayan ve halinden memnun olmayan halka soralım, öyle ya Türkiye Cumhuriyeti, laik ve demokratik bir ülkedir. Burada yaşayan insanlarımız ne isterse o olsun Şeklinde bir yaklaşımla, amacımıza ulaşmamızı sağlayacak her yol mübahtır misali, hepimizin gözünün içine bakarak, adeta insanlarımızın aklıyla dalga geçerek bir tiyatro oynanıyor…

Ne kadar masum, ne kadar da demokratik görünüyor değil mi?

Yani adamlar açıktan, bölgede 40 yıldır yürüttüğümüz “gerilla savaşını” kazanamadınız, bir şekilde Irak ve Suriye’den kaçakta olsa yürüttüğümüz bu savaşta direndik ve şimdi gelin artık kimse ölmesin masada oturup konuşup anlaşalım diyor. Peki bunu ilk olarak kim diyor, HDP mi? PKK mı? PYD mi? 

Hayır bilemediniz, yıllardır terör saldırılarına karşı en büyük reaksiyonu gösteren ve adeta her seçim döneminde, gösterdiği bu aşırı terör karşıtı tepkilerinden beslenerek yaklaşık %15’lik Milliyetçi oylarına talip olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli diyor.

Peki bu anormal durum sizce normal mi?

Durup dururken, MHP Genel Başkanı neredeyse varlık nedenini ortadan kaldıracak APO’ya zeytin dalı uzatalım, oda çıksın PKK’ya talimat versin böylece artık akan kan dursun gibi bir iyimser kimliğe nasıl büründü acaba?

Bu tuhaf durumun yorumunu tamamen size bırakıyorum…

Kaldı ki, PKK zaten APO’nun kontrolünde hiç olmadı. PKK’yı, Amerika’nın bölgede kurduğunu ve idare etmesi için APO’yu müdür olarak tayin ettiğini zaten bütün dünya biliyor.  

O zaman, tamda bu noktada şu soruyu sormak lazım: Peki, ısrarla, kuracakları Kürt devletine neden Türkiye’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasını dahil etmek istiyorlar???

Öyle ya burada bulunan petrol jeolojik olarak çok daha derinde ve onu çıkarmak hiçte ekonomik değil. Bu durumu teknik olarak biraz daha açmak istiyorum. Bu bölgede petrol aramaları için yapılan derin Jeofizik çalışmalar bize gösteriyor ki Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2000-3000 metre arasında çıkan, petrolün daha yoğun olarak bulunduğu kapan noktaları, jeolojik olarak, Suriye’de ve Irak’ta 300-500 metre seviyesinde çıkıyor. 

Evet, asıl konu sizi temin ederim ki bölgede ki zayıf petrol yatakları değil elbette.

Daha önceki yazılarımda, Irak ve Suriye topraklarında bulunan ve kurmayı düşündükleri ülke sınırlarında, Norveçli bir petrol arama firmasının yaptığı derin Jeofizik çalışmalar ve bu çalışmalara ilave yapılan, pilot petrol sondajı çalışmaları bölgede 4 Trilyon dolar değerinde bir petrol havzası olduğunu doğruladı zaten.

Bu para ile Kürdistan devletinin kurulumu finanse edilecek ve İsrail’in kontrolünde bir Ortadoğu inşa edilecek. 

Peki, bu inşa edilecek devletin en önemli ihtiyacı nedir???

Doğu ve Güney Doğu Anadolu coğrafyasında olup da, Irak, Suriye ve diğer tüm Ortadoğu’da eksik olan en önemli şey, bölgedeki bütün canlılara yaşam kaynağı olarak, bizim topraklarımızda doğan, DİCLE ve FIRAT nehrinin zengin su kaynakları, gücüdür. 

İşte tüm bu doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasında, Kürtler adına yürütülen, sözde hukuk ve insan hakları masalının şifresi ve 40 yıldır devam eden kanlı mücadelenin özeti budur.